Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özetlere göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Kamu Hukuku Anabilim Dalı / Ceza ve Ceza Usul Hukuku Bilim Dalı

2008

5237 sayılı Türk Ceza Kanununda çevre hakkının korunması (çevreye karşı suçlar)

The protection of the right to environment in the Turkish Penal Code with no: 5237 (Crimes against environment)

Bu tez, YÖK tez merkezinde bulunmaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi'ndeki tarama bölümünde tez numarasını arayabilirsiniz. Tez numarası: 261645

Tezi Bul
Özet:

Geçen yüzyılda insani değerleri gözardı eden ekonomik büyüme ve kalkınma politikaları sonucu ortaya çıkan küresel çevre sorunları insanlığın geleceğini riske sokan boyutlara ulaşmıştır. 1970'li yıllardan itibaren uluslararası kamuoyunda gündeme gelen çevre sorunlarına çözüm arama çabaları çerçevesinde temel bir insan hakkı olarak tanınan çevre hakkı, çeşitli hukuksal araçlarla güvence altına alınmıştır. Son dönemde ceza hukukunun önleyici fonksiyonu öne çıkarılarak, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını ihlal eden fiillerin suç olarak tanımlanması ve cezai müeyyideye bağlanması gerektiği düşüncesiyle birtakım çevre suçları ceza kanunlarında yer almaya başlamıştır.Bu bağlamda 2004 yılında yapılan 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu'nun ?Topluma Karşı Suçlar? başlıklı üçüncü kısmının ikinci bölümünde ?Çevreye Karşı Suçlar? başlığı altında dört özgün çevre suçu düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu suçlar, ?çevrenin kasten kirletilmesi? (m. 181), ?çevrenin taksirle kirletilmesi? (m. 182), ?gürültüye neden olma? (m. 183) ve ?imar kirliliğine neden olma? (m. 184).Çalışmamızın birinci bölümünde çevre hakkı, tarihsel gelişim süreci, haklar kategorisindeki yeri ve unsurları yönünden incelenmiş ve hukukumuzdaki düzenleniş biçimi üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde çevrenin korunmasında ceza hukukunun fonksiyonu, çevre suçlarında ortaya çıkan ihlal biçimleri ve korunan hukuksal değerler ile çevre suçlarının genel yapısına ilişkin açıklamalar yer almaktadır. Çalışmamızın üçüncü ve son bölümünde ise, 5237 sayılı TCK'da düzenlenen çevre suçları ayrı ayrı ele alınarak unsurları yönünden incelenmiştir. Ayrıca bu bölümde Kabahatler Kanunu'nda öngörülen çevrenin korunmasına ilişkin kabahatlere de değinilmiştir.

Summary:

Environmental problems due to economic growth and development policies in the last century ignorant to humanitarian values has become a risky issue for the future of humanity. Since 70's it become a debatable problem in the international arena and due to the search of solutions for the environmental problems, right to environment has stated as a part of fundamental human rights and protected with law. Recently with the emphasis to the preventive functions of criminal law actions against the right of living in a healthy and balanced environment has started to be described as crime and are becoming subject to penalty in the criminal codes.Under the illumination above mentioned facts, in the new Turkish Penal Code, prepared in 2004 with number of 5237, on the third chapter namely "Crimes Against Society" and under its second sub-chapter "Crimes Against Environment" there are 4 major crimes are described. These are?the crime of purposely polluting the environment (art. 181),?the crime of polluting the environment with negligence (art. 182),?the crime of noise pollution (art. 183),?the crime of pollution with reconstruction (art. 184).At the first chapter of our study we emphasized on environmental rights, its development and its place among other rights and its elements also the format of those rights in Turkish law. At the second chapter we emphasized the role of criminal law on the environmental protection, types of violation, the legal values and general structure of environmental crimes. At the third and last chapter the emphasis is on every single crime described in the last TCK with no: 5237 with its elements. Also in this chapter Law of Delinquency has been examined and guilt's in this law has been discussed.