Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Dicle Üniversitesi / Tıp Fakültesi / Acil Tıp Anabilim Dalı

Acil servise başvuran iskemik inme hastalarında gama glutamil transferaz, ortalama trombosit hacmi, nötrofil lenfosit oranı ve eritrosit dağılım genişliği değerlerinin prognoz ve mortalite ile ilişkileri

The releationship between ggt, mpv, nlr, rdw with prognose and mortality in patients admitted emergency department with acute ischemic stroke

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 451073 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

İnme, kalp hastalıkları ve kanserlerin ardından en sık üçüncü ölüm nedeni olup Türkiye'de ve tüm Dünyada, morbidite ve mortalitenin sık nedenleri arasındadır. İnme, Avrupa'da da morbidite ve uzun vadeli özürlülüğün en önemli sebebidir. Yaşlılarda demansın ikinci en sık, depresyonun da sık nedenleri arasındadır. Türkiye'de üçüncü en sık ölüm nedenidir (1). ABD'de her yıl 800.000 yeni inme olgusu gelişmekte ve bu hastalarında yaklaşık %20'si aynı yıl içerisinde ölmektedir. İnmeye bağlı mortalite ve morbidite oranları yüksek olduğundan dolayı bu hastaların erken mortalite öngörüsünü yapmak önemlidir. Çalışmamızda Acil servise iskemik inme tanısı ile başvuran hastalarda, gama glutamil transferaz (GGT), ortalama trombosit hacminin (MPV), eritrosit dağılım genişliği (RDW), nötrofil/lenfosit oranı (NLR) kan düzeyleri ile iskemik inmenin lateralizasyonu, lokalizasyonu, iskemik inmenin boyutları, inme alt tipleri, klinik seyir ve prognozu karşılaştırmayı ayrıca Glaskow Koma Ölçeği ve NIHSS(National Institution Health Stroke Scala) ile kısa dönem mortalite arasında ilişkiyi ve bunun sonucunda iskemik inmenin tanı ve tedavisinde yol gösterici olabilecek parametrelerin tespitini amaçladık. Çalışmamız etik kurul onayı alındıktan sonra, acil servisimize 01.01.2013 ile 30.04.2015 tarihleri arasında başvuran ve çalışmaya alınma kriterlerine uyan iskemik inme tanısı almış 473 hasta ile yapıldı. Çalışmaya cinsiyet ve yaşça uyumlu 40 sağlıklı birey kontrol grubu olarak dahil edildi. Veri toplama formunda; yaş, cinsiyet, hastanın acil servise başvurana kadar geçirdiği süre, başvuru anındaki sistolik ve diyastolik kan basıncı, EKG'de atriyal fibrilasyon varlığı, daha önce ki tıbbi öyküsü, elektrokardiyografi bulguları, Glaskow koma ölçeği, NIHSS ölçeği, beyin tomografisi veya manyetik rezonans görüntüleme sonucu, TOAST ve OCSP sınıflaması, çalışma dahilinde yer alan laboratuvar verileri ve hastanın sonlanım şekli kayıt altına alındı. Bu veriler SPSS 22 programı kullanılarak analiz edildi. Çalışmamızdaki 473 hastanın 236'sı (%49,9) erkek, 237'si (%50,1) kadındı. Toplam 473 hastanın 58'i (%12,3) hayatını kaybetti ve bu hastaların 31'i (%53,4) kadın, 27'si (%46,6) erkek idi. Ölen hastaların yaş ortalaması 74,47+11,21 sağ kalanların yaş ortalaması 61,00+15,70 olarak hesaplandı. Toplamda 473 hastanın 206'sı (%43,6) okur-yazar ve 267'si (%56,4) okur-yazar değildi. EKG de AF varlığı, atak sayısının birden fazla olması, HT, DM, İKH varlığı ile mortalite arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit ettik. TOAST sınıflamasına göre aterosklerotik enfarkt varlığı ile OCSP sınıflamasına göre TACI varlığı ile de mortalite arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki mevcut bulundu ve azalan GKS ve artan NIHSS ile mortalite arasında pozitifkorelasyon saptandı. Hasta grubunda ortalama GGT, MPV, RDW, NLR değerleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı. GGT, MPV, RDW, NLR değerleri için cinsiyetler arasında anlamlı bir fark saptanmadı. TOAST ve OCSP sınıflamasına göre tüm gruplarda GGT, MPV, RDW, NLR değerleri kontrol grubundan yüksek bulundu. Artan NIHSS ve azalan GKS değerleri ile GGT, MPV, RDW, NLR değerlerinde yükselme tespit edildi. GGT, MPV, RDW ve NLR değerleri ölen hastalarımızda sağ kalan hastalarımıza göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti. Ulaşılması kolay ve ucuz kan parametleri olan GGT, MPV, RDW, NLR değerleri ile iskemik inme hastalarında prognoz ve mortalite öngörüsü yapılabileceği kanaatindeyiz.

Summary:

Stroke is the third most common cause of death after cardiac diseases and cancers and is also one of the most common causes of morbidity and mortality both in Turkey and around the world. In addition, it is the major cause of morbidity and long-term disability in Europe. In elderly people, it is known to be the second most common cause of dementia and one of the most common causes of depression. In Turkey, stroke represents the third most common cause of death (1). In USA, almost 800,000 cases of stroke are reported every year and around 20% of these patients die within the same year. Stroke-related mortality and morbidity rates are remarkably high; therefore, early prediction of mortality is of prime importance for these patients. In the present study, we aimed to evaluate serum levels of gamma glutamyl transferase (GGT), mean thrombocyte volume (MPV), red blood cell distribution width (RDW), neutrophil to lymphocyte ratio (NLR) as well as lateralization, localization, and size of ischemic stroke, subtypes of stroke, and clinical progress and prognosis of stroke in patients that presented to our emergency service with a diagnosis of ischemic stroke and also to investigate the relationship between Glasgow coma scale (GCS), National Institution Health Stroke Scale (NIHSS) and mortality and ultimately to identify guiding parameters for the diagnosis and treatment of stroke. After obtaining the ethical approval from the Local Ethics Committee, a total of 473 patients who presented to our emergency service between January 1, 2013 and April 30, 2015 and had a diagnosis of stroke in accordance with the inclusion criteria of the study were enrolled in the study. In addition, a control group was formed with 40 age- and gender-matched healthy individuals. During data collection, age, gender, time from onset of stroke to hospital admission, systolic and diastolic blood pressure at presentation, presence of atrial fibrillation (AF) on electrocardiography (ECG), medical history, ECG findings, GCS, NIHSS, brain tomography or magnetic resonance findings, TOAST and OCSP classifications, relevant laboratory parameters, and clinical outcome were recorded for each patient. All data were analyzed using SPSS 22.0 (SPSS Inc., Chicago IL, USA). The 473 patients included 236 (49.9%) men and 237 (50.1%) women. Total mortality occurred in 58 (12.3%) patients, including 31 (53.4%) women and 27 (46.6%) men. Mean age was 74.47+11.21 years in the mortality group and 61.00+15.70 in the surviving group. Of the 473 patients, 206 (43.6%) were literate and 267 (56.4%) were illiterate. A significant correlation was found between the presence of AF on ECG, multiple attacks, hypertension, diabetes mellitus, and intracranial hemorrhage and mortality. Similarly, a significant correlation was found between the presence of atherosclerotic infarct according to the TOAST classification, the presence of TACI according to the OCSP classification and mortality, and a positive correlation was found between decreased GCS, increased NIHSS and mortality. In the patient group, mean GGT, MPV, RDW, and NLR values were higher compared to the control group. No significant difference was found between the genders in terms of GGT, MPV, RDW, and NLR values. According to the TOAST and OCSP classifications, GGT, MPV, RDW, and NLR values were higher in the patient group compared to the control group. However, increased NIHSS and decreased GCS were found to be associated with increased GGT, MPV, RDW, and NLR. Moreover, GGT, MPV, RDW, and NLR were significantly higher in the mortality group than in the surviving group. We concluded that serum parameters including GGT, MPV, RDW, and NLR are simple, inexpensive and easily reachable tools that can be used in the prediction of prognosis and mortality in patients with ischemic stroke.