Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özetlere göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Üniversitesi / Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü / Deniz İşletmeciliği Anabilim Dalı

2001

21. yy'a giriş sürecinde Doğu Akdeniz'in güvenliği perspektifinde Ankara-Lefkoşa-Atina üçgeni

On the threshold od the 21. century Ankara-Lefkoşa-Atina angle from the perpective of East Mediterranea's safety

Bu tez, YÖK tez merkezinde bulunmaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi'ndeki tarama bölümünde tez numarasını arayabilirsiniz. Tez numarası: 133058

Tezi Bul
Özet:

ÖZET 1980'li yılların sonunda ortaya çıkan gelişmelerle birlikte Doğu Bloğu ülkelerinde yaşanan çözülme süreci, 20. Yüzyılın sonlarına doğru, Ortadoğu ve Kafkaslar bölgesini siyasi, askeri ve ekonomik açıdan, güçler mücadelesi ve dengesinde en önemli coğrafyalardan birisi haline getirmiştir. Bölge ülkelerinin petrol açısından zenginliği ve bölgede etnik, dini ve menfâat çatışmaları nedeniyle yaşanan sürekli istikrarsızlıklar, dünya kamuoyunun dikkatini bir anda bu bölgelere ve bu bölgelere ulaşım yollan üzerinde bulunan Doğu Akdeniz'e ve dolayısıyla bölgenin güvenliğinde kilit rol oynayan Kıbrıs Adası'na çekmiştir. Ada geçmişte olduğu gibi bugün de jeostratejik önemini korumaktadır ve gelecekte de korumaya devam edecektir. İşte bu noktadan hareketle, 1950'li yıllardan itibaren gerek Türk ve Yunan iç ve dış politikasının, gerekse dünya kamuoyunun gündeminde ilk sıralarda yer alan Kıbrıs sorunu, bu tezde, geçmişten geleceğe, Doğu Akdeniz'in güvenliğinde sahip olduğu konum itibariyle ada halkının, soruna taraf olan veya olmayan ülkelerin ve uluslararası örgütlerin bakış açılarıyla ele alınmaya çalışılmıştır. Tarihsel gerçekler açıkça göstermektedir ki, Kıbrıs sorunu her şeyden önce "Megali idea" ve "Enosis" emellerinin, yani Yunan yayılmacılığının yarattığı, Türkiye ve Kıbrıs Türk halkının güvenliği sorunudur. Ancak sorunun bunca yıldır çözümsüz kalmasında uluslararası kamuoyunun soruna yaklaşımı büyük rol oynamıştır. Çünkü 1960'ta kurulan ortaklık curnhuriyetinin 1963'te Rumlar tarafından tek taraflı olarak yıkılmasından ve daha sonra 1974'te Zürih ve Londra Anlaşmaları'na dayalı olarak Türkiye'nin müdahalesinden bu tarafa, adada iki toplumu temsil eden bir devlet hukuken ve fiilen bulunmamaktadır. Uluslararası kamuoyu ise var olan bu gerçeği yıllardır kabul etmeyerek "Kıbrıs Hükümeti" adı altında varlığını sürdüren GKRY'yi tek meşru hükümet olarak tanımaya devam etmektedir. Bu anlamda 21. yüzyılda Doğu Akdeniz Bölgesinin güvenliğinin kronikleşmiş bir sorunu olan Kıbrıs'ta adil, barışçıl yollardan kalıcı bir çözümün sağlanması, uluslararası kamuoyunun ve Rum tarafının sorunun çözümünü, Türkiye'nin üyesi bulunmadığı, demokrasi, insan haklan, uluslararası hukukla bağdaşmayacak bir biçimde, Avrupa Birliği gibi uluslararası platformlara taşımak yerine, uzlaşmaz tutumlarından vazgeçerek, yapacakları görüşmelerle ve tek taraflı olmayacak şekilde verilecek tavizlerle öncelikle KKTC'nin tanınmasıyla çözümlenebileceği gerçeğine inanmalarıyla mümkün olabilir. Böylelikle sorunları gelecekte zamanla oluşacak güven ortamı içerisinde aşmak büyük oranda mümkün olacaktır. Sonuç olarak şurası bir gerçektir ki Kıbrıs'ta parametreler Adadaki gerçekler temeline oturtulmadan ve var olan güvensizlik ortamı aşılmadan başlatılacak bir müzakere sürecinin bu anlamda basan şansı olmayacaktır. IV

Summary:

ABSTRACT The dissolution period, experienced in the East Bloc with the events arising in late 1980s, resulted in Middle East and Caucasus' becoming one of the most important centers in power struggle and balance in view of political, economic and military situation. Instabilities undergone because of regional countries' richness in petrol and conflicts over interests and races drew world's attention to these countries, then to the East Mediterranean on the way, so to the Cyprus Island, the key to the security of the district. Therefore, the island has kept on carrying ite jeostrategic importance so far and it will keep on in the future too. Looking from this perspective, Cyprus Problem, which has been at the top of the agenda for not only Turk and Greek foreign and domestic policy but also for the world public since 1950s, is dealt with from the viewpoint of island people, countries which has taken or not taken sides in the issue and international organizations in connection with the security of the East Mediterranean from past to the present in this study. Historical truths clearly show that Cyprus Problem is the problem of Turkey and Cyprus Turks' security which "Megali Idea" and "Enosis" ambition, that is, Greek propagation has offered. A government representing both of the nations hasn't existed legally and actively since Turkey's intervention in 1974 relying on Zurich and London Treaties after the Cyprus Republic founded İn 1960 was demolished by Greeks in 1963. Today it doesn't seem possible to find a solid solution to the problem as long as GKRY known as "Cyprus Government" is regarded as the only legal government by the international arena. In the 21st century, providing a permanent solution fairly and peacefully to the chronic problem of East Mediterranean Region's security is feasible only if the world and the Greeks give up their unacceptable manners and let the two nations negotiate with each other instead of carrying tile problem to the platforms like European Union (EU) without Turkey's membership. It's also compulsory that they recognize North Cyprus Turk Republic in an unbiased way. Consequently, unless parameters in Cyprus are set in realities of the island and the existing lack of confidence situation is dispelled, a negotiation period to be started will have no chance of success.