Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Coğrafya Anabilim Dalı

Akdağ kütlesinde (Batı Toroslar) karstlaşma-buzul ilişkisinin jeomorfolojik analizi

Geomorphological analysis of karstification-glacier relation in Akdağ massif (Western Taurus Mountains)

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 314839 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Batı Torosların en yüksek ikinci zirvesine (Uyluk T. 3014 m) sahip olan Akdağ, batıda Eşen Ovası (60 m) doğuda Elmalı Ovası (1100 m) arasında yer alan ve 2700 m üzerinde birçok zirve barındıran, çevresine göre oldukça yüksek bir kütle görünümündedir. Akdağ Kütlesi Oligosen kara haline geçmesiyle bölgede karstlaşma başlamıştır. Pleistosen'de yaşanan iklim değişimleriyle birlikte Akdağ Kütlesi'nde birden fazla buzullaşma etkili olmuştur. Holosen'de buzulların ortadan kalkmasıyla birlikte karstlaşma tekrar canlanarak günümüze kadar gelmiştir.Akdağ Kütlesi'nin jeomorfolojik gelişiminde birden fazla etken ve sürecin rolü olmuştur. Bu süreçlerin başında karst, buzul, tektonik ve flüviyal gelmektedir. Akdağ Kütlesi'nde bu farklı etken ve süreçlerin ürünü polijenik bir jeomorfoloji gelişmiştir. Özellikle 2000 m ve üzerindeki sahalarda karst ve buzul jeomorfolojine ait şekiller iç içe geçmiş halde görünürler. Akdağ Kütlesi'nde etkili olan Pleistosen buzul dönemleri, büyük ölçüde karstik yapıya uyumlu gelişmiş ve 2500 m ve üzerindeki paleo-karstik depresyonlarda kalın plato buzulları gelişmiştir. Bu buzulların ürünü buzul depolardan alınan OSL yaş değerlerine göre 17-21 bin yaşları çıkmıştır ki bu da son buzul dönemi Würm'e denk gelmektedir. Akdağ, Toroslar'da Pleistosen'de buzullaşmış diğer dağlara oranla daha fazla buzullaşmaya maruz kalmıştır. Bunda, iklim, yükselti ve enlemin etkisi olmakla birlikte Likya Napları'na bağlı gelişen lito-stratigrafik yapının etkisi büyüktür.Akdağ kütlesinin glasio-karstik evriminin ortaya konmasında; coğrafi bilgi sistemleri ve morfometrik analizler, jeofizik yöntemleri, OSL tarihlendirme yöntemi ve sedimantolojik analizlerden faydalanılmıştır.

Summary:

Having the second highest peak (Uyluk Peak 3014 m) in Western Taurus, Akdağ is a massif, higher than its surrounding and surrounded by Eşen Plain (60 m) in the west, Elmalı Plain (1100 m) in the east and consisting of several peaks more than 2700m. Karstification started in the area as Akdağ Massif turned into Oligocene land. With the climate changes in Pleistocene, more than one glaciations were effective in Akdağ Massif. And with disappearance of glaciers in Holocene, karstification revived again and survived until today.Several factors and processes had role in the geomorphological development of Akdağ Massif. Karst, glacier, tectonic and fluvial are primary among these processes. A polygenic geomorphology, which is a product of these different factors and processes, developed in Akdağ Massif. Especially in fields at the height of 2000 m and more, formations belonging to karst and glacier geomorphology are seen one within the other. Pleistocene glacier periods, which were efficient in Akdağ Massif, developed in accordance with the karst formation to a great extent and thick plateau glaciers developed in paleo karstic depressions at the height of 2500 m and over. According to OSL age values obtained from glacier depots which are products of these glaciers, it was revealed that they were 17-21 thousand years old and this occurs at the same time as the last glacial period Würm. Akdağ was exposed to more glaciation compared to other glaciated mountains in Taurus in Pleistocene. Together with the effect of climate, height and latitude in this, the effect of lithostratigraphic structure developed based on Lykia Nappes is also significant.Geographical information systems and morphometric analyses, geophysical methods, OSL date method and sedimentologic analyses were benefited in exerting the glacio-karst evolution of Akdağ Massif.