Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Felsefe Anabilim Dalı

A systematic critique of formal democracy in light of radical democracy: Towards re-politization of the people

Radikal demokrasi ışığında temsili demokrasinin sistematik bir eleştirisi: Halkın yeniden siyasallaştırılmasına doğru

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 300670 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

In light of the notions of freedom, legitimacy, equality, autonomy, plurality, publicity and action in the philosophies of Rousseau and Arendt, it can be seen that formal democracy, having ceased to be the expression of the sovereignty of the people, fell into a legitimacy crisis and has become a system which makes the people apolitical. Behind these problems, there are many reasons like the ethical deficiency of the monetarist system, deputies? abuse of authority and tyranny of the majority. The facts in question have pushed philosophers to re-think the fundamental concepts underlying democracy and search for new conceptions of democracy. Nevertheless, it seems that no political model can succeed unless the people reach a certain level of ethical maturity. In this context, we are confronted with two models: liberal deliberative model which is criticized for giving negative rights priority over the process of public will-formation, and Habermas? proceduralism which is based on the theory of discourse ethics. Habermasian democracy?which, contrary to majoritarianism, assumes the consent of all people as the basis of legitimacy?has goals like intersubjective understanding through rational justification and consensus in an ideal speech situation. Although it has criticizable sides, being the most appropriate account for our understanding of democracy ethics, which considers politics as a part of being human rather than a matter of governance, proceduralism can be defended with the contributions of Benhabib and Young. In the end, the point is making ethics of democracy prior to political models for re-politization of the people.

Summary:

Rousseau ve Arendt'in felsefelerindeki özgürlük, meşruiyet, eşitlik, otonomi, çoğulluk, kamusallık ve eylem gibi kavramların ışığında görülebilir ki, temsili demokrasi halk egemenliğinin ifadesi olmaktan çıkıp meşruiyet krizine düşmüş ve insanları apolitikleştiren bir sisteme dönüşmüştür. Bu sorunların arkasında paracı sistemin etik yoksunluğu, temsilcilerin otoriteyi kötüye kullanmaları ve çoğunluğun tiranlığı gibi birçok neden vardır. Söz konusu gerçeklikler felsefecileri demokrasiye ilişkin temel kavramları tekrar düşünmeye ve yeni demokrasi kavrayışları aramaya sevk etmiştir. Ancak hiçbir siyasi model halk belirli bir ahlaki olgunluğa erişmeden başarılı olamaz gibi görünmektedir. Bu bağlamda, karşımıza negatif hakları kamusal istem üretimi sürecinin üzerinde tuttuğu için eleştirilen liberal müzakereci model ile, Habermas'ın söylem etiği kuramına dayanan prosedürcü paradigması çıkar. Oy çokluğunun aksine herkesin rızasını meşruiyetin temeli sayan Habermasçı demokrasinin, iyi düzenlenmiş bir iletişim ortamında, rasyonel temellendirme ile öznelerarası anlaşma ve oydaşma gibi hedefleri vardır. Eleştirilebilir yanları olmakla birlikte, siyaseti bir yönetim meselesinden çok insan olmanın bir parçası sayan demokrasi etiği kavrayışımıza en uygun yaklaşım olduğu için, Habermas'ın prosedürcü demokrasisini Benhabib ve Young'ın katkılarıyla savunabiliriz. Sonuçta mesele halkın yeniden siyasallaştırılması için demokrasi etiğini politik modellemelere göre öncelikli kılmaktır.