Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özetlere göre tezleri arayabilirsiniz.


Akdeniz Üniversitesi / Tıp Fakültesi / İç Hastalıkları Anabilim Dalı

2018

18f-FDG PET/CT'de saptanan insidental tiroid lezyonların yönetim algoritması ve klinik önemi değerlendirilmesi

Management algorithm and clinical evaluation of incidental thyroid lesions detected in 18F-FDG PET / CT

Bu tez, YÖK tez merkezinde bulunmaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi'ndeki tarama bölümünde tez numarasını arayabilirsiniz. Tez numarası: 520761

Tezi Bul
Özet:

18F-FDG PET/BT'de Saptanan İnsidental Tiroid Lezyonların Yönetim Algoritması Ve Klinik Öneminin Değerlendirilmesi, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı Uzmanlık Tezi, Antalya, 2018 Giriş: Günümüzde 18F-FDG PET/CT'nin kanserlerin evresinin belirlenmesi, yeniden değerlendirilmesi ve tedavi yanıtının değerlendirilmesi için yaygın bir şekilde kullanımı artmakta ve bunun sonucunda tesadüfen saptanan insidental tiroid insidansı giderek artmakta ve bu durum giderek artan klinik olarak önem arz eden bir durum haline gelmektedir Amaç: Onkoloji kliniğimizde takipli hastalarda görüntülenen 18F-FDG PET/CT' de tiroid bezinde insidental saptanan fokal veya diffüz 18F-FDG tutulumunun yaklaşım algoritmasını, klinik önemini ve bu hastalarda malignite riskini değerlendirmek. Yöntem: Ocak 2015-Ekim 2017 tarihleri arasında tiroid dışı malign hastalıkların değerlendirilmesi amacıyla 18-F-FDG PET/BT çekilen ve daha önceden primer tiroid patolojisi bilinmeyen ve tiroid bezinde fokal, diffüz veya fokal-diffüz FDG tutulumu izlenen 71 hasta retrospektif olarak değerlendirilip çalışmaya dahil edildi. Tüm hastalardan TFT istendi. 69 hastaya USG yapıldı. Tirotoksikoz saptanan hastalara tiroid sintigrafisi çekildi. Kesin tanıya TİİAB ve/veya total tiroidektomi ile ulaşıldı. Bulgular: 71 hastanın 34'ü(%47,9) erkek, 37'si(%52,1) kadındı. Hastaların yaş ortalaması 60,2±11,3 idi Bu hastaların 60'ında(%84,5) fokal, 6'sında(%8,5) diffüz, 5'inde(%7,0) diffüz-fokal FDG tutulumu saptandı. Fokal tutulum saptanan hasta gruplarında %26,3, diffüz-fokal tutulum saptanan 2 hastada malignite saptandı. Diffüz tutulum paterni izlenen hastalarda malignite saptanmadı. 69 hasta USG ile değerlendirildi. Tiroid USG'deki sonografik özelliklere göre yüksek risk bulguları ile malignite açısından istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptandı.(p=0,036) Diğer taraftan, USG'deki nodül boyutları ile sitoloji sonucunun benign veya malign olması arasındaki ilişki ise anlamlı bulunmadı. Sonuç olarak TİİAB ve/veya TT uygulanan 60 hastanın insidental saptanan tiroid lezyonların malignite riski %26,7 olarak saptandı. Malign olarak değerlendirilen 12 hastanın 8'inde tiroid papiller karsinom(%66,7), 4 hastada metastatik tutulum(%33,3), (3 hastada akciğer kanser metastazı, 1 hastada larenks kanser metastazı tespit edildi.) Malignite saptanan hastalarda SUVmax1 değeri benign hasta grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti (p=0,03) fakat SUVmax2 değeri ile malignite olasılığı arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. (p=0,49 p<0,05). Malign-benign ayrımı için SUVmax eşik değeri 7,0 olarak alındığında bu değer için duyarlılık ve özgüllük sırasıyla %75 ve %54,8 olarak hesaplandı. TİİAB sonucu benign gelen bir hastada total tiroidektomi sonrası fokal FDG tutulumu izlenen nodüllerde malignite saptandı. Sonuç: 18FDG-PET/BT ile saptanan tiroid insidentalomları nispeten seyrek olmasına rağmen malign lezyon saptanma olasılığı yüksek oranda görülmektedir. Her ne kadar fokal tutulum saptananlarda ve SUVmax değeri malign lezyonlarda anlamlı düzeyde yüksek tespit edilsede FDG tutulumlarına göre ve SUVmax değerlerine göre bu lezyonlarda malign ve benign ayırıcı tanısını kesin olarak yapmak mümkün değildir. TI yönetimi ve geçerli bir SUVmax cut-off belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Kesin bir eşik değer belirlenemediği için FDG PET/BT çalışmalarında tutulum gösteren ve SUVmax değerine sahip tiroid insidentalomalarının, USG ve gerekirse(TSH<0.1) sintigrafi ile korelâsyon yapılması, sintigrafide hipoaktif nodül saptanan olguların TİİAB ile konfirme edilmesi gerekmektedir. Bu hastalarda tiroid hastalığının hastanın tedavi planına etkisi ile primer hastalığından hayat beklentisi de göz önüne alınmalıdır.

Summary:

Introduction: Today, 18F-FDG is widely used for PET / CT assessment of the cancer stage, reassessment and evaluation of treatment response. As a result, the incidence of incidental thyroid lesions is increasing, and this situation becomes clinically important Purpose: We aimed to evaluate the approach algorithm, clinical significance, and malignancy risk of focal or diffuse 18F-FDG involvement detected incidentally in the thyroid gland on 18F-FDG PET / CT images displayed in our oncology clinic. Methods: Seventy-one patients who underwent 18-F-FDG PET / CT for the evaluation of non-thyroid malignancies between January 2015 and October 2017 who had focal, diffuse or focal-diffuse FDG uptake in the thyroid gland with previously unknown primary thyroid pathology, were retrospectively evaluated and included in the study. Thyroid function tests were conduced in all patients. 69 patients underwent USG. Thyroid scintigraphy was ordered in patients with thyrotoxicosis. Definitive diagnosis was achieved by fine needle aspiration biopsy and / or total thyroidectomy. Findings: 34 (47.9%) of 71 patients were male and 37 (52.1%) were female. Mean age of the patients was 60.2 ± 11.3. Focal FDG uptake was detected in 60 (84.5%) of these patients, 6 (8.5%) patients had diffuse, and 5 (7.0%) patients had focal-diffuse uptake. Malignancy was detected in 26.3% of patients with focal involvement and in 2 patients with focal-diffuse involvement. Malignancy was not detected in patients with diffuse involvement pattern. 69 patients were evaluated with USG. There was a statistically significant correlation between high risk sonographic characteristics and malignancy (p = 0,036). On the other hand, the relationship between nodule size in USG and benign or malignant cytology results was not significant. In conclusion, the incidence of malignancy of incidentally detected thyroid lesions in 60 patients with fine needle aspiration biopsy and / or total thyroidectomy was 26.7%. Of 12 patients with malignant involvement, 8 patients had thyroid papillary carcinoma (66.7%), 4 patients had metastatic involvement (33.3%), in which 3 patients had lung cancer metastasis and 1 patient had laryngeal cancer metastasis. SUVmax1 was significantly higher in patients with malignancy (p = 0.03), but the relationship between SUVmax2 value and the likelihood of malignancy was not statistically significant. (p = 0.49 and p>0.05 respectively). For the cut-off value of SUVmax value of 7.0, sensitivity and specificity for this value were calculated as 75% and 54.8% respectively. Incidentally, a patient with focal FDG uptake had benign fine needle aspiration biopsy, however, total thyroidectomy revealed papillary thyroid carcinoma. Conclusion: Although thyroid incidentalomas by 18FDG-PET / CT are relatively rare, malignancy is highly likely to be detected. Although focal involvement and higher SUVmax values were predictors of malignant lesions, it is not possible to definitively diffentiate malignant and benign lesions. Further studies are needed to determine thyroid incidentaloma management algorithms and a valid SUVmax cut-off. Since a definite threshold value can not be determined for 18FDG-PET / CT, it is necessary to correlate thyroid incidentalomas with USG and if necessary, scintigraphy, and confirm possible malignant cases with fine needle aspiration biopsy. The effect of thyroid disease should be considered in the treatment plan and life expectancy of the primary disease should be considered in these patients.