Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özetlere göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı / Mimari Tasarım Bilim Dalı

2015

A parametrical reliability analysis proposal for architectural representation

Mimari sunum için parametrik güvenilirlik analizi önerisi

Bu tez, YÖK tez merkezinde bulunmaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi'ndeki tarama bölümünde tez numarasını arayabilirsiniz. Tez numarası: 393058

Tezi Bul
Özet:

Sunum bir mimarın profesyonel kariyerindeki en önemli parçalarındandır. Bir binanın mimarisinde sunum hazırlamak için çeşitli metodlar vardır ve bu metodlar araçlar ve alanlar sayesinde etkilenmektedirler, ama bu sunumlar mimarlık ile beraber aynı anda gelişmektedirler. Bu araçların bir tanesi de geçtiğimiz zamanlarda yaygın olarak kullandığımız 3D renders simülasyon yazılımıdır. Bu teknolojide hareketsiz ve sabit olan 3 boyutlu görüntüleri bir araya getirerek oluşturulan bir hareket yanılsamasıdır; yani kabaca animasyon. Animasyon bizlere bir bina hakkında, onun özellikleri ve kaynağı hakkında kısa bir süre zarfında, yapımı tamamlanmadan önce bile önemli bilgiler verir. Bazı mimarlık şirketleri çizilen animasyonları kendileri yapmaktayken, diğerleri işin zorluğu ve tecrübesizlikte kaynaklan nedenlerden ötürü sorumluluğu, animasyon çizimlerini, animasyon firmalarına ve reklam ajanslarına bırakır. Bunların dışında bu animasyonlar gerçeği yansıtmakta ne ölçüde güvenilir? Bu sorulması gereken bir sorudur. Bazı simülasyonlar yanlışlıkla gerçek bina ile uyumsuz olur ve bazen animatör kasten bunu yapmaktadır. Bazen bu animasyonlar yapıları abartır ve bazen de kendi olduğunda daha alt seviyede gösterebilir. Mimarlar bakış açılarını değiştirmek için veya aşırı grafik işletmesi ile anlatılan fikir detayların arasında kaybolabilir ve unutulur. Yapının şehre, çevreye ve muhit ile olan ilişkisi ihmal edilir, ve gözlemcinin perspektifini tamamen değiştirir. Mimar ve tasarımcıların imajı gereğinden fazla vurgulanmasının altında pek çok sebep yatabilir, en yaygın neden müşterinin memnun edilmesi ve büyük miktarda satış yapmaktır. Bu tezde amaç olarak uyumsuzluk ve düzensizliği, gerçek ve simülasyon dünyasında incelenmesini planlıyoruz. Daha dar bir bakış açısından hedef olarak simülasyonların ana kriterlerin (Kamera , Işıklar, Kontrast, görsel efektler, renk düzenleyici vs.) yüzde kaçı gerçek dünyayla uyumlu olur. Ayrıca bu önceden hazırlanmış animasyon ve gerçek binanın uyumluluğun nedenlerin incelemektir. Bu sorulara cevap vermek için, İstanbul içindeki çeşitli ve tartışmalı gökdelenleri ve ya 50,000 metre kareden fazla binalar örnek olarak animasyonları yapıldı ve bu animasyonlar gerçeği ne kadar yansıttığını karşılaştırıldı. Bu binalar hepsi bitmiş durumunda projeler ve İstanbul icinde son 20 yılda yapılmışlar. Fonksiyon olarak hepsi ticari ya da konut kategorisinde yerleşiyorlar. Değerlendirme için 3 boyutlu modelling bilgisayar yazılımları ve sade animasyon esaslarına bağlı olur. Kamera, ışıklandırma, bazı düzenlemeler ve modelleme, görsel efektler, 2 boyutlu görsel efektler ve renk düzenleyici kullanıldı. Bazı alt faktörler vurgulanan kıyaslamaları değerlendirir. Her bina için yapılan manipülasyonlar ve düzenlemeler kıyaslanması hesaplandı. Bazı klişe ayartmalar çoğu animasyonlar da görülebileceğe üzere tespit edildi ve bunlar, binaların çevresini örtbas etmek gibi, gece yanan araba ışıkları kirişleri gibi, abartı var olmayan yeşillikler gibi, gün batimi ve son olarak mükemmel vanilya gökyüzü kullanarak binanın arka planının sunulması gibi. hiyerarşisine dayalı olarak farklı türde sapmalar vardı. Estetik ve sunma stratejileri sapmaları seyircileri karar verme güçlerini engel koyabilir, fakat yapı sektörüne bağlı sapmalar seyircilere daha da yanlış ve hatalı bilgilere zarar verebilir. Bazı faktörler niteliksel olarak daha çok duyarlı olur örnek olarak difüzyon efekti Onaltı Dokuz rezidansında, Akasya avm'nin animasyonun karşılaştırıldığında daha çok etkili ve uzun sure gözükmüştür bir diğer örnek Zorlu Center binasında doğal gün ışıkla animasyonda kullanılan ışığın uyumunun duyarlılığı ve ayni durumda gölgelerin birleşmesi. Diğer yandan sapmada bazı faktörlerin ve özelliklerin ihmal edilmesi başkalarına gore önemli sayılır, mesela Fourwinds İstanbulda binanın bağlamın örnek alabiliriz. Genel olarak bazı çok nadir rastlanan animasyon firmaları dışında, profesyonel bir firma her zaman yapmak üzere olduğu binalarını mükemmel ve gerçeküstü koşullarla göstermeye çalışır, açgözlülük hissi her zaman bu durumu tetikler ve yapılan araştırmada, Fourwind, Onaltı Dokuz ve The mall of Istanbul en aldatıcı animasyonları uygulamışlar. En aldatıcı noktaları kamera ile çekilen görüntülerdir. Bu amaç için, insan ölçeği, esnek ve interaktif uygulamaları sanal alanlarda sürdürmesi önerilmektedir. Bunun örneği bazı binaların web sitelerinde de görmek mümkündür. Ne olursa olsun, bir animator tarafından ne kadar manipülasyon yapılması onun çabasını ve emeğini gösteriyorsa bile ve binayı ne kadar güzel görünmesini sağlıyorsa bile, bu aldatıcı faktörleri biraz düşürülmesi, seyirciler için daha yararlı olabilir ve sırf demagoji için yapılan eleştirileri azaltabilir. Çalışma mimari animasyonlar analiz etmek için bütünsel ve genel bir fikir vermesine rağmen daha ayrıntılı ve derinlemesine bir analiz geliştirebilir ki sapma seviyesi daha anlaşılabilir ve sırf mimari simülasyon yazılımların da odaklanabilir.

Summary:

Architecture has always been influenced by other mediums and fields. To present a building it is required to apply these other fields in the sector. Presenting is a very important part of an architects professional career and these presentations develop alongside the development of architecture itself. One of these mediums which has been widespread in recent years thanks to rapid technology developments is 3D renders created by simulation softwares. Thousands of still image 3D simulations are set side by side and create the illusion of motion; in this case animation. Animations can give us sufficient information about a building, its features and its context in a very short amount of time even prior to the buildings construction. Some architecture firms do their own animations but due to lack of experience and utilities for this profession, they might give the responsibility to animators or advertising agencies. But how reliable are these animations, and to what extent do the animations actually match with the reality is a question not to be neglected. Some simulations are inadvertently flawed and mismatched with the actual building and sometimes they are exploited by the animators deliberately. The clients might be taken advantage of, for sale purposes only. To answer this question the animation of 10 high-rise buildings which have been completed from the city of Istanbul have been selected to be compared with the actual buildings as they appear, in fields that structure an animation such as Camera, Lights, Layout and modelling, Texture, Visual effects, 2D Visual effects and Color correction. Multiple sub- factors evaluate the mentioned fields in the comparison. The amount of deceiving factors of the categories, and the manipulation done in each building is calculated and compared. Some of the cliché deceptions are identified which can be seen in the majority of animations such as concealing the buildings surroundings, beams of car lights taken in high exposure photos at night, extravagant inexistent vegetation, scenes of sunset and perfect vanilla skies as the background condition which the building is presented. In general except a few very rare exceptions such as the merter platform animation, a professional firm would always try to show its building in the most perfect and surreal conditions, a sense of greed might be putting this to an extreme to which the results of the study showed buildings such as Four winds Istanbul, Onalti dokuz and The mall of Istanbul had the most deceiving animations. the most deceiving points were related to those of the camera. For this purpose human scale, flexable and interractive applications such as walkthrough cyber-spaces, which some building websites are already using are suggested. No matter what, a considerable amount of manipulation is done by an animator to show its effort, but lowering these factors could be benificial for the client and reduce criticism of buildings which are constructed solely because of perfectly manipulating the spectators.