Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı / Yapı Bilim Dalı

A new approach for post-occupancy evaluation related to occupant and environment in lighting system design

Aydınlatma sistemi tasarımında kullanıcı ve çevreye ilişkin kullanım aşaması değerlendirmesine yönelik yeni bir yaklaşım

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 594987 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Post-occupancy evaluation (POE) has significance as it assesses building performance and user satisfaction in built environment. Failures, which are identified through POE procedure, can be removed through improvements. Illuminance level, lighting, daylighting and artificial lighting, glare, view-out, lighting control systems, brightness, distribution of light, colour, colour temperature, health, wellbeing and performance have been investigated in relation to lighting in the POE and indoor environmental quality (IEQ) studies. Modifications that are carried out in order to improve user comfort in built environment are called adaptive behaviour. Impact of adaptive behaviour on visual comfort has been mentioned in literature; however, the impact of adaptive behaviour in visual environment has not been widely investigated. The aim of this PhD research is to evaluate visual environment holistically through adaptive behaviour, psychology and satisfaction of user, quality of lighting and space. Underlining standardisation of POE evaluation in the field of lighting, this research intends to transfer this holistic evaluation into a robust and consistent POE approach to be used in future lighting evaluation processes. The methodology of this thesis included literature review, pilot studies, experimental study and proposal of POE methodology for lighting. The review of literature determined current knowledge of visual comfort, lighting quality, lighting appraisal, interior design of workplaces, lighting in the workplace, occupant behaviour, adaptive behaviour and POE. The pilot studies contained two field studies and one improvement study. The field studies evaluated visual environment in different building typologies with a standard approach. The standard approach contained an occupant questionnaire, in which there were two question sets as standard questions for all typologies and typology-based questions for the typology under evaluation. The POE methodology was consisted of observation, occupant questionnaire and field measurement. The first pilot study was carried out for educational spaces. The second pilot study was conducted in office spaces. The third pilot study recommended various interventions in order to improve visual environment in the educational spaces following the POE and assessed their impact on the performance of daylighting system and artificial lighting system. The experimental study integrated adaptive behaviour into evaluation of lighting, space and user in office function. The adaptive behaviour parameters were determined as furniture position and orientation, field of view, colour of internal surfaces and lighting system. An existing model identifying the relations between lighting appraisal, room appearance, pleasure and workplace satisfaction was utilized and adaptive behaviour parameters were integrated into this model. The experiments were organized as between-groups and within-subjects tests. In the between-groups tests, different artificial lighting systems and wall colours were tested as the independent variables. In the within-subjects tests, different occupant positions and orientations were tested. The dependant variables were furniture position and orientation, field of view, colour of internal surfaces, lighting system, lighting appraisal, room appearance, pleasure, environmental satisfaction and self-assessed productivity. The results were statistically analysed. The illuminance level measurements were carried out on the horizontal workplane across the test room and the vertical workplanes on the wall surfaces. The 'Integrated POE in Lighting' methodology was proposed for evaluation in relation to lighting. The integration of adaptive behaviour into assessment of user psychology, satisfaction, quality of light and space were transferred into an evaluation approach. The content of this methodology was defined and improvement flowcharts were prepared. As results, the first two pilot studies demonstrated the significance of evaluating visual environment using standard and typology-based measures. Standard measures were evaluated similarly in two typologies. In education spaces, illuminance levels and reflections on desks and boards were investigated and learning performance was assessed. In office spaces, illuminance levels and reflections on desks and visual display units (VDUs) were investigated together with evaluating job performance. In pilot study-3, it was seen that different improvement recommendations affected daylighting and artificial lighting systems diversely. In the experimental study, the statistical analyses showed the most significant bivariate correlations (at the 0.01 level) containing the adaptive behaviour parameters. The model showed the statistically significant paths between the variables, which were were furniture position and orientation-field of view, lighting system-lighting appraisal, lighting appraisal-room appearance, room appearance-pleasure and lighting appraisal-workplace satisfaction (at the 0.001 level). The means of the dependant variables were compared for different lighting systems and wall colours. It was observed that the means of the dependent variables increased or decreased, some of which were statistically significant. In the illuminance level measurements; different illuminance levels were observed between different wall colours, in which the differences were higher on some walls. In the within-subjects tests, the ratings of the dependent variables increased, remained the same or decreased when occupant position and/or orientation changed. The illuminance levels in the field of views either increased or decreased. The majority of the illuminance levels declined. The participants evaluated the dependent variables with higher, same or lower ratings when they observed a lower or higher average illuminance level. The 'Integrated POE in Lighting' methodology is a four-staged process. Each stage and their steps were explained. As part of the third stage, improvements were recommended through the improvement flowcharts between the variables. Using the improvement flowcharts, significant paths between the variables could be strengthened and failures in building could be improved. In conclusion, post-occupancy evaluation assesses building performance and user satisfaction. Integrating typological requirements, adaptive behaviour, occupant experience, acceptance and preference into the evaluation procedure would result in more realistic and robust findings. Improvements that are recommended based on these findings can enhance visual environment and the built environment through the assessment of other indoor environmental quality parameters.

Summary:

Kullanım aşaması değerlendirmesinin, yapılı çevrede bina performansını ve kullanıcı memnuniyetini değerlendirmek amacıyla kullanılan önemli bir yöntem olduğu bilinmektedir. Kullanım aşaması değerlendirme prosedürü ile tespit edilen sorunlar, iyileştirmeler ile giderilebilmektedir. Kullanım aşaması değerlendirme ve iç çevre kalitesi çalışmalarında aydınlık düzeyi, aydınlatma, doğal aydınlatma, yapma aydınlatma, kamaşma, dış görüş, aydınlatma kontrol sistemleri, parıltı, ışık dağılımı, renk, renk sıcaklığı, sağlık, esenlik ve performans konularının incelendiği görülmüştür. Yapılı çevrede kullanıcı konforunu arttırmak amacıyla yapılan değişiklikler olarak adlandırılan adaptif davranışların görsel konfor üzerindeki etkisi literatürde belirtilmiştir. Fakat, adaptif davranışların görsel çevredeki etkisi geniş bir kapsamda incelenmemiştir. Bu doktora çalışmasının temel amacı; görsel çevreyi adaptif davranış, kullanıcı psikolojisi ve memnuniyeti, aydınlatma ve mekan kalitesi ile bütüncül olarak değerlendirmektir. Kullanım aşaması değerlendirmesinde standartlaşmanın önemini vurgulayan bu araştırma, aydınlatma sistemi tasarımında kullanılması amacıyla bütüncül değerlendirmeyi sağlam ve tutarlı bir yaklaşıma aktarmayı amaçlamaktadır. Tez kapsamında literatür taraması, pilot çalışmalar ile deneysel çalışma yürütülmüş ve aydınlatma alanında kullanım aşaması değerlendirme yöntemi önerilmiştir. Literatür taramasında; görsel konfor, aydınlatma niteliği, aydınlatma değerlendirmesi, çalışma mekanlarının iç mimarisi, çalışma mekanlarında aydınlatma, kullanıcı davranışı, adaptif davranış ve kullanım aşaması değerlendirmesi ile ilgili güncel bilgiler değerlendirilmiştir. Pilot çalışmalar kapsamında iki saha çalışması ve bir iyileştirme önerileri çalışması gerçekleştirilmiştir. Saha çalışmaları görsel çevreyi farklı yapı tipolojilerinde standart bir yaklaşımla değerlendirmiştir. Standart yaklaşım, tüm tipolojileri içeren standart sorular ve değerlendirilmekte olan tipolojiyi içeren tipoloji-bazlı sorular olmak üzere iki soru setinin yer aldığı bir anketi içermektedir. Kullanım aşaması değerlendirme yöntemi; gözlem, kullanıcı anketi ve saha ölçümünden oluşmuştur. Birinci pilot çalışma eğitim mekanlarında, ikinci pilot çalışma ofis mekanlarında düzenlenmiştir. Üçüncü pilot çalışmada, eğitim alanlarında gerçekleştirilen kullanım aşaması değerlendirme çalışmasının ardından görsel çevreyi iyileştirmek amacıyla çeşitli öneriler yapılmıştır. Yapılan önerilerin doğal ile yapma aydınlatma sistemlerinin performansları üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Deneysel çalışma kapsamında; ofis fonksiyonunda aydınlatma, mekan ve kullanıcı değerlendirmesine adaptif davranış entegre edilmiştir. Adaptif davranış parametreleri; mobilya konumu ve yönü, görüş alanı, iç yüzeylerin rengi ve aydınlatma sistemi olarak belirlenmiştir. Aydınlatma değerlendirmesi, hacim görünüşü, memnuniyet ve çalışma yeri memnuniyeti arasındaki ilişkileri tanımlayan mevcut bir model kullanılmış ve adaptif davranış parametreleri bu modele entegre edilmiştir. Deneyler, gruplar-arası ve denekler-içi testler olarak düzenlenmiştir. Gruplar-arası testlerde, farklı yapma aydınlatma sistemleri ve duvar renkleri bağımsız değişkenler test edilmiştir. Yapma aydınlatma sistemleri olarak, literatürde tartışılan aydınlık düzeyi ve benzer renk sıcaklığı ilişkisi kullanılmıştır. Vaka 1 olarak 500 lux ve 3000 K, Vaka 2 olarak 300 lux ve 6500 K incelenmiştir. Duvar renkleri olarak, ışık yansıtma katsayısı 0.72 olan bej (L90 C20 H55) ve ışık yansıtma katsayısı 0.74 olan mavi (L90 C10 H230) değerlendirilmiştir. Denekler-içi testlerde farklı kullanıcı pozisyonları ve yönleri test edilmiştir. Kullanıcı pozisyonları, hacmin yatay olarak ikiye bölünmesi ile Bölge 1 ve Bölge 2 olarak belirlenmiştir. Kullanıcı yönleri; 0°, 45° ve 90° olarak belirlenmiştir. Bağımlı değişkenler; kullanıcı pozisyonu ve yönü, görüş alanı, iç yüzeylerin rengi, aydınlatma sistemi, aydınlatma değerlendirmesi, hacim görünüşü, memnuniyet, çevresel memnuniyet ve kendi değerlendirdiği verimlilik idi. Sonuçlar istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Aydınlatma alanında değerlendirme çalışmalarında kullanmak amacıyla 'Aydınlatmada Entegre Kullanım Aşaması Değerlendirme' yöntemi önerilmiştir. Önerilen yaklaşım ile adaptif davranış; kullanıcı psikolojisi ve memnuniyeti, ışık ve mekan kalitesi değerlendirmesine entegre edilmiştir. Değerlendirme yönteminin içeriği tanımlanmış ve iyileştirme akış diyagramları hazırlanmıştır. Tezin sonuçları olarak, pilot çalışma-1 ve pilot çalışma-2 görsel çevreyi standart ve tipoloji-bazlı ölçütler kullanarak değerlendirmenin önemini göstermiştir. Standart ölçütler iki tipolojide benzer şekilde değerlendirilmiştir. Eğitim mekanlarında, masa ve tahta üzeri aydınlık düzeyleri ile yansımalar incelenmiş ve öğrenme performansı değerlendirilmiştir. Ofis mekanlarında ise, masa ve bilgisayar ekranları üzerindeki aydınlık seviyeleri ve yansımalar, iş performansının değerlendirilmesiyle birlikte incelenmiştir. Pilot çalışma-3'te, farklı iyileştirme önerilerinin doğal ve yapma aydınlatma sistemlerini farklı şekilde etkilediği görülmüştür. Deneysel çalışmada, istatistiksel analizler adaptif davranış parametrelerini içeren en önemli iki değişkenli korelasyonları (0.01 düzeyinde) göstermiştir. En önemli korelasyonlardan birinin mobilya pozisyonu ile yönü ve görüş alanı arasında olduğu görülmüştür. İç yüzeylerin rengi; memnuniyet, çevresel memnuniyet ve kendi değerlendirdiği verimlilik ile önemli ölçüde ilişkilidir. Aydınlatma sistemi; aydınlatma değerlendirmesi, hacim görünüşü, çevresel memnuniyet ve kendi değerlendirdiği verimlilik ile önemli ölçüde ilişkilidir. Aydınlatma değerlendirmesi ile hacim görünüşü, memnuniyet, çevresel memnuniyet ve kendi değerlendirdiği verimlilik arasındaki korelasyonların önemli olduğu gözlenmiştir. Hacim görünüşü; memnuniyet, çevresel memnuniyet ve kendi değerlendirdiği verimlilik ile önemli ölçüde ilişkilidir. Memnuniyet, çevresel memnuniyet ve kendi değerlendirdiği verimlilik ile önemli ölçüde ilişkilidir. Çevresel memnuniyet ve kendi değerlendirdiği verimlilik arasındaki korelasyon da önemli olarak gözlenmiştir. Model; mobilya konumu ve yönü-görüş alanı, aydınlatma sistemi-aydınlatma değerlendirmesi, aydınlatma değerlendirmesi-hacim görünüşü, hacim görünüşü-memnuniyet ve aydınlatma değerlendirmesi-çalışma yeri memnuniyeti değişkenleri arasında istatistiksel olarak önemli yollar göstermiştir (0.001 düzeyinde). Bağımlı değişkenlerin ortalamalarındaki farklılıklar, farklı aydınlatma sistemleri ve duvar renkleri için karşılaştırılmıştır. Bağımlı değişkenlerin ortalamalarının bazılarında istatistiksel olarak anlamlı olarak artış ya da azalış görülmüştür. Aydınlık düzeyi ölçümlerinde; farklı duvar renklerinin farklı aydınlık seviyelerine yol açtığı gözlemlenmiştir. Bazı duvarlarda farkların daha yüksek olduğu görülmüştür. Denekler-içi testlerde, kullanıcı pozisyonu ve/veya yönü değiştiği zaman bağımlı değişkenlerin puanları yükselmiş, aynı kalmış veya düşmüştür. Görüş alanındaki aydınlık düzeyleri artmış ya da azalmıştır. Aydınlık düzeylerinin çoğunluğu azalmıştır. Katılımcılar; görüş alanında daha düşük veya daha yüksek bir ortalama aydınlık düzeyi mevcut iken bağımlı değişkenleri daha yüksek, aynı veya daha düşük değerlendirmişlerdir. Önerilen 'Aydınlatmada Entegre Kullanım Aşaması Değerlendirme' yöntemi dört aşamalı bir süreçtir. Her aşama ve adımları açıklanmıştır. Üçüncü aşamanın bir parçası olarak, iyileştirme akış diyagramları aracılığıyla değişkenler arasında iyileştirmeler önerilmiştir. İyileştirme akış diyagramları kullanılarak, değişkenler arasındaki önemli yollar güçlendirilebilmekte ve binada mevcut bulunan sorunlu konular iyileştirilebilmektedir. Sonuç olarak, kullanım aşaması değerlendirmesi bina performansını ve kullanıcı memnuniyetini değerlendirmektedir. Değerlendirme sonuçlarının tutarlılığını ve değerlendirmeye dayalı olarak geliştirilen iyileştirmelerin etkisini sağlam bir yöntem ile güçlendirmek mümkündür. Tipolojik gereklilikleri değerlendirme prosedürüne entegre etmek daha gerçekçi ve sağlam sonuçlar sağlayacaktır. Bunun nedeni; kullanıcı ile ilgili parametrelerin, iş özelliklerinin, mekansal düzen ve aydınlatma gereksinimlerinin bina tipolojisine bağlı olarak değişmesidir. Tez çalışması, pilot kullanım aşaması değerlendirmesi çalışmaları ile standart soruları ve tipoloji-bazlı soruları içeren tutarlı bir değerlendirme yaklaşımı belirlemiştir. Görsel çevrede tipolojik gereksinimler değerlendirilmiştir. Değerlendirmeye dayanılarak, doğal ve yapma aydınlatma sistemlerinin performansını iyileştirmeye yönelik öneriler yapılmıştır. Araştırmada, adaptif davranış görsel çevrenin değerlendirilmesine entegre edilmiştir. Bu değerlendirme; kullanıcı psikolojisi ve memnuniyetinin, çevresel memnuniyetin, verimliliğin, aydınlatma kalitesinin ve mekan algısının değerlendirmesiyle birleştirilmiştir. Böylelikle görsel çevrenin değerlendirilmesine ilişkin bütüncül bir bakış açısı elde edilmiştir. Mobilya konumu ve yönü, görüş alanı, iç yüzey renkleri ve aydınlatma sistemi kullanıcı değerlendirmesini etkilemiştir. Bu nedenle; görsel çevrenin değerlendirilmesinde kullanıcı deneyimi, kabulü ve tercihi dikkate alınmalıdır. Adaptif davranışı, kullanıcıların deneyimini, kabulünü ve tercihini standartlara ve yönetmeliklere dahil etmek, yapılı çevrede tasarım kararlarının verilmesine değerli bir katkı oluşturabilir. Değerlendirme sonuçlarına dayanılarak önerilecek iyileştirmeler, görsel çevreyi ve diğer iç çevre kalitesi parametrelerinin değerlendirilmesi yoluyla da yapılı çevreyi geliştirebilir.