Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Üniversitesi / Tıp Fakültesi / Dahili Tıp Bilimleri Bölümü / Adli Tıp Anabilim Dalı

9-17 yaş grubunda cinsel istismar olgularının adli süreçte yaşadıkları örselenmenin değerlendirilmesi ve çözüm önerileri

Evaluation and proposed solutions for the sexual abuse cases among 9-17 age group during the forensic period

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 369999 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

9-17 Yaş Grubunda Cinsel İstismar Olgularının Adli Süreçte Yaşadıkları Örselenmenin Değerlendirilmesi ve Çözüm Önerileri Amaç: 2013 yılı içerisinde İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp A. D.'na cinsel istismar nedeniyle değerlendirilen olguların bireysel, ailesel, istismarla ilişkili sosyo-demografik özellikleri, adli tıbbi ve ruhsal muayene bulguları incelenerek adli süreçte yaşadıkları sorunların tanımlanması ve bu sorunların muayeneler sırasında saptanan kaygı düzeyleri ile ilişkisini belirleyerek çözüm önerileri oluşturmaktır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmada 9-17 yaş arası 60 kız olgu değerlendirmeye alınmıştır. Orta ve ağır düzeyde mental retardasyonu olan olgular çalışmaya dahil edilmemiştir. Olgular ve aileleriyle yapılan adli tıbbi görüşmelerde bu çalışma için geliştirdiğimiz "Cinsel İstismar Olgularını Değerlendirme Formu" ve kaygı düzeyini ölçmek amacıyla "Çocuklar için Durumluk ve Süreklilik Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilecek kaygı düzeyi verileri; çocuk ve saldırgan yakınlığı, cinsel istismar şekli, sayısı ve eşlik eden travmatik yaşantıların varlığı, muayene bulguları, çocuk ve ailenin cinsel istismar olayı karşısındaki tutumu, muayene ve görüşme sayıları ile karşılaştırılmıştır. Bulgular: Olguların % 87'si mahkeme ve savcılıklardan, % 5'i İ.T.F'deki diğer anabilim dallarından yönlendirilmişti. Yaş ortalamaları 13,9±1,7 olup; % 38,3'ünde çocuğun kendisi ve % 15'inde aile istismarı saklamıştı. İstismarın saklandığı olguların kaygı düzeyleri şikayette bulunan olgulara göre daha yüksek olduğu saptandı. % 40'ında istismarın penetrasyon şeklinde gerçekleşmiş olduğu, penetrasyon varlığında ve penetrasyonun tekrarladığı olgularda durumluk kaygı düzeyinin daha yüksek olduğu tespit edildi. Olguların adli süreçte ortalama 3 kez cinsel istismar olayını anlatmak zorunda kaldığı, % 21,7'sinin 3'ten çok kez olayı anlattığı, % 50'sinin vajinal, % 40'ının anal ve % 43'ünün daha önce en az bir kez ruhsal durum muayenesi olduğu, daha önce genital ve/veya anal muayene yapılmış olan olgularda muayene yapılmayanlara göre durumluk kaygı düzeyinin daha yüksek olduğu saptandı. Sonuçlar: Adli süreçte çocukların tekrar tekrar cinsel istismar olayını anlatmak ve muayene olmak zorunda bırakılmaları çocuklarda kaygı düzeyini arttırmakta ve ikincil örselenmelere neden olmaktadır. Anahtar kelimeler: Cinsel istismar, kaygı düzeyi, genital muayene, adli tıp.

Summary:

Evaluation and Proposed Solutions for the Sexual Abuse Cases Among 9-17 Age Group During the Forensic Period Objective The purpose of this study is to examine the individual, familial, socio-demographic properties related to the abuse, forensic medical and physchological examination findings of the cases reported to Istanbul University, Department of Forensic Medicine in 2013, in order to identify the trauma experienced during the forensic period and to generate solution proposals by determining the relationship between this trauma and diagnosed anxiety levels. Materials and Methods 60 females between the age of 9-17 have been evaluated. Cases with medium and severe mental retardation have not been included in this study. For the forensic medical consultations held with the victims and their families, the "Sexual Abuse Case Evaluation Form" developed by us for this study and "State–Trait Anxiety Inventory for Children" in order to measure the anxiety level, have been used. The acquired data related to anxiety levels has been compared with the relationship between the child and the offender, the form and quantity of sexual abuse and the existence of accompanying traumatic experiences, physical examination findings, the attitude of the victim and their family towards sexual abuse and the number of physical examination and interviews. Results % 87 of the incidents have been forwarded from courts and prosecutorials, and % 5 from the other departments of Istanbul Faculty of Medicine. Mean age was 13,9±1,7. The abuse has been concealed by the victim itself in % 38,3 and % 15 by the family. It has been determined that the anxiety levels of the concealed cases were higher than the cases which had been reported. It has been also determined that the % 40 of the abuses has been carried out by penetration, and that the incidental anxiety levels have been higher in the existence and the repeating of penetration. It has been understood that the victims were obliged to describe the abuse incident 3 times on average. % 21,7 of the cases were asked to describe the incident more than 3 times. % 50 of the abuse cases had vaginal, % 40 anal and % 43 at least once psychological examination previously. The incidental anxiety levels have been reported to be higher among the individuals who had undergone genital and/or anal examination than those who had not. Conclusions The fact that the children have been obliged to describe the incident and undergo several examinations leads to an increase in the anxiety levels of the victim and further abuse. Key Words: Sexual abuse, anxiety level, genital examination, forensic medicine