Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özetlere göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Avrupa Birliği Anabilim Dalı

2007

AB Hukuku'nda temel özgürlükler, iç pazar'da serbest dolaşım ve Ortaklık Hukuku'ndan doğan haklarımız (avukatlar örnek olayı)

Fundamental freedoms in Eu law, free circulation in internal market and our rights which stem from our partnetship legislation (lawyers case)

Bu tez, YÖK tez merkezinde bulunmaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi'ndeki tarama bölümünde tez numarasını arayabilirsiniz. Tez numarası: 214630

Tezi Bul
Özet:

Küreselleşen evrende bölgesel bütünleşmeler kaçınılmazdır. Bu konuda en başarılı örnek olan aynı coğrafyayı paylaştığımız Avrupa Birliği, 25.03.1957 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren Kurucu Antlaşma doğrultusunda süreç içerisinde sırası ile Serbest Ticaret, Gümrük Birliği, İç Pazar, Ekonomik ve Parasal Birlik evrelerini tamamlamıştır. Nihai aşama olan Siyasi Birliği gerçekleştirebilmek ise AB Anayasası'nın üye devletlerce onanmasına bağlıdır. Egemenlik alanında adalet, güvenlik ve özgürlüğü hâkim kılmak ve sürdürebilirliğini sağlamak için üye devlet vatandaşlarına dolayısıyla AB bağlı vatandaşlarına kişi, mal, sermaye ve hizmetlerin serbest dolaşımı temel hak olarak tanınmıştır.31.07.1959 tarihinde başlayan ve 12.09.1963 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile hukuki çerçevesi çizilen ayrıca Katma Protokol, Ortaklık Konseyi Kararları, Adalet Divanı İçtihatları'nın 48 yıllık süreçte oluşturduğu ve Acquis Communautaire'den de esinlenen Ortaklık Hukuku'muz, doğrudan ve/veya dolaylı ayrımcılık uygulamaları, çifte standart kullanımları ile ihlal edilmektedir. Bu bağlamda AB Hukuku'ndaki ekonomi temelli özgürlükler, İç Pazar'da serbest dolaşım, Gümrük Birliği'nin 16.üyesi olan Ülkemiz vatandaşları için temel haklar kategorisinde sadece benzeri haklar açısından sözkonusudur. Adalet Divanı da temel hak benzeri hakları vatandaşlığa dayalı ayrımcılık ve eşitlik ilkesinin ihlali olarak dikkate almamaktadır. Oysa ki, Ülkemizin taraf olduğu Gümrük Birliği'nden daha geri entegrasyon türü olan Serbest Ticaret Alanına dahil ülkelerin yurttaşlarına tanınan haklar çerçevesinde Norveç, İsviçre, İzlanda, Liechtenstein uyruklu avukatlar 1977, 1989, 1998 tarihli Yönergeler'den yararlanarak AB egemenlik alanında hukuk hizmetlerini serbestçe sunarken, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu avukatlar vatandaşlığa dayalı doğrudan ve/veya dolaylı ayrımcılığa tabi tutulmakta ve müvekkillerini AB adli merciilerinde temsil edememektedirler.Avukatların dışında hekimlik, hemşirelik, eczacılık, öğretmenlik vb. 81 mesleği ilgilendiren hizmetlerin serbest dolaşımı ile ilgili haklarımızın ihlali sorunu süreç içerisinde siyaseten çözülmeye çalışılmışsa da başarı elde edilememiştir. Bu itibarla merkezi idarenin yönetiminde bilimsel temelli ve eşgüdümlü hukuk mücadelesinin başlatılması ve biteviye sürdürülmesi gerekir. Bu bağlamda Ortaklık Hukuku'muzdankaynaklanan haklarımızın somutlaştırılması için sürekli ve kesintisiz olarak izlenmesi, incelenmesi ve irdelenmesi bir yurttaşlık görevidir.Yukarıda özetini sunduğum çalışmamla ben de yurtseverlik görevimi yerine getiriyorum.

Summary:

Regional integrations are inevitable in the globalized world. The most successful example to this phenomenon is the European Union, with which we share the same geography. The European Union completed, in due course, the consecutive phases of Free Trade, Customs Union, Internal Market and Economical and Monetary Unity within the framework of the Establishing Treaty which was in force following the signing on March 25, 1957. Actualization of the final phase, Political Unity, is dependent upon approval of the EU Constitution by member countries. In order to make justice, security and freedom dominating and sustainable in the area of sovereignty, free circulation of labor, goods, capital and services have been recognized as an essential right for citizens of member countries, therefore of EU citizens.The Partnership Legislation of Turkey was initiated on July 31, 1959. The legal framework was drawn with the Ankara Agreement signed on September 12, 1963 and later on, it was inspired by the Acquis Communautaire developed in 48 years via the Added Protocol, Resolutions of the Partnership Council and Jurisprudences of the Court of Justice. However, our Partnership Legislation is being infringed upon by direct and/or indirect discriminating applications and double standard practices.Within this context, economy based freedom and free circulation in Internal Market is relevant only with respect to similar rights in fundamental rights category for the citizens of our country, the 16th member of Customs Union. The Court of Justice is not considering the quasi-fundamental rights as infringement of discrimination on citizenship basis and equality. On the other hand, lawyers from Norway, Switzerland, Iceland and Liechtenstein can provide legal services freely in EU sovereignty areas as per the 1977, 1989 and 1998 Regulations within the framework of rights granted to countries of integration-type Free Trade Zone, which are indeed less developed than the Customs Union, of which our country is a party. Thus; lawyers of Turkish citizenship are subject to direct and/or indirect discrimination on citizenship basis and they cannot represent their clients at EU judicial departments.Although it was tried politically to solve the problem of infringement of our rights for free circulation of services related to 81 professions like doctors, nurses,pharmacists, teachers etc. as well as lawyers, no success has been achieved until today. Thus, a legal struggle based on science has to be initiated and sustained persistently under the coordination of the central administration.Therefore; it is a citizenship right to continuously observe, review and scrutinize the rights arising from our Partnership Legislation to be able make them concrete. I, myself, is fulfilling my citizenship duty with the study I have summarized above.