Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Ankara Üniversitesi / Sağlık Bilimleri Enstitüsü

Ağız cerrahisinde intravenöz bilinçli sedasyonda midazolam-remifentanil kombinasyonunun propofol ile karşılaştırılması

Comparison of intravenous conscious sedation with midazolam-remifentanil combination and propofol during oral surgery

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 90516 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

ÖZET Ağız Cerrahisinde İntravenöz Bilinçli Sedasyonda Midazolam-Remifentanil Kombinasyonunun Propofol ile Karşılaştırılması Oral cerrahi girişimler öncesinde karşılaşılabilecek en önemli sorun, hastaların işlem sırasında duyacaklarını düşündükleri ağrı nedeniyle oluşan olumsuz emosyonel durum ve bunun yansıması sonucu hekimde oluşan stress ve güçlüklerdir. Bu durumdaki hastaların uyumu ve rahatı için local anestezikler zaman zaman yetersiz kalabilmekte ve desteği gerektirmektedir. Bu gibi durumlarda hem hastanın rahatım ve koopersyonunu sağlamak hem de hekime uygun çalışma ortamı sağlayabilmek amacıyla lokal anestezi destekli bilinçli sedasyon en sık başvurulan yöntemdir. Bu amaçla günümüzde sıklıkla anksiyolitik, analjezik, sedatif ve hipnotik ajanların tek basma veya kombine olarak intravenöz uygulamaları tercih edilmektedir. Benzodiazepinler anksiyolitik, amnezik ve hipnotik özellikleri ile bilinçli sedasyonda kullanılan ilaçlardır. Özellikle kısa etkili bir benzodiazepin olan midazolamın erken psikomotor derlenme ve amnezi özellikleri nedeniyle bilinçli sedasyonda tercih edilmektedir. Narkotik analjeziklerin ise düşük dozlarda benzodiazepinlerle kombine kullanılması sedasyonun hızım ve güvenilirliğini artırmaktadır. İntravenöz bir anestezik olan propofol de bilinçli sedasyonda geniş dağılım hacmi, yüksek doku affinitesi ve klirensi ile çabuk ve kaliteli bir derlenme sağlamaktadır. Bu çalışmada çok yeni bir opioid olan ve daha önce çene cerrahisinde kullanılmayan, fakat etkisinin çok hızlı başlaması, etkisini çok hızlı kaybetmesi ve 'artık opioid etki' gözlenmemesi nedenleriyle diğer tıp dallarında özellikle kısa süreli cerrahi girişimlerde yaygın kullanım alam bulan remifentanili midazolamla kombine ederek propofolle kıyasladık. Amacımız midazolam intravenöz sedasyonunda remifentanil desteğinin, propofolle kıyaslandığında anksiyolitik etki, sedasyona başlama süresi ve kalitesi, postoperatif derlenme süresi yönünden değerlendirilmesi idi. 60Çalışmamız Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalına başvuran ve gömülü 3. büyük azı dişine çekim endikasyonu konan 40 sağlıklı (ASA I) hastayı kapsamaktadır. Rastgele iki guruba ayrılan hastaların yirmisi midazolam-remifentanil (Grup M) kombinasyonu ile diğer yirmisi ise propofol (Grup P) ile sedatize edildiler. Sedatif ajanlara operasyondan önce bolus dozu ile başlandı ve sürekli infuzyon tekniği ile devam edildi. (Grup M: 0,05 mg/kg yükleme dozu olarak midazolam bunu takiben ise 0,04 ugJcg^dk."1 remifentanil, Grup P:l mg/kg yükleme dozunu takiben 3 mg.kg'h"1 infuzyon dozu). Vital parametreler (kan basıncı, kalp atım hızı), oksijen saturasyonu, hastaların anksiyete durumları ve sedasyon skorları 60 dakika boyunca sedasyondan önce, sedasyon boyunca ve sedasyondan sonra her 10 dakikada bir ölçüldü ve kaydedildi. Postoperatif olarak hastaların toparlanma süresi ve ilaçların yan etkileri kaydedildi. Aynı zamanda sedasyondan bir gün sonra hastaların amnezi düzeyleri ve sedasyondan memnunluk dereceleri de sorgulandı. Sonuç olarak her iki grup ajanın da kullanılan dozlarıyla yeterli sedasyon elde edilmiş ve vital parametreler açısından emniyet sınırlan içinde kalınmıştır. Midazolam-remifentanil kombinasyonuyla elde edilen erken ve kaliteli sedasyonla ve postoperatif kısa derlenme süresiyle propofole alternatif olabileceği saptanırken, bu grupta elde edilen yüksek amnezi düzeyinin de propofole üstünlüğü olarak değerlendirilmiştir. Anahtar Sözcükler: İntravenöz bilinçli sedasyon, infuzyon tekniği, midazolam, propofol, remifentanil 61

Summary:

SUMMARY Comparison of Intravenous Conscious Sedation With Midazolam-Remifentanil Combination and Propofol During Oral Surgery Emotional stress and pain anxiety is one of the most important problems encountered prior to oral surgical procedures. This problem may also have an impact on the effect for oral surgeon and even the surgical treatment procedure itself. Sometimes local anesthesia may not be sufficient to ensure the patient's comfort and cooperation. In such cases, conscious sedation with local anesthesia is a technique we can use to ensure the comfort and cooperation of the patient as well as the proper treatment procedure by the oral surgeon. For this purpose anxiolytic, analgesic, sedative and hypnotic agents are used commonly for intravenous administration, either alone or in combination with each other. Benzodiazepines are anxiolitic, amnesic and hypnotic agents which are used for conscious sedation. Midazolam is a short-acting benzodiazepine with rapid onset of action, quick recovery and predictable amnesic properties which satisfies most of the requirements of conscious sedation. Using narcotic analgesics in combination with benzodiazepines improve the speed and safety of the sedation. Propofol is a short-acting intravenous anesthetic agent which has the advantages of undergoing rapid elimination and recovery for conscious sedation. For this study we aimed to use the newest opioid remifentanil which has not been used before in oral surgery in combination with midazolam and compare the combination with propofol. Remifentanil benefits from advantages like rapid onset and offset and rapid clearance which make its use common especially in minor surgical procedures. We aimed to evaluate the anxiolitic effects, onset of sedation, quality of sedation, postoperative recovery with intravenous sedation of midazolam-remifentanil when compared with propofol. 62This study is carried out on 40 patients who had been referred to the University of Ankara, Faculty of Dentistry, Department of Oral and Maxillofacial Surgery and have the extraction indication of impacted third molars. Forty healthy (ASA I) patients were selected randomly and twenty were given midazolam-remifentanil combination (Group M), while the remaining twenty were sedated with propofol (Group P). Drugs were given for sedation as an initial bolus followed by continuous infusion. (Group M: 0,05 mg/kg loading dose of midazolam and continued with 0,04 ug.kg^min."1 remifentanil, Group P: lmg/kg loading dose and than 3 mg.kg^h"1 infusion with propofol). Hemodynamic variables (blood pressure and heart rate) and periferic oxygen saturation, anxiety levels and sedation scores were recorded for every ten minutes before during and after the sedation for 60 seconds. Postoperative recovery and side effects have also been observed. The next day of the operation, the patients have been inquired for amnesia and regarding their satisfaction level from the operation. It can be concluded that for both groups an adequate sedation has been obtained with the doses that we have used. The changes in hemodynamic variables and oxygen saturation were within the normal range during the sedation. With the rapid onset, good quality sedation and rapid recovery obtained from the midazolam and remifentanil combination showed us that midazolam-remifentanil combination can be an alternative to propofol. Also midazolam- remifentanil combination is superior to propofol in respect of its high amnesic effect. Key Words: Intravenous conscious sedation, infusion technique, midazolam, propofol, remifentanil 63