Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Sağlık Bilimleri Üniversitesi / Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi / Acil Tıp Anabilim Dalı

Acil servise başvuran maksillofasiyal travmalı hastaların klinik ve demografik özellikleri

Clinical and demographic characteristics of the maxillofacial trauma patients attending the emergency service

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 491984 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

ÖZET Komut S. Acil servise başvuran maksillofasiyal travmalı hastaların klinik ve demografik özellikleri. Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği. Uzmanlık tezi. Ankara 2017. Bu çalışmada MFT ile acil servise başvuran hastaların kinik ve demografik özelliklerini incelemeyi amaçladık. Çalışmamız Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisinde 01/01/2012.-31/03/2017 tarihleri arasında acil servise başvuran MFT'li hastalar ile kesitsel ve retrospektif olarak gerçekleştirildi. Hastaların yaş, cinsiyet, travma sebebi, diğer organ sistemlerinin yaralanmaları, alkol alımları, yatış durumları ve mortalite durumları incelendi. Travma şiddetinin göstergesi olarak fraktür gelişimi baz alındı. Hasta özellikleri fraktür varlığı ile kıyaslandı. Yaş ortalaması 41,1±18,0 yıl olup, fraktür varlığı ve yaş arasında anlamlı ilişki saptanmadı (p>0,05). Hastaların %74,5'i erkek olup erkeklerde fraktür sıklığı anlamlı olarak daha yüksek saptandı (p<0,05). En sık darp (%36,5), motorlu araç (29,1) ve düşme (%26,9) sebebiyle MFT gelişmişti. Hastaların % 48,7'inde yumuşak doku travması saptanırken, % 31,4 oranında maksilla (en sık korpus), % 23,8 nazal (en sık nazal kemik), % 23,8 orbita, % 15,8 zigoma (en sık zigomatik ark), % 14,5 mandibula, % 10,3 sfenoid, % 9,1 frontal kemik kırıkları mevcuttu. % 6,6 oranında blow out % 4,2 Le fort (en sık tip 1) ve % 0,3 blow in tipi fraktürler saptandı. MFT'ler en sık kafa travması ile birlikte görülmekteydi. İkinci sırada görülen en sık ek yaralanma ekstremite, üçüncü sırada toraks yaralanması, dördüncü sırada spinal yaralanma ve en az sıklıkla abdominopelvik yaralanma tespit edildi. Ekstremite, toraks, spinal ve abdominopelvik organ yaralanmalarının MFT'de fraktür varlığı ile arasında ilişkiye rastlanmadı (p>0,05). Hastaların % 20,3'ü alkollü olup MFT' de fraktür varlığı ile arasında ilişkiye rastlanmadı (p>0,05). Hastaların %36'sı hospitalize edilmiş olup en sık plastik cerrahi (% 32) ve beyin cerrahi kliniklerine (%23,5) yattıkları tespit edildi. Fraktür saptanan hastaların daha çok beyin cerrahi ve plastik cerrahiye; fraktür saptanmayan hastaların beyin cerrahiyi takiben ortopedi, göz ve yoğun bakıma yatırılma sıklıkları yüksekti (p<0,05). Hastaların mortalite oranı % 1,6 olup, MFT' de fraktür varlığı ile mortalite arasında ilişkiye rastlanmadı (p>0,05). Sonuç olarak; MFT'ler gerek kendi yol açtığı, gerekse ek organ yaralanmalarının bir sonucu olarak hayati tehlikeye yol açabilecek patolojilerdir. Hastayı değerlendiren hekim MFT ve ek patolojileri en kısa zamanda belirleyerek hastalara uygun müdahalelerin en kısa zamanda başlamasını sağlamalıdır.

Summary:

ABSTRACT Komut S. Clinical and Demographic Characteristics of the Maxillofacial Trauma Patients Attending the Emergency Service. Health Sciences University Ankara Numune Training and Research Hospital Emergency Medicine Clinic. Specialist Thesis. Ankara 2017. In this study, we aimed to investigate the clinical and demographic characteristics of the patients who applied to emergency service with MFT. Our study was performed cross-sectional and retrospectively with patients who were referred to the Ankara Numune Training and Research Hospital Emergency Department between the dates of 01/01/201-31/03/2017. The age, gender, trauma cause, injuries of other organ systems, alcohol intake, hospitalization status and mortality status of the patients were examined. The indication of severity of trauma was based on fracture development. Patient characteristics were compared with fracture presence. The mean age was 41.1 ± 18.0 years and there was no significant relationship between fracture presence and age (p> 0.05). 74.5% of the patients were male. Fracture frequency was significantly higher in males (p <0.05). MFT developed mostly due to beating (36.5%), motor vehicle (29.1) and falling (26.9%). In patients; 48.7% soft tissue trauma, 31.4% maxilla (most common korpus), 23.8% nasal (the most common nasal bone), 23.8% orbita, 15,8% zygoma (most commonly zygomatic arch), 14.5% mandibula, 10.3% sphenoid, 9.1% frontal, 6.6% blowout, 4,2% Le fort (the most common type 1) and 0.3% blown fracture were detected. MFT cases were most commonly associated with head trauma. The second most frequent injuries were extremities, third thoracic injuries, fourth most common spinal injuries and least common abdominopelvic injuries. There was no correlation between extremity, thorax, spinal and abdominopelvic injuries and fracture in MFT (p> 0,05). 20.3% of the patients were alcoholic and there was no correlation with fracture presence in MFT (p> 0.05). When 36% of the patients were hospitalized, it was found that the most common was plastic surgery (32%) and cerebral surgery (23.5%). It was found that patients who detected fractures were more likely to be hospitalizated in neurosurgery and plastic surgery. Patients without fractures were found to have more hospitalizations in orthopedics, eyes and intensive care units (p <0,05). The mortality rate of the patients was 1.6% and there was no correlation between fracture presence and mortality in MFT (p> 0,05). As a result; The MFT is a pathology that either leads to its own, or can lead to life-threatening consequences as a result of additional organ injuries. The physician evaluating the patient should determine the MFT and additional pathologies as soon as possible and ensure that the patient interventions start as soon as possible.