Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özetlere göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Kentsel Tasarım Anabilim Dalı

2016

A study on urban morphology: The effect of bridges on the spatial configuration of Golden Horn neighborhoods

Kent morfolojisi üzerine bir çalışma: Köprülerin Haliç yerleşimlerinin biçimlenmesine etkileri

Bu tez, YÖK tez merkezinde bulunmaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi'ndeki tarama bölümünde tez numarasını arayabilirsiniz. Tez numarası: 445119

Tezi Bul
Özet:

Tarih boyunca, ulaştırma projeleri ile kentlilere erişilebilir alanlar yaratılmak istenmiştir. Yol ağı gibi, köprülerin de kent formunu etkileyen ve daha erişilebilir alanlar yaratan elemanlar olduğu düşünülmektedir. Bu tezde temel amaç, köprülerin kent morfolojisi üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu amaçla, İstanbul Haliç'te tarihi yarımada ile yeni gelişmiş merkezi alanı birbirine bağlayan üç köprü; Atatürk, Galata ve Haliç Metro Köprüleri çalışma alanı olarak seçilmiştir. Haliç Köprüsü ise E-5 otoyolunun bir uzantısı olması ve tarihi alan ile yeni gelişme alanını bağlayan nitelik taşımamasından ötürü çalışmaya dahil edilmemiştir. Seçilen üç köprünün çevrelerinden 1 kilometre (yürünebilen maksimum mesafe) alanlar seçilerek, bu alanlarda CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) tabanlı kent formu (sokak dokusu, yapı adası büyüklükleri ve bina fonksiyonları) analizi ve mekân dizimi (Depthmap ile uygulanan segment bazlı bütünleşme ve tercih) analizleri gerçekleştirilmiştir. Tezin amaçları şu şekilde sıralanabilir; • Haliç'teki kentsel formun değişimlerini analiz etmek, • Mekan Dizimi ve CBS tabanlı haritalar ile mekansal yapıyı ortaya koymak • Kentsel form değişimleri ile mekân dizimi analizleri arasındaki ilişkiyi analiz etmek ve • Araç köprüleri ile metro köprüleri arasındaki farkları ortaya koymak. Bu amaçlarla hazırlanan tez çalışması altı başlıktan oluşmuştur. İlk kısımda tezin amaç, yöntem ve kapsamı anlatılarak çalışma alanı seçimini etkileyen özellikler ortaya konmuştur. İkinci kısımda kent morfolojisi kavramı açıklanmış, bu kavramın altında yol dokusu, yapı adaları ve arazi kullanım kavramları tanımlanmıştır. Üçüncü kısımda tezde kullanılan yöntemler; Coğrafi Bilgi Sistemi(CBS) ve tarihi alanlarda kullanımları ve Mekan Dizimi (Space Syntax) konseptleri açıklanmıştır. CBS analizlerinin faydaları, tarihi çalışmalarda kullanım şekilleri ve kentsel tasarım çalışmalarına katkıları sıralanmış, Mekan Dizimi kavramı altında ise derinlik (depth), aksiyal harita (axial map), segment haritası (segment map), mekansal bütünleşme ve tercih (integration and choice) ve okunabilirlik ve bağlantılılık (intelligibility and connectivity) kavramları açıklanmıştır. Dördüncü bölümde çalışma alanı ve özellikleri detaylandırılmış, alanın tarihsel süreci morfolojik değişimlere ve köprülerin tarihsel sürecine bağlı olarak iki grupta anlatılmıştır. Beşinci bölümde ise farklı dönemlerde kent formu, sokak dokusu, yapı adaları ve binalar üzerinden okunmaya çalışılmıştır. Ayrıca Mekan Dizimi yöntemine göre yapılan bağlantılılık analizleri ile de erişilebilirlik ve tercih değerlerindeki değişiklikler analiz edilmiştir. CBS tabanlı çalışma ile morfolojik analizler yapılmış ve tablolaştırılmış (ArcMap 10.3.1. yazılımı ile), Mekan Dizimi konsepti ile ise bağlantılılık, tercih, bütünleşme ve okunabilirlik analizleri elde edilmiştir (UCL Depthmap 10 yazılımı ile). Altıncı bölüm, "Sonuç" bölümünde, çalışmanın amaçları tekrar sıralanmış, bu amaçlara bağlı ulaşılan sonuçlar, çalışmanın literatüre katkısı ve gelecek çalışmalara nasıl yön verebileceği açıklanmıştır. Çalışma kapsamında yedi farklı dönem incelenmiştir. Bu dönemlerden beşi, köprülerin yapımından önce ve sonraki dönemleri ifade etmekte iken, iki dönem ise kentsel dokuda yaşanan değişimlerin arttığı dönemlerden seçilmiş; böylece alınan plan kararlarının ve çevresel bazı etkilerin (yangınlar gibi) kentsel yapı üzerindeki etkisi, köprülerden bağımsız olarak analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında 1831 ve 1838 yılları Unkapanı Köprüsü'nün, 1838 ve 1845 yılları Galata Köprüsü'nün, 2006 ve 2016 yılları ise Haliç Metro Köprüsü'nün yapımından önce ve sonraki dönemler olması bakımından seçilmiş tarihlerdir. Ek olarak incelenen 1922 ve 1996 yılları ise kent formunda meydana gelen değişiklikler nedeniyle seçilmiştir. Coğrafi bilgi sistemi, bir veriye ait niceliksel veya niteliksel verileri o nesnenin dünya üzerindeki gerçek konumuna bağlı kaydeden sistemdir. Bu sistem ile her bir verinin tanımlı olduğu bir koordinat sistemi ve sayısal tablosu bulunmaktadır. Çalışmada CBS tarihi haritalar üzerinde kullanılmış; böylece köprülerin yapımından önceki ve sonraki dönemlere ait haritalar üst üste getirilerek yol dokusu, yapı adaları ve bina kullanımlarındaki değişikliklerin belirlenmesi sağlanmıştır. Mekân dizimi kavramı ise kentsel mekândaki tüm yürünebilir alanların (kentsel açık alanların) birbiriyle ilişkilerini, bu mekânlar ile bireyler arasındaki etkileşimi incelemektedir. Mekân dizimi yöntemi ile mekânsal bağlantılılık değerleri analiz edilmiş; bu değerlerdeki değişimler, yöntemden sağlanan matematiksel sonuçlar ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Analizler kapsamında her dönem için oluşturulan sokak dokuları, yapı adaları ve bina kullanımları haritalaştırılmış; mekan dizimi kavramı için kullanılan tüm değerlerden (tercih ve bütünleşme için kullanılan değerler: açısal global(n), 3, 5, 9, 12, 15, 500 metrik, 1000 metrik) açısal tercih 3 ve 500 metrik değerleri ile açısal bütünleşme 12 değerleri, en anlamlı sonuçları vermeleri sebebi ile haritalaştırılmıştır. Bulgular göstermektedir ki, köprülerin yapımı ile birlikte mekânsal değerlerde artış yaşanmış ve alan daha okunabilir hale gelmiştir. Özellikle mekânsal tercih değerlerinde artış görülmüş, bu değerin artışı da alanın zaman içerisinde daha tercih edilen bir yapıya ulaştığını göstermiştir. Bununla birlikte lokal bütünleşme değerlerinde de artış yaşanmış; özellikle köprülerin çevrelerinde bu değerlerin arttığı gözlemlenmiştir. Bu da alandaki yol dokusunun, zamanla daha erişilebilir bir hale geldiğini ortaya koymuştur. Ek olarak, okunabilirlik değerinin de incelenen yıllar süresince arttığı gözlemlenmiş; özellikle 2006 yılı ve sonrasında bu değerdeki artış dikkat çekici seviyeye gelmiştir. Önemli bir başka bulgu olarak, okunabilirlik değerinin köprü çevrelerinde, alan genelinden daha yüksek olduğu tespit edilmiş; köprü çevrelerinin daha okunabilir mekanlar yarattığı tespit edilmiştir. Köprülerin çevrelerinde ise Mekan Dizimi analizlerine bağlı olarak bağlantılılık değerleri benzer seviyelerde tespit edilmiş; kent formu analizlerinde ise özellikle bina kullanımları farklılık göstermiş, Galata Köprüsü çevresinde ticaret, dini, kamusal kullanımların daha fazla olduğu görülmüştür. Öte yandan, metro köprüsünün yapımından önce ve sonraki süreçler incelendiğinde, metro köprüsünün araç köprülerine kıyasla kent dokusuna daha az etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Bu etkinin, Galata Köprüsü'nde olduğu gibi köprü çevresine yeni fonksiyonlar atanarak, ya da Atatürk Köprüsü gibi yeni, kuvvetli yol bağlantıları sağlanarak artırılabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın sadece köprülerin mekansal yapıya etkilerini incelemesi ile değil, aynı zamanda köprülerin yapımından önceki ve sonraki dönemleri karşılaştırmalı olarak incelemesi ile şehir planlamaya ve tasarıma önemli katkı sağlayacağına inanılmaktadır. Son söz olarak Haliç'te yakın zamanda açıklanan Tüp Tünel Projesi'nden bahsedilmiştir. 2018 yılında hizmete girmesi planlanan proje, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından açıklanmış, projeye bağlı olarak Unkapanı Köprüsü'nün kaldırılması, Sokullu Mehmet Paşa Camii ve Perşembe Pazarı Bölgesi'nin revize edilmesi söz konusu olmuştur. Haliç'te yaşanacak bu değişimlerin analizini yapacak yeni bir çalışma için, bu tez çalışmasının yol gösterici nitelikte olduğuna inanılmaktadır.

Summary:

Throughout history, transportation projects have attempted to offer full accessibility for their users. In terms of the overall street pattern, bridges are considered to be components which shape the urban form and create more accessible spaces. The main hypothesis of the thesis is that all bridges have had a substantial impact on both the morphological character and the syntactic analyses of urban form. The main aim is to analyze the impact of bridges on their surrounding environments. Within this scope, three bridges located over the Golden Horn (the Atatürk, Galata and Golden Horn Metro bridges) which make a connection between historical site of İstanbul and the newly developed CBD are chosen as case study. Areas within 1km/0.6 mile zones around the three bridges were selected, and GIS-based urban pattern (street pattern, block size and building utilization) and Space Syntax (angular segment based integration and choice implemented in Depthmap) analyses were integrated to the study. In addition to this, the relationship between urban pattern and changes in syntactic measurements are aimed to discover. The thesis also explores the diversifying effects of vehicular and metro-rail bridge systems on the urban form. The findings of the study indicate that spatial values have increased and the area has become more intelligible after the construction of the bridges. Additionally the study area has transformed into more divided streets and urban blocks, and the number of buildings increased through time. On the other hand, it is observed that metro-rail bridge system has less impact on the pattern of the settlements when it is compared with the impact of the vehicular bridges. This study contributes to urban planning and design not only by making an analysis of the impact of bridges on the spatial character of cities, but also by making a comparison between the pre- and post-construction processes.