Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Resim Anasanat Dalı / Resim Sanat Dalı

19. yy Romantik Dönem resminde, şiir ve müziğin etkisi

The influences of poetry and music in the 19th century romantic painting

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 391524 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Kalplerinin büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda görülür ki; romantik sanatçılara yaşadıkları memleketler yetmemiş ve daha başka yerleri arzulamışlardır. Başka diyarlara dair özlemler ile varolmuş, kaçıp gitme istekleri onları hiç yalnız bırakmamıştır. Bu duygusal seyahatte ölüm düşüncesini kendilerine yoldaş edinmişlerdir. Kimileri de kendi canına kıymıştır.Yaşadıkları dönemin karmaşaları da hayat görüşlerinde etkili olmuş olan bu sanatçılar, özgürlüğü kendilerine rehber bilmiş ve hayatlarını bu şekilde yaşamışlardır. Arayış içinde olan sanatçılar, şiirlerin esinlemesi ile besteler yapmışlardır. Mısraların hayallerde ezgi ve çizgiye ulaşması ile birbirinden beslenen yapıtlar meydana gelmiştir.Şiirler, liedlere, sonatlara ve senfonilere dönüşmüş, bununla da kalmayıp tablolara bürünmüşlerdir.Tabiatla bütünleşme düşüncesinde olan şairlerin mısraları, sanatın her noktasına ulaşmıştır. Lord Byron ezgiye sahip şiirlerini, eski bir şiir biçimi olan Kanto ile yazmıştır. Klasiğin durağanlığını yine eskiden alarak ama yenileyerek romantik dinamizme katmıştır. Bu hareketlilik dram ve eğlenceyi maceralarını anlattığı Don Juan şiirinde kullanılan kantolar okunduğunda daha da iyi anlaşılmaktadır. Müzikli şiir, Liszt'tin yapıtı Mazeppa'da göreceğimiz gibi "poeme symphonique" ile kendini göstermiştir. Tabiatı başat tutan şairlerin evrenin bütünlüğünü dile getirdikleri eserleri de yine müziğin "pastoral" ve "nocturne" gibi türlerinde hayat bulurken, Constable, Turner ve Friedrich'in paletinden boyanarak görselleşmiştir. İnsanın, insanı tanımaya ve anlamaya,tabiatla bir olarak ulaşabileceğini gören romantikler eserleri ile bunu anlatmışlardır. Neoklasik anlayışın aristokrat zevklerini bırakmış, kült imajları aşıp, dönemin insanının kahramanlıklarını ve acılarını anlatmayı seçmişlerdir. Neoklasik sanatın Antik Yunan ve Roma etkisi ile üretilen sanat eserleri, gerek edebiyat gerek müzik ve gerekse resimde eski çağların efsanelerini ve sanatçıların yaşamakta oldukları dönemin aristokrasisine ait imgeler taşımaktaydı. Müzikte belirli form anlayışlarının dışına pek çıkılmadığı gibi şiirde de üstün tutulan değerler ve edebi anlayışın haricinde işler üretilmemiş, resimde de bu durumun benzeri bir durum olmuştur. Avrupa haritası, Napolyon savaşları ve Avrupa'nın doğusunda yaşanan savaşlarla yeniden şekillenmiştir. Bu durum, bu coğrafyalara sadece sosyal ve siyasal açıdan etki etmemiştir. Bu olaylar, toplumların yaşayışlarına nüfuz ettikleri gibi sanatsal anlayışa da etki etmişlerdir.Romantikler, aristokrasinin gücünü her alanda yitirmeye başladığı bu dönemde;halkları ve bireyi, yani "insanı" konu edinen sanatsal çalışmalara ağırlık vermeye başlamışlardır.Budurum, şairlerin sözlerinden aldıkları ilhamı besteleyen müzisyenlerin ve tablolara aktaranressamların aynı duygu ve düşünceleri paylaştıkları sanatsal biranlayışı oluşturmuştur. İşte bu, "Romantizm"dir.Romantik sanattaönceki çağların birbirlerinden pek de beslenmeyen yaklaşımından çıkılmış, birbirine bağlı ve içiçe geçen bir zihinsel yapının kısacası evrensel zihnin eserleri meydana gelmiştir. Bu tez çalışmasında 19.yy'da şiir ve müziğin resim sanatını nasıl beslediği, ressamlarınşiirlerde dile gelenleri tablolarda nasıl olup da görselleştirdikleri ve müziğin sahip olduğu anlatım dili ve armoniyi resmin anlatım diline ve armonisine nasıl kattıkları, sanatçıların yapıtlarından örnekler ile sunularak anlatılmak istenmiştir. Anahtar Kelimeler:Romantizm, 19. Yüzyıl, Romantik Resim, Şiir ve Müzik, Resim Üzerindeki Etki, Lied, Leit Motiv, Beethoven, Lord Byron, Goya, Wagner, Tabiat,Kahraman.  

Summary:

With consideration of the size of their hearts it can be seen that living in their homelands was not enough for the romantic artists. They desired different places. They existed with aspirations for other lands, and their desire to escape never left them alone. In this emotional quest of seeking other lands, they considered death as their companion. Also, some others took their own lives. Their vision was influenced by the turmoils of the in which era they lived. These artists took freedom as their guide and thus lived their lives. The artists who sought, made compositions with inspiration of poems. They made works which nourished each other with a transformation of lines to melody and figure in dreams. Poems transformed to songs (lied), then sonatas, then symphonies, and even transformed to paintings. The lines of poets who are in thought of being one with the nature, reached every single spot of art. Lord Byron wrote poems with melody in an old poem style: the Canto. He took the stagnancy of the Classic from the past, renewed it and put it in romantic dynamism. This dynamism is more understandable when we take a look at the cantoes used in the poem "Don Juan" in which he told drama and entertainment and his adventures. Musical poem showed itself with "poeme symphonique" as we can see in the work of Liszt, the Mazeppa. While the poems which their poets took the nature as dominant figure and told the vastness of the universe in them, were liven up in "pastoral" and "nocturne" types of music and became visualized by being painted by the palettes of Constable, Turner and Friedrich. Romantics understood that the mankind's only way to know and understand another is by being one with nature. And they told this within their works. They left the aristocratic tastes of neoclassical perception, got passed cult images and chose to tell the heroism and misery of people in that era. The works of Neoclassical Art which were produced under the influence of Ancient Greek and Rome in literature, music and paintings, carried legends of old ages and images belong to aristocracy in those artists era. There weren't any changes in perceptions of usual forms in music, same as in poetry and paintings. There weren't any creations except superior values and literary perception. The European map was reshaped by the Napoleonic wars and those of Eastern Europe. Those events influenced those regions not only socially and politically, also communities and their way of life got their share from those events. Eventually, their artistic perception has changed. Aristocracy was becoming weak on every point of its reach. In this era, in their works, Romantics put their emphasis on communities and individual, the human. These series of events created a new artistic perception, Romanticism, derived from artists like musicians and painters who took their inspiration from poets' poems and shared same emotions and ideas. There were works of universal logic which is entangled and connected form of logic in brief universal mind, in Romantic arts. In this thesis, we have tried to explain how poetry and music nourished paintings in 19th century, how painters made what's told in poetry visual and how they added music's language of expression and harmony to paintings' language of expression and harmony with examples of these artists' works. Keywords: Romanticism, 19th Century, Romantic Painting, Poetry and Music, Influence on Painting, Lied, Leitmotiv, Beethoven, Lord Byron, Goya, Wagner, Nature, Hero.