Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özetlere göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Teknik Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Sanat Tarihi Anabilim Dalı

2005

1945-1960: Paris ekolü ve Paris'te yaşayan soyut Türk ressamları

Ecole de Paris and the Turkish abstract painters living in Paris between the years 1945-1960

Bu tez, YÖK tez merkezinde bulunmaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi'ndeki tarama bölümünde tez numarasını arayabilirsiniz. Tez numarası: 175099

Tezi Bul
Özet:

ÖZET İkinci Dünya Savaşı ve işgal yıllarının yarattığı karışıklığa rağmen Paris savaş sonrasında da Avrupa sanatının önde gelen sanat merkezlerinden biri olmaya devam etti. Kent bu dönemde, çeşitli uluslardan sanatçıları, eleştirmenleri, koleksiyoncuları ve çok sayıda sanat galerisiyle hareketli bir sanat ortamına sahipti. Soyut sanat, resmi otoritelerin kayıtsız, kimi zaman da engelleyici tutumuna karşın, kısa sürede yaygınlaştı. Soyut sanatın kabulünde, küçük bir eleştirmen grubuyla, birkaç avant-garde galerinin büyük katkıları oldu. Bu yıllarda Paris'te 'soyutun çeşitli sınıflandırmalarının yapıldığı ve tanımlannın belirlendiği önemli bir kuramsal faaliyet söz konusuydu. Soyut sanat alanındaki bu canlılık Paris'in 'sanat başkentliği'ni 1960'larda New YorKa devretmesine kadar sürdü. Paris Ekolü terimi 1925'ten itibaren farklı grupları tanımlamak için kullanılmıştır. Anlamsal olarak iki genel tanım söz konusudur: ilk ve daha yaygın olanı, 1910-1930 yıllarında Paris'te yaşayan ve Fransız olmayan sanatçıları ifade etmek için kullanılırken, savaş sonrasında, Paris Ekolü ve bazen da 'yeni' ekiyle, Nouvelle Ecole de Paris (Yeni Paris Ekolü), Fransız ya da yabancı, Paris'te yaşayan ve Lirik Soyut resim yapan sanatçıları tanımlayan bir terim olarak karşımıza çıkar. 1945-1960 yıllarında Paris sanat ortamı, çağdaş Fransız resmine büyük katkılar getiren çok uluslu bir yapıya sahipti. Türk sanatçıları ile bağlantısını kurduğumuz diğer Paris Ekolü sanatçıları arasında, Fransızların yanında Rus, Alman, Hollandalı ve Portekizli sanatçılar vardı. Nejad Melih Devrim, Mübin Orhon, Selim Turan, Hakkı Anlı, Albert Bitran, ve Fahr-el-Nissa Zeid'den oluşan bir grup soyut Türk ressamı da bu çok uluslu yapıda yer aldılar. Çağdaş Bat resim sanatı çizgisinde bir gelişmeyi hedefleyen Türk resim sanatı, Osmanlı'nın son dönemlerinden beri Paris'i merkez kabul etmekteydi ancak birkaç istisna dışında Türk sanatçıları sanat ortamına tam olarak dahil olamamış ve gündemi bir adım geriden izlemişlerdi. 1945-1960 yıllarında Paris'te yaşayan soyut Türk ressamları, Paris Ekolü çatısı altında, olayların merkezinde yer aldılar. Sanatsal ve entelektüel güçlü bağlar kurdular, kentte açılan en önemli sergilere davet edildiler, sanatsal gündemi günü gününe izleyip, dönemin önemli eleştirmenlerinin beğenisini kazandılar. Katıldıkları sergilerin, haklarında yazılan sanat eleştirilerinin incelenmesi ve resimlerinin diğer Paris Ekolü sanatçılarıyla karşılaştırılması ve analizi 1945-1960 arası Paris'te yaşayan ve soyut resim yapan Nejad Devrim, Mübin Orhon, Selim Turan, Hakkı Anlı, Albert Bitran ve Fahr-el-Nissa Zeid'in Paris Ekolü içerisinde önemli bir role sahip olduklannı açıkça göstermektedir. Bu altı ressamın çalışmalannın, Türk resim tarihinin Avrupa resmiyle eşzamanlı bir çizgide eserler üretilen, önemli bir evresini oluşturduğu kanısındayız. XII

Summary:

SUMMARY ECOLE DE PARIS AND THE TURKISH ABSTRACT PAINTERS LIVING IN PARIS BETWEEN THE YEARS 1945-1960 In spite of the turbulence caused by the Second World War and the ensuing years of invasion Paris continued to be one of the leading centers of art in Europe during the post-war period. With its artists, critics and collectors from various nationalities and numerous art galleries, the city was the home of a very active artistic milieu. Abstract art soon gained popularity notwithstanding the indifferent and at times restrictive attitude of official authorities. A small group of critics alongside a few avant-garde galleries contributed greatly to the development of abstraction in art. During this period, Paris witnessed an ongoing theoretical discussion that centered on different classifications and definitions of the concept of "abstract". This enthusiasm in abstract style continued until Paris was replaced by New York as the "capital of art" in the 1960's. By 1925, there were two fundamental connotations of the term "Ecole de Paris". The initial and more popular reference of this term designated the non-French artists living in Paris during the period of 1910-1930. However, after the war the term "Ecole de Paris" or sometimes with the prefix of 'new" "Nouvelle Ecole de Paris" was used in reference to those French or foreign artists living in Paris and painting in the Lyrical Abstract style. During the period of 1945-1960, the Parisian art scene displayed a multinational characteristic that contributed extensively to contemporary French painting. A group of Turkish painters consisting of Nejad Melih Devrim, Mübin Orhon, Selim Turan, Hakkı Anlı, Albert Bitran and Fahr-el-Nissa Zeyd were part of this multinational group. The Turkish artists that strived to develop along the same lines as their Western counterparts considered Paris to be the main center of painting. Nevertheless, except for a few individuals, Turkish artists failed to participate in the artistic milieu, falling behind in keeping up with contemporary issues. However, abstract Turkish painters living in Paris between the years 1945-1960 were actively involved in the cultural milieu as members of Ecole de Paris. They established both artistically and intellectually firm ties and were invited to the most prominent exhibitions in the city. At the same time, they followed closely the artistic agenda of their day and were acknowledged by the leading critics of the era. XIII