Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Erciyes Üniversitesi / Tıp Fakültesi / Acil Tıp Anabilim Dalı

Acil servise dermatolojik yakınmalar ile başvuran hastaların analizi

Evaluation of patients who referred to emergency department with dermatologic complaints

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 393889 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Amaç: Deri ile ilgili yakınmaları olan hastalar Dermatoloji polikliniklerinin yanı sıra Acil Servislere de başvurmaktadırlar. Bu yakınmalar yeni gelişen yakınmalar olabileceği gibi mevcut hastalıkların akut alevlenmeleri şeklinde de olabilmektedir. Bu yakınmalar, bazen hastaların sadece günlük konforunu bozan, endişelendiren nitelikte iken; bazen de yaşamı tehdit edebilecek klinik tabloların yansımaları olabilir. Acil Servis hekimi deri ile ilişkili olan ve sistemik semptomlar gösterebilen ağır klinik tabloları dikkatli bir şekilde değerlendirmelidir. Çalışmamızda Acil Servise dermatolojik yakınmalarla başvuran hastaların demografik ve klinik özelliklerinin tanımlanmasını, konsültasyon oranlarını, taburculuk ve hastaneye yatış oranlarını, hayati tehlike arz eden klinik tabloları belirlemeyi amaçladık. Hastalar ve Yöntem: İleriye yönelik nitelikte olan bu çalışmamıza, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisi'ne 01.08.2013 ile 01.02.2014 tarihleri arasında dermatolojik yakınmalar ile başvuran, 16 yaş ve üzeri hastalar dahil edilmiştir. Bu hastaların demografik ve klinik özellikleri değerlendirilmiştir. Değerlendirmede hastanın yaşı, cinsiyeti, medikal özgeçmişi, başvuru yakınması, yakınmalara eşlik eden semptomlar, yakınmaların ortaya çıkış zamanı ve hastaneye başvurana kadar geçen süre, dermatolojik lezyonun olup olmaması, yakınmanın ortaya çıkmasına neden olan etkenler, hastalığın tanısı, yakınma veya tanıya yönelik dermatoloji ve diğer bölümlerle olan konsültasyonlar, hastaneye yatış ve taburculuk durumunu içeren parametreler yer almıştır. Çalışma değerlendirme formlarından elde edilen veriler Statistical Package for IBM SPSS Statistics 22.0 programı ile değerlendirilmiş, özet istatistikler yüzde (%), frekans (n), ortalama±standart sapma ( ), ortanca ve minimum ve maksimum değerleri olarak verilmiştir. Kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında Ki-kare testinin Monte Carlo yöntemi kullanılmıştır. p < 0.05 anlamlı olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya toplam 400 hasta dahil edilmiştir. Çalışmanın yapıldığı dönemdeki dermatolojik yakınmalar ile başvuran hasta sayısının, tüm Acil Servis başvurularına oranı % 0.70 idi. Hastaların 221' i (% 55) kadın ve yaş ortalaması 38.6 ± 15.2 yıl olup, 179' u (% 45) ise erkek ve yaş ortalaması 39.1 ± 18.5 yıl idi. Hastaların 107' si (% 27) çalışan, 293' ü (% 73) herhangi bir işte çalışmayan kişilerden oluşmakta idi. Vücutta kızarıklık, % 29.8 oranı ile en sık başvuru yakınması; ürtiker ise % 54.3 oranıyla en sık hastalık tanısı olarak tespit edilmiştir. En sık primer elemanter lezyon ürtika, en sık sekonder elemanter lezyon ise skuam idi. Erkek ve kadın cinsiyette en sık hastalık tanısının ürtiker olduğu görülmüştür. Hastaların % 48.3' ünün yakınmalar başladıktan en az 24 saat sonra Acil Servise başvurduğu saptanmıştır. İlk 6 saat içinde başvuran hasta sayısı oranı ise % 20.3 olup, bu hasta grubundaki en sık tanıların ürtiker, anjioödem ve ilaç erüpsiyonu olduğu görülmüştür. Ürtiker ve anjioödemin daha çok genç hasta grubunda; sellülit ve enfeksiyöz deri hastalıklarının ise yaşlı hasta grubunda daha sık izlendiği görülmüştür. İlaç erüpsiyonu tanısı alan hastalardaki, etken olan en sık ilaç grubunun % 28 oranıyla antibiyotikler olduğu tespit edilmiştir. Hastaların % 31' i ilgili bölümlerle konsülte edilmiş olup, Dermatoloji bölümü ve Enfeksiyon Hastalıkları bölümü en sık konsültasyon istenilen bölümlerdir. Konsültasyon istenilen hastalardaki en sık tanı sellülit ve anjioödem idi. Dermatolojik acil hastalıklardan olan Nekrotizan Fasiit, Toksik Epidermal Nekrolizis, Eritema Multiforme birer hastada görülmüş olup toplam oranı % 0. 75 olarak saptanmıştır. Hastaların % 19' unun hastaneye yatışı yapılmış olup, yatan hastalardaki en sık tanı % 30.8 oranı ile sellülit ve % 26.9 oranı ile anjioödem olmuştur. Başvuru sırasında özellikle yara, ülsere, büllöz lezyonları olan hastaların büyük kısmının hastaneye yatırıldığı saptanmıştır. Hastaneye yatışı yapılan hasta grubunda, mevcut lezyonu tüm vücut yüzey alanının % 2-20' si arasında olan hastaların % 41 oranı ile daha çok görüldüğü saptanmıştır. Sonuç: Dermatolojik yakınmalar ile başvuran hasta sayısının, tüm Acil Servis başvuruları içinde çok az bir bölümü oluşturduğu görülmüştür. Hastaların büyük çoğunluğu gerekli medikal tedavi önerilerinde bulunularak Acil Servisten taburcu edilmiştir. Dermatolojik yakınmalar ile Acil Servise başvuran hastalarda özellikle yaşamı tehdit edebilecek sistemik organ etkilenmesi olan veya gerekli tıbbi müdehale yapılmadığında organ düzeyinde fonksiyon bozukluğuna yol açabilecek klinik bulguları olan hastaların hastaneye yatırılarak tedavi edilmesi daha uygun olacaktır. Yaşlı ve komorbid hastalığı olan hastalardaki enfeksiyöz deri lezyonlarının hızla ilerleyip septik tablolara neden olabileceği unutulmamalıdır. Acil Serviste karşılaşılan dermatolojik yakınması olan hastaların hastaneye yatış kararı açısından mevcut lezyonun yaygınlığından çok hastanın içinde bulunduğu klinik tablo ya da ortaya çıkabilecek olası tehlikeli klinik durumlar daha ön planda tutulmalıdır. Özellikle yara, ülsere, büllöz tarzda yaygın lezyonu olan hastaların ilgili bölümle konsültasyonu ve hastaneye yatış ihtiyacı açısından Acil Servis hekimi daha dikkatli olmalıdır. Allerjik dermatolojik bulguları olan hastaların yakınmalarına neden olan tetikleyici bir etken var ise, bundan mümkün olduğunca uzak durulması önerilmelidir. Taburcu olan hastalara, yakınmalarına yönelik etyolojik nedenlerin araştırılması ve tedavinin etkinliğinin izlenmesi açısından mutlaka Dermatoloji polikliniğine başvurması önerilmelidir.

Summary:

Aim: Patients suffering complaints involving skin, refer to Emergency Department beside dermatology policlinics. These complaints may involve either new sypmtoms or acute exacerbations of present disease. Most of these complaints result only in daily discomforts or disturbances but sometimes they might be the reflections of life threatening clinical settings, as well. Emergency physicians should consider severe clinical settings which related to dermis and might be presented systematically. In this study, we aimed to identify requirements of consultation, discharge and hospitalization rates, life threatening clinical conditions; clinical and demographic characteristics of patients who referred to Emergency Department with dermatologic complaints. Patients and Methods: In this prospective designed study 16 years old or elder patients who referred to Emergency Medicine Department of Erciyes University School of Medicine Research Hospital between August 1, 2013 and February 1, 2014 with dermatologic complaints were enrolled. Clinical and demographic characteristics of this patients were assessed. Many parameters such as age, gender, medical history, complaints on referral and symptoms related to them, duration of complaints, time to referral, presence of any dermatologic lesion, predisposing factors, consultations with dermatology and other departments through the evaluation process, eventual diagnosis, discharge and hospitalization were evaluated. Data extracted from study evaluation forms, was processed with Statistical Package for IBM SPSS Statistics 22.0 program. Brief statistics were set as percentage (%), frequency (n), mean ± standart deviation ( ), minimum median and maximum values. Monte Carlo Simulation of chi-square test was preferred in comparison of categorical variables. p < 0.05 was considered as significant. Results: 400 patients were enrolled to the sudy. At the period of this study, proportion of patients with dermatologic complaints to all emergency referrals was % 0.7. 221 of patients (% 55) were female with mean age 38.6 ± 15.2 years and 179 of patients (% 45) were male with mean age 39.1 ± 18.5 years. 107 (% 27) of patients were employees and 293 (% 73) of patients were not working at all. Rush at any site of body was the most common complaint and with % 54.3 rate urticaria was defined as the most frequent eventual diagnosis. The most frequent primary and secondery lesions were noted as urtica and squam, respectively. The most frequent diagnosis was noted as urticaria, in both genders. % 48.3 of patients referred to Emergency Department more than 24 hours after onset of complaints. Referral within the 6 hours was limited with % 20.3 of patients, and in this subgroup majority of diagnoses were composed by urticaria, angioedema and drug eruption. As urticaria and angioedema were presented in younger patients, cellulites and infectious dermal disorders were presented more likely in elder ones. Among drug eruption patients, most common drug group noted as antibiotics with % 28 rate. In % 31 of patients consultation was considered as neccessary and most frequently colsultated departments were dermatology and infectious diseases. The most frequent diagnoses among colsultated patients were angioedema and cellulites. Clinical settings such as necrotizing fasciitis, toxic epidermal necrolysis and eritema multiforme which are considered as dermatological emergencies, were presented as one case for each setting. The rate of this three cases to all patients was % 0.75. % 19 of all patients were hospitalized and in this subgroup the most frequent 2 diagnoses were cellulites and angioedema with rates % 30.8 and % 26.9, respectively. Patients presented with sore, ulcerated or bullous lesions were noted with greater hospitalization rates. Among hospitalized patients, the ones whose lesion/total body surface area rates were between % 2-20, constituted the majority with % 41 rate. Conclusion: Patients referred to Emergency Department with dermatologic complaints were estimated as a small group among all emergency patients. Majority of patients were discharged with prescriptions and suggestions. Patients with dermatological complaints should be treated with hospitalization, in clinical settings of life threatening organ failure or likelihood of a forthcoming organ malfunction. It would be wise to remember that an infectious lesion can easily progress to a septic situation, in elder or comorbited patients. Hospitalization desicions should be taken regarding the clinical setting or likely hazardous factors rather than the widespread of lesion. Emergency physicians should be alerted on early hospitalization and consultation requirements while managing patients who are presented with sore, ulcerated or bullous lesions with cautious. If there is an appointed predisposing factor in allergic dermatologic cases, patient sould be warned to avoid it as well. Patients who are planned to be discharged should also be called back in to dermatology polyclinic for follow up of treatment and further etiologic researchs.