Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Akdeniz Üniversitesi / Tıp Fakültesi / Kardiyoloji Anabilim Dalı

Ailesel akdeniz ateşi olan hastalarda sol atrial deformasyon parametrelerinin incelenmesi

Assessment of left atrial deformation parameters in familial mediterranean fever patients

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 433222 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Ailesel Akdeniz Ateşi [Familial Mediterranean Fever, (FMF)], düzensiz aralıklarla tekrarlayan ve kendi kendini sınırlayan, ateş ile birlikte peritonit, sinovit, plevrit, perikardit, artrit ve deri lezyonları ile karakterize otozomal resesif geçiş gösteren sistemik inflamatuar bir hastalıktır. Özellikle atak dışı dönemde de CRP, IL-6, IL-8 düzeylerinin yüksek tespit edildiği çalışmalar, FMF hastalarında asemptomatik dönemde de subklinik inflamasyonun devam ettiğini düşündürmektedir. Otoimmün romatolojik hastalıklarda kardiyovasküler etkilenmeyi ve otonomik disfonksiyonu gösteren birçok çalışma mevcuttur. Bu hastalıklarda kardiyak ileti sistemi hasarı ve kardiyak aritmiler önemli yer teşkil etmektedir. FMF de bir kronik inflamatuvar hastalık olup klinik ve subklinik kardiyovasküler etkileri birçok çalışma ile ortaya konmuştur. Bu hastalar kardiyovasküler tutulum açısından risk altındadır. Bu çalışmanın amacı, atak döneminde olmayan FMF'li hastaların, sol atriyal deformasyon parametrelerini değerlendirip sağlıklı bireylerle karşılaştırarak, FMF'in sol atriyal fonksiyonlar üzerine olan etkisini tespit etmeye çalışmaktır. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi birimlerine herhangi bir nedenle başvuran FMF tanılı hastalar ve kontrol grubu olarak da sağlıklı bireyler çalışmaya uygunluk açısından değerlendirilip çalışmaya alındı. Kriterlere uygun olan 40 FMF (24 erkek, 16 kadın) hastası ve kontrol grubu olarak 30 kişi (19 erkek, 11 kadın) alındı. Gruplar arasında temel karakteristik özellikler benzer saptandı. Laboratuvar parametrelerinden sadece CRP düzeyinin, normal referans aralığında olmakla birlikte FMF hastalarında anlamlı bir şekilde artmış olduğu saptandı. Konvansiyonel ekokardiyografi bulguları karşılaştırıldığında; EDZ, İVRT ve MPİ'nin FMF grubunda daha yüksek olduğu ve bu değerlerin istatistiksel olarak anlamlı olduğu görüldü. Doppler ekokardiyografi bulguları karşılaştırıldığında, iki grup arasında herhangi bir farklılık saptanmamıştır. Atriyal elektromekanik gecikme zamanı verileri her iki grupta karşılaştırıldığında FMF hastalarında interatriyal ve intraatriyal elektromekanik gecikme sürelerinin anlamlı olarak daha uzun olduğu saptandı. İki grup arasında karşılaştırıldığında Pmax ve Pwd sürelerinin FMF grubunda anlamlı olarak daha uzun olduğu saptanmış olup Pmin değeri, FMF grubunda istatistiksel anlamlı olarak daha düşük gözlenmiştir. Her iki grubun sol atriyal volümleri karşılaştırıldığında, sadece sol atriyal maksimum volümünde istatistiksel olarak anlamlı olacak şekilde FMF hastalarında artış saptandı. Diğer volümetrik parametrelerde her iki grup arasında anlamlı farklılık saptanmadı. Sol atriyum mekanik fonksiyonları her iki grup arasında benzer saptanmıştır. Bu şekilde hesaplanan konvansiyonel parametrelerde fark saptanmaması kardiyovasküler tutulumu dışlamada yetersiz kalabilmektedir. Bu çalışmada, sol atriyal deformasyon parametreleri olası erken kardiyak etkilenmeyi değerlendirmek için incelenmiştir. Sol atriyal deformasyon parametresi olarak, sol atriyal rezervuar ve kontraksiyon strain değerlerinde FMF grubunda anlamlı olarak daha düşük değerler saptandı. Atriyal iletim fonksiyonunu gösteren strain değeri de FMF grubunda daha az olmakla birlikte bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Literatürde FMF grubunda daha önce bu konuda yapılmış çalışmaya rastlanmamıştır. Önceki çalışmalarda gösterilen bulgulara dayanarak hipertansiyon ve yaşlılık gibi, sol atriyal rezevuar ve iletim fonksiyonunda azalma saptanan durumlara yanıt olarak atriyal kontraksiyon fonksiyonunda kompansatuar artış beklenebilirdi. Fakat bizim çalışamamızda atriyal kontraksiyon fonksiyonu pasif iletim fonksiyonuna göre istatistiksel olarak daha azalmış saptanmıştır. Bunun nedeni olarak FMF'deki inflamatuar sürecin atriyal myokardiyumunu primer olarak daha fazla etkilemiş olabileceği ve kontraksiyon fonksiyonunu daha fazla etkilediği düşünülebilir. Bu deformasyon parametrelerinin korelasyon analizinde anlamlı bir bulguya rastlamadık. Bu noktada; hasta sayımızın az olması, genetik belirteçlerin hepsine ulaşılamaması ve kardiyak manyetik rezonans görüntüleme gibi kardiyak amiloidozu ve atriyal fibrozisi gösteren ileri tetkiklerin yapılmamış olması gibi kısıtlılıklar olduğunu düşünmekteyiz. Bu sonuçlar, FMF hastalarında konvansiyonel ekokardiyografik bulguların erken dönemde kardiyak disfonksiyonu göstermede yetersiz kalabileceğini göstermektedir. Bu çalışma ile FMF hastalarında sol atriyal tutulumu erken dönemde saptamak için, sol atriyum deformasyon parametrelerinin kullanılabileceğini göstermiş olduk. Bundan dolayı, FMF hastalarının periyodik olarak kardiyolojik muayenelerinin yapılmasıyla kardiyak etkilenmenin erken dönemde incelenmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Bu sayede FMF ilişkili kardiyovasküler komplikasyonların erken saptanması ve gerekli koruyucu önlemlerin alınmasıyla morbidite ve mortalite önlenebilir ayrıca yaşam kalitesi de artırılabilir. Bu sonuçların daha geniş hasta gruplarında ve daha uzun izlem süreli çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini kanısındayız

Summary:

Familial Mediterranean Fever (FMF), is an autosomal recessive, systemic inflammatory, self-limiting disease that is characterized by repeated at irregular intervals and peritonitis with fever, synovitis, pleuritis, pericarditis, arthritis and skin lesions. Especially, the studies which detected high levels of CRP, IL-6, IL-8 in non-attack period, suggest that subclinical inflammation is continued in FMF patients during this asymptomatic period of disease. There are many studies which show cardiovascular impaction and autonomic dysfunction in autoimmune rheumatic diseases. The cardiac conduction system damage and cardiac arrhythmias have an important place in these disease. FMF is a chronic inflammatory disease of clinical and subclinical cardiovascular effects have been demonstrated in many studies. These patients are at risk for cardiovascular involvement. The purpose of this study, to try to evaluate the effect of FMF on left atrial deformation parameters trough comparing both healthy subjects and FMF patients who are not in period of attack. Healthy controls and the patients diagnosed as FMF and applicant to the units of Akdeniz University Faculty of Medicine for an reason were evaluated in terms of compliance and included in the study. 40 FMF patients appropriate for criterias (24 male, 16 female) and a control group of 30 subjects (19 male, 11 female) were included. The basic characteristics were similar between groups. Only CRP levels in laboratory parameters were found to be increased in a meaningful way in FMF patients although in the normal reference range. When the conventional echocardiographic findings compared; EDT, IVRT and MPI were found higher in FMF group and it was seen that these values are statistically significant. Compared Doppler echocardiography findings, there were no significant differences between the two groups. Atrial electromechanical delay time data were compared in both groups and significant intraatrial and interatrial electromechanical delay in FMF patients was found to be longer. When compared between the two groups, P max and PWD were found to be significantly longer duration in the FMF group, Pmin was observed to be statistically significant lower in FMF group. Compared two groups of left atrial volume, only the left atrial maximum volume showed an increase in FMF patients to be statistically significant. There were no significant difference in other volumetric parameters between two groups. Left atrial mechanical function was found similar in both groups. It found no difference in the conventional parameters calculated in this way may be insufficient to rule out cardiovascular involvement. In this study, the left atrial deformation parameters were examined to assess the potential early cardiac impaction. Left atrial contraction reservoir and strain values as left atrial deformation parameters were significantly lower in the FMF group. Although the strain value showing the atrial conduction function is less in FMF group this difference was not statistically significant. On this subject it has not been previously observed in the literature. Based on the findings shown in previous studies, the situation could be expected compensatory increase in response to reduction in atrial reserve and transmission function such as in hypertension and senility. But in our study, atrial contraction function was found to be statistically lower than the passive transmission function. The reason for this, it may thought that inflammatory process because of the FMF may have affected mainly the atrial myocardium and affected the function of contraction. There were no significant finding in the correlation analysis of deformation parameters. At this point; we believe that there are some limitations such as; the small number of patients, inability to reach all of the genetic markers and limitations for further investigations such as magnetic resonance imaging which shows cardiac amyloidosis and atrial fibrosis. These results suggest that conventional echocardiographic findings may be insufficient to demonstrate cardiac dysfunction in the early stages of the FMF patients. With this study we have shown that use of the left atrium deformation parameters can be used to determine the left atrial involvement in FMF patients in early stages. Therefore, we believe that the cardiac involvement should be examined periodically through cardiologic examination of FMF patients at an early stage. In this way, the morbidity and mortality can be prevented with the early detection of FMF-related cardiovascular complications and taking the necessary preventive measures, in addition quality of life can also be increased. We believe that this results should be supported by a larger group of patients and long-term follow-up studies