Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özetlere göre tezleri arayabilirsiniz.


Akdeniz Üniversitesi / Tıp Fakültesi / Göz Hastalıkları Anabilim Dalı

2013

23 gauge vitrektomi sonuçlarımız

23 gauge vitrectomy results

Bu tez, YÖK tez merkezinde bulunmaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi'ndeki tarama bölümünde tez numarasını arayabilirsiniz. Tez numarası: 330048

Tezi Bul
Özet:

: Çalışmamızda çeşitli vitreoretinal hastalıkların tedavisinde uyguladığımız 23 G pars plana vitrektominin (PPV) etkinlik ve güvenilirliğini belirlenmeyiincelenmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Aralık 2010 ? Ağustos 2012 tarihleri arasında 23 G PPV uygulanan 144 olgunun 144 gözü çalışmaya alındı. Olguların postoperatif görme keskinlikleri (GK) ve göz içi basınçlarındaki (GİB) değişiklikleri ile cerrahi öncesinde ve sonrasında oluşan komplikasyonlar incelendi. Çalışmaya alınan hastaların cerrahi endikasyonları; regmatojen retina dekolmanı (RRD), traksiyonel retina dekolmanı (TRD), vitreus içi hemoraji (VİH), idiyopatik makuler delik (İMD), epiretinal membran (ERM), lens parçalarının vitreusa dislokasyonu, göz içi lensin (GİL) vitreusa dislokasyonu, intraoküler yabancı cisim, vitreus opasiteleri ve endoftalmiydi. Bulgular: Çalışmamıza 76?sı erkek (%52.8) ve 68?i kadın (%47,2) olmak üzere toplam 144 olgunun 144 gözü alındı. Hastaların ortalama yaşları 61,3±13,9 idi. Takip süresi ortalama olarak 9,4 (3-19) ay idi. Ortalama GK?nde, preoperatif değere göre, postoperatif 1. ve 3. günde anlamlı bir azalma saptanırken (sırasıyla p<0,001,p<0,001), postoperatif 1. ay ve son kontroldeki muayenede ise istatistiki olarak anlamlı bir yükselme görüldü (sırasıyla p<0,001,p<0,001). Postoperatif hipotoni (<10 mmHg) erken dönemde 4 gözde (%2,8), glokom (>21 mmHg) 29 gözde (%20,1) saptandı ve 2 gözde (%1,4) koroidal dekolman gelişti. Oküler hipertoni saptanan 29 gözden 19?una (%65,5) anti-glokomatöz damla, 7?sine (%24,2) kısmi silikon yağı alınması ve 3 göze (%10,3) glokom cerrahisi (2 göze trabekülektomi, 1 göze seton cerrahisi) uygulandı. Vitre içi hemorajili 41 olgunun 5?inde (%12.1) nüks VİH nedeniyle ikinci kez operasyon uygulandı. Regmatojen retina dekolmanlı 42 olgudan sadece 1?inde (%2,3) eş zamanlı serklaj bant geçirildi ve hiçbir olguda nüks gelişmedi. Pars plana vitrektomi ile fakoemülsifikasyon cerrahisi 35 göze (%24,3) uygulandı ve bu gözlerin dördünde (%11,4) postoperatif ön kamarada fibrin reaksiyon izlendi. Çalışmamızdaki 144 gözün postoperatif reaksiyonu değerlendirildiğinde; 129 gözde (%89,6) ön kamara sakin, 9 gözde (%6,3) fibrin reaksiyon, 3 gözde (%2,1) ön kamara +1/+4 reaksiyon, 3 gözde (%2,1) hipopion izlendi. Postoperatif hipopion gelişen 3 olgu (%2,1) endoftalmi kabul edildi. Sklerotomilere sütür ihtiyacı 25 göze (%17,4) gerekti. Sonuç: Vitreoretinal hastalıkların cerrahi tedavisinde 23 G vitrektomi tekniği etkin ve güvenilir bulunmuştur. Genişleyen endikasyonlar ve yüksek hasta konforu nedeniyle, diğer vitrektomi metodlarına ciddi bir alternatif oluşturmaktadır. Cerrahinin etkinlik ve güvenilirliğinin artması için, cihazların, mikrocerrahi enstrümanlarının ve tekniklerin geliştirilmesine ve daha geniş serili ve kontrol gruplu çalışmalara ihtiyaç vardır.

Summary:

Aim: In our study, analyzed the efficacy and safety of 23 G pars plana vitrectomy (PPV) in the treatment of various vitreoretinal diseases, and analyze the complications. Material and Methods: We enrolled 144 eyes of 144 patients to whom 23-gauge PPV was performed between December 2010 - August 2012. The postoperative changes of visual acuity (VA), intraocular pressure (IOP) , and complications before and after the surgery were evaluated. Indications for surgery were; rhegmatogenous retinal detachment (RRD), tractional retinal detachment (TRD), vitreous hemorrhage (VH), idiopathic macular holes (IMH), epiretinal membrane (ERM), dislocation of lens fragments and intraocular lens (IOL) into the vitreous, intraocular foreign body, vitreous opacities and endophthalmitis. Results: In our study, 76 men (52.8%) and 68 women (47.2%) for a total of 144 eyes of 144 patients were included. The mean age of the patients was 61.3 ± 13.9. Average follow-up period was 9.4 (3-19) months. There was a significant decrease of average VA at postoperative day 1 to 3 (p <0.001 and p <0.001 respectively) in comparison with preoperative VA, whereas at postoperative 1 month or at the last examination, statistically significant increases were found(p <0.001 and p <0.001 respectively). In the early period postoperative hypotony (<10 mmHg) in 4 eyes (2.8%) and hypertension (> 21 mmHg) in 29 eyes (20.1%) were detected, tempoarary choroidal detachment developed in 2 eyes (1.4%). In patients with postoperative hypertension local drops were used in 19 (%65,5), partial silicon oil extraction in seven (24,2%), glaucoma surgery (trabeculectomy in 2 eyes, 1 eye seton surgery) in three (10.3%) eyes, as a treatment. Five among 41 patients (12.1%), who had been performed surgery because of vitreous hemorrhage previously, were re-operated because of recurrent VH. In one of 42 cases with rhegmatogenous retinal detachment (2.3%) cerclage band was performed, and no recurrence were detected. Pars plana vitrectomy and phacoemulsification surgery were performed to 35 eyes (24.3%), and postoperative fibrin reaction was seen in four eyes (11.4%) in the anterior chamber. When post-operative reaction of 144 eyes in our study were evaluated, 129 (89.6%) eyes had quiet anterior chamber, in 9 eyes (6.3%) there were fibrin reaction, 3 eyes had a reaction of +1 to +4 (2.1%) in anterior chamber, three eyes (2.1%) had hypopyon. Three cases (2.1%) with postoperative hypopyon developed were considered endophthalmitis. In 25 eyes (17.4%) , sclerotomies needed to have sutures. Discussion: 23 G vitrectomy technique has been considered a safe and effective technique in the surgical treatment of vitreoretinal diseases. Due to the expanding indications and patient comfort, 23 G vitrectomy technique is a serious alternative to conventional methods of vitrectomy. In order to increase the efficiency and reliability of the surgery, the advances in the technological of and microsurgical instruments and techniques. Larger series of studies with the control groups are needed.