Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Ankara Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı / Din Felsefesi Bilim Dalı

Akıl-iman ilişkisi açısından fideizm

Fideism in terms of faith-reason relationship

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 265448 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Bu çalışma akıl-iman ilişkisi açısından fideizmi felsefi eleştiriye tabi tutmayı amaçlamaktadır. Soren Kierkegaard ve Blaise Pascal, fideizmin iki önemli temsilcisi olarak kabul edilmektedir. Bu yüzden konu, daha çok onların akıl-iman ilişkisi hakkındaki görüşleri çerçevesinde ele alınmaktadır.Bu tez giriş ve sonuç dışında üç bölümden oluşmaktadır.Giriş bölümünde, din felsefesinin en temel koularından biri olan akıl-iman ilişkisi ile ilgili temel sorular ortaya kondu ve bu sorular karşısında, fideizmin nasıl bir duruşu temsil ettiği açıklandı.Birinci bölümde, fideizmin alan ve sınırlarının belirlenmesi konusundaki tartışmalar bağlamında `fideizm nedir?' sorusuna bir cevap bulmaya çalışıldı. Fideizm teriminin tarihi menşei ortaya konularak, fideizmi tanımlama sorunu ele alındı. Fideizmin temel özellikleri irdelendi ve ardından tarihsel süreç içerisindeki gelişimi ve ortaya çıkan farklı fideizm gelenekleri üzerinde duruldu.İkinci bölümde, fideizmin, imanın doğasına ilişkin görüşleri değerlendirildi. Fideizm, imanın doğası gereği aklı ve delili dışladığını iddia etmektedir. Bu bağlamda fideizmin ianın doğasına dair ileri sürdüğü iddiaların, onu haklı çıkarıp çıkarmadığı tartışıldı. Doğrudan iradeciliği ve imanın öznelliği anlayışını gerektirdiği anlaşılan fideizmin bu iki mesele hakkındaki yaklaşımı eleştiriye tabi tutuldu.Üçüncü bölümde, fideizmin, aklın doğasına ilişkin görüşleri değerlendirildi. Fideizm, imanın temellendirilebilir bir şey olmadığı idiasını, aklın güçsüzlüğüne ve doğal teolojinin yetersizliğine dayandırmaktadır. Bu bağlamda fideizmin iddiaları eleştiriye tabi tutuldu.

Summary:

This dissertation examines and critiques Fideism. Soren Kierkegaard and Balise Pascal, among others, are often regarded as paragons of the fideist approach. That is why this study essentially and particularly deals with their views on the relationship between reason and faith.The dissertation consists of one introduction and three chapters. The introductory section provides a general outline for the relationship between faith and philosophy, which is one of the fundamental questions in the field of philosophy of religion, and the outlook that Fideism represents within that context.The first chapter attempts to answer the question as to what Fideism is through discussions on how to determine the scope and boundaries of Fideism. To this end, the historical grounds of Fideism are first tackled and then the difficulties concerning how to define Fideism are discussed. This chapter offers an inquiry into the characteristic features of Fideism, its historical development, and different fideist versions that appeared throughout its history.The second chapter takes up the views concerning the nature of faith, where the fideistic notion that faith by nature dismisses reason and rational proof is underlined. Questioned and critiqued in the context is whether or not the claims of Fideism with regard to the nature of faith justify this notion. This chapter also offers a critique of the fideist approach to two issues of direct voluntarism and the notion of the subjectivity of faith, which it demands.In the third chapter, the fidesit understanding about the nature of reason is investigated. It is found out that Fideism ascribes the unjustifiability of faith to weakness of reason and the insufficiency of natural theology. These sorts of fideist claims are criticized in the final portion of the chapter.