Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Üniversitesi / Cerrahpaşa Tıp Fakültesi / Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı

Açık batın cerrahisinde perioperatif hipoterminin önlenmesi açısından üç farklı hasta ısıtma yönteminin karşılaştırılması

The comparison of three different heating methods for prevention of perioperative hypothermia in open abdominal surgery

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 445308 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Perioperatif hipotermi günümüzde anestezistleri sıklıkla ilgilendiren bir konudur. Perioperatif hipotermi vücut sıcaklığının 36°C'nin altına düşmesi olarak tanımlanır. Perioperatif hipotermi anestezi esnasında vücudun termoregülatuvar mekanizmalarının bozulması sonucu hastaların vücudundaki merkez sıcaklığın perifere doğru internal redistribüsyonu ile ve de hastaların soğuk ameliyathane ortamında deri yoluyla ısı kaybı ile meydana gelmektedir. Perioperatif hipotermi % 50-90 sıklıkta görülür. Perioperatif hipotermi ,anestetik ilaçların etki sürelerinin uzaması, koagülopati, immun fonksiyonlarda bozulma, anestezi sonrası derlenme süresinde artış, kardiyak komorbidite ve bir çok komplikasyona neden olup hastanede kalış süresinde uzama ve hastane kaynaklarının artmış bir şekilde kullanılmasıyla sonuçlanabilir. Yapılan çalışmalarda hipoterminin önlenip hastaların perioperatif dönemde normotermik seyretmesiyle morbidite oranlarında büyük azalma gözlemlenmiştir. Dolayısıyla artık günümüzde perioperatif hasta ısıtma yöntemleri rutin prosedür olarak uygulanmaya başlanmıştır. Günümüzde hastalarda hipoterminin önlenmesi ve ameliyat boyunca normoterminin sağlanabilmesi için bir çok yöntem geliştirilmiştir. Sirkülasyonlu su sistemleri, anestezi indüksiyonu öncesinde hastaların ısıtılması, sıvı infüzyonlarının ısıtılarak verilmesi, sıcak hava üflemeli ısıtma sistemleri gibi yöntemler kullanılmaktadır. Bu ısıtma sistemleri arasında "forced-air" sıcak hava üflemeli hasta ısıtma sistemleri en yaygın olarak kullanılan, uygun maliyetli, kolay uygulanabilir, güvenli ve en etkin yöntemdir. Yakın zamanlarda ise gövde altı rezistif hasta ısıtma yöntemi alternatif bir ısıtma yöntemi olarak gündemde olup; farklı bir kondüktif ısıtma tekniği ile düşük voltajda elektrik akımı verilerek gövde altı ısıtıcı battaniyeler ile hastaların ısıtılmasını sağlayan bir yöntemdir. Bu yöntem sıcak hava üflemeli hasta ısıtma yöntemine göre hava akımı içermeyen, sessiz çalışan, hastaların cerrahi örtülerin örtülmesini beklemeden hızlıca ısıtılabildiği ve tekrar kullanılabilir battaniyelerin etkin olduğu bir alternatif ısıtma yöntemidir. Biz , üç farklı grupta; açık batın cerrahisi geçirmiş toplam 165 hasta üzerinde yapmış olduğumuz bu çalışmada gövde altı "forced-air", gövde altı rezistif ve gövde üzeri uygulanabilen "forced-air" ısıtma yöntemlerini vücut iç sıcaklık değerlerine göre karşılaştırmış olup; gövde üzeri uygulanan "forced-air" ısıtma yönteminin, hastaların ameliyat süresince normotermi seviyesine ulaşmasında diğer yöntemlere göre daha etkili bir yöntem olduğu sonucuna ulaştık.

Summary:

Perioperative hypothermia is a common problem challenging the anesthesioloist. Perioperative hypothermia is defined as the decrease of core body temperature under 36°C. It is caused by the inhibition of thermoregulation induced by anesthesia, redistribution of body heat from the core to the periphery, and exposure of the patient's skin and tissues to a cold environment in the operating room. Hypothermia in the perioperative period is observed at a rate of % 50-90. Perioperative hypothermia is associated with adverse outcomes, including impaired drug metabolism, cardiac morbidity, shivering , impaired immune function, coagulopathy, and increased use of hospital resources. As might thus be expected, randomized trials demonstrate that the maintenance of perioperative normothermia significantly reduces morbidity. Consequently, intraoperating active warming has become a standard procedure during general anesthesia. Several methods have been developed to help maintain normothermia during surgery, including warming patients before induction of anesthesia , intraoperative use of water matresses, circulating-water garments, forced-air convection and continuous infusion of warmed liquids. Forced-air warming , the most common approach, is relatively in expensive, safe, easily perfomed, and has proven to be highly effective. Recently, a new warming system was introduced that uses a different, conductive warming technology; an electric current heats a resistive polymer or carbon-fiber blanket called as underbody resistive warming system. This system might have some advantages compared with an forced-air warming system: blankets are reusable, ther is no air flow and thus warming can be initiated immediately after induction of anesthesia without waiting for surgical draping to be completed, and its operation is silent. In this study we compared 3 groups of warming systems in total 165 patients undergoing majör open abdominal surgery; underbody carbon-fiber resistive warming system , underbody forced-air warming and upper-body forced-air warming systems. We found that; in the upper-body forced-air warming systems the patients get higher core temperatures among the and at the end of the surgery than the other groups. Even the other groups was not hypothermic during the surgery; upper-body forced-air warming is more effective than underbody resistive and underbody forced-air system.