Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Akdeniz Üniversitesi / Tıp Fakültesi / Acil Tıp Anabilim Dalı

Acil serviste akut respiratuvar distres sendromunu tanıyabiliyormuyuz?

Can we diagnose acute respiratory distress syndrome in the emergency department?

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 521111 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Amaç: Mevcut Berlin Tanımı kriterleri ile ARDS hastalarının epidemiyolojisi, tanısı, yönetimi ve sonuçları hakkında sınırlı bilgi sunmaktadır. Çalışmamızda Acil Servis Hekimlerinin ARDS tanıyabilme oranı, verilen eğitimlerle bu orandaki değişiklikleri ve sonucun mortalite, taburculuk, hastaneye tekrar başvuru oranlarına etkisini öğrenmeyi hedefledik. Yöntem: Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisi'ne 01.12.2017 ve 31.05.2018 tarihleri arasında monitörlü alana alınan 18 yaş üstü, gebe ve travma olmayan son bir hafta içinde nefes darlığı ile başvuran hastalar çalışmaya alındı. Çalışmaya alınan hastalara rutin işleyiş dışında ek bir girişim ve/veya tedavi yapılmadı. Acil Tıp Araştırma Görevlisi hekimlerin hastanın ARDS olup olmadığını ön tanı olarak kayıt etmesi istendi. Üç ay sonra çalışmaya katılan hekimlere 1 saatlik ARDS tanı ve tedavisi ile ilgili bir eğitim verildi ve aynı şekilde çalışmaya devam edildi. Çalışma sonunda toplanan veriler Bilirkişi tarafından Berlin Kriterleri kullanılarak tekrar değerlendirildi. Bilirkişi tanısı kesin tanı olarak kayıt edildi. Bulgular: Çalışmanın son istatistiksel analizine 400 hasta dahil edildi. Bilirkişi tarafından bu hastaların 202 (%50,5) tanesine kesin tanı olarak ARDS tanısı konuldu. Acil Tıp Araştırma Görevlisi hekimlerinin 1 hafta içinde nefes darlığı nedeniyle acil servise başvuran hastalarda ARDS tanısını koymadaki klinik kararının tanısal değerliliğinin sensitivitesi %25, spesifitesi %94 (p <0,0001) olarak bulundu. Çalışmaya katılan Acil Tıp Araştırma Görevlisi hekimleri ile Bilirkişi arasındaki gözlemciler arası tutarlılık zayıf olarak hesaplandı. Kappa değeri 0,20048 (%95 GA 0,13128 - 0,26967), ICC 0,2637 %95 GA (0,1702 – 0,3526) olarak hesaplandı. Gözlemciler arası tutarlılık eğitim öncesi ve sonrası yapılan karşılaştırmalı analiz istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı [0.045 %95 GA (-0.026 – 0.117) p=0,2164]. Kappa değeri 0,2319 %95 GA (0,1168 – 0,3555) ICC ise 0,2798 %95 GA (0,1400 – 0,4087) olarak bulundu. Sonuç: Acil Tıp Araştırma Görevlisi hekimleri tarafından ARDS tanıma oranı düşük, ARDS dışlama oranı yüksek bulunmuştur. ARDS ile ilgili verilen eğitimin ise ARDS tanıma oranına katkı sağlamadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: ARDS Tanı, Berlin kriterleri, Eğitim

Summary:

Can We Diagnose Acute Respiratory Distress Syndrome in the Emergency Department? Objective: Current Berlin Definition criteria provides limited information about the epidemiology, diagnosis, management and outcomes of ARDS patients. In our study, we aimed to look at the ratio of emergency service physicians to recognize ARDS and determine the changes in this ratio with the training given to physicians and learn the effect of the outcome on mortality, discharge, and re-admission rates. Method: Patients who admitted to the monitored field of Emergency Department of Akdeniz University Faculty of Medicine between 01.12.2017 and 31.05.2018, with the presence of dyspnea in the last one week, pregnant and non-trauma over 18 years of age were included in the study. No additional intervention and / or treatment was performed for the patients included in the study. The emergency medicine residents were asked to record as a pre-diagnosis if the patient had ARDS. After 3 months, the physicians who participated in the study were given a lecture about the diagnosis and treatment of ARDS for 1 hour and study continued in the same way. The data collected at the end of the study were re-evaluated by the Expert with use of the Berlin Criteria. The diagnosis made by the Expert was recorded as the definitive diagnosis. Results: 400 patients were included in the last statistical analysis of the study. 202 (50.5%) of these patients were diagnosed with ARDS as a definitive diagnosis by the expert. The sensitivity and spesifity of the emergency residents' clinical diagnosis of ARDS, in patients admitting to emergency with shortness of breath in one week, is found to be 25% and 94% (p<0.0001). Inter-observer consistency between the Emergency Medical Physicians and the Expert was found to be weak. The Kappa value was calculated as 0,20048 (95% CI 0,13128 - 0,26967), ICC 0,2637 95% CI (0,1702 - 0,3526) Interobserver consistency before and after education was not statistically significant [0.045 95% CI (-0.026 – 0.117) p=0,2164]. The Kappa value was found to be 0.2319 95% CI (0.11168.3.3555) and the ICC was 0.2798 95% CI (0.141 - 0.4087). Conclusion: The rate of ARDS recognition was low by the Emergency Service Physicians and ARDS exclusion rate was found to be high. It has been observed that the education given about ARDS does not contribute to ARDS recognition rate. Key Words: ARDS Diagnosis, Berlin Criteria, Education