Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Üniversitesi / Cerrahpaşa Tıp Fakültesi / İç Hastalıkları Anabilim Dalı

Aksilla lenf nodu pozitif meme kanseri olgularında ekstrakapsüler invazyonun prognostik değeri

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 108201 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

ÖZET Meme kanserinin seyrini etkileyen birçok prognostik faktör mevcuttur. Bunların içinde en önde geleni aksiller lenf nodu tutulumudur. Metastatik lenf nodu sayısının yanısıra, boyutu, seviyesi, ekstrakapsüler yayılım (ECE, extrascapcular extension) gibi özellikler de prognostik önem taşımaktadır. Bu çalışmada amacımız TNM sınıflamasına göre evrelendirilmiş aksiller lenf nodu pozitif erken evre meme kanseri olguları arasında kapsül invazyonu olan ve olmayanların sağkalım farkını araştırmak ve ayrıca lenf nodu ekstrakapsüler yayılımının bir prognostik faktör olarak sağkalım ve hastalıksız yaşam süreleri ile ilgisini değerlendirmektir. 1276 meme kanserli hastanın dosyası incelenerek aksiller lenf nodu pozitif ve ekstrakapsüler invazyon hakkında net bilgi olan 234 hasta çalışmaya dahil edildi. 147 (%62.8) olguda ECE (+) iken geriye kalan 87 (%37.2) olguda ise ECE (-) idi. Her iki çalışma grubunda yaş ve tümör çapı yönünden belirgin bir farklılık olmadığı gözlendi. Ekstrakapsüler yayılım metastatik lenf nodu sayısının ile direkt ilişkili idi. ECE (+) hastalarda metastatik lenf nodu sayısının ECE (-)lere göre daha fazla olduğuı ve bu farkın istatistiksel olarak ileri derecede anlamlı olduğu görüldü (p<0.001). Histolojik olarak değerlendirildiğinde invaziv duktal karsinom sıklığı ECE (-) olgularda %71.3 iken ECE (+) olgularda ise %83 olarak saptandı ve ekstrakapsüler invazyon olan olgularda invaziv duktal histoloji oranının anlamlı olarak daha fazla bulunduğu gözlendi (p=0.034). Yaptığımız çalışma sonucunda ekstrakapsüler invazyon varlığında genel sağkalım (p=0.0012) ve hastalıksız sağkalımda (p=0.001) azalma saptadık. Aynı sayıda tutulmuş lenf noduna sahip (1-3 arası) ECE (-) ve ECE (+) hastalar arasında belirgin bir hastalıksız sağkalım farkı saptanmasına karşın bu farkın istatistiksel anlamlılık taşımadığı belirlendi (31±22 aya karşı, 27+18 ay). Aynı durum 4-8 lenf nodu pozitif hasta grubun için de geçerliydi (29±19 aya karşı, 21±17 ay). ECE (-) hastaların 5-yıllık genel sağkalımları %88, ECE (+) hastaların ise %59 olarak 27bulunurken ve ECE (+) olguların ölüm oranının 3 kat daha fazla olduğu gözlendi. Çalışmamız sonucunda ekstrakapsüler yayılımın hastalıksız sağkalım ve genel sağkalım açısından önemli bir faktör olduğu, ancak bunun bağımsız bir ölçüt olmaktan çok aksiller lenf nodu sayısı, tümör histolojik tipiyle birlikte kullanıldığında prognoz ve adjuvan tedavi seçimi açısından yol gösterici olabileceği kanısına vardık. 28

Summary:

SUMMARY There is a long list of prognostic factors that can determine survival in early stage breast cancer. The most important is the axiallary lymph node involvement. In addition to the number of metastatic lymph nodes, their size, level and extracapsular extension also have impact on the outcome. The aim of this study is to investigate the potential survival difference among patients with node-positive early stage breast cancer who have documented extranodal extension compared to those patients whose nodal metastaes are completely within the confines of lymph node capsules. 234 patients with early stage node-positive breast cancer with complete information regarding extracapsular extension status were studied. 147 (62.8%) patients were reported to tbe ECE (+) and the remaining 87 (32.2%) were ECE (-). There was no clear difference between these two groups in terms of age and tumour diameter. The number of metastatic lymph nodes in ECE (+) patients was found to be higher than the number of lymph nodes in ECE (-) patients and this difference was found to be statistically highly significant (p<0.001), suggesting that ECE has linear relationship with the number of lymph nodes involved. Histologically, invasive ductal carcinoma was diagnosed 71.3% of ECE (-) and 83% of ECE (+) cases (p=0.034). In our study, we detected a trend towards a decrease in overall survival (p=0.0012) and progression free survival (p=0.001) in ECE (+) patients. Furthermore, a difference was also noted between progression-free survival of these patient groups who have the same number of involved lymph nodes, which however did not reach statistical significance. The 5 year survival was 88% in ECE (-) cases and %59 in ECE (+) cases. 29We conclude that ECE is an important prognostic parameter that needs to be taken into account in node-positive breast cancer patients. It is expecially useful in terms of selection of adjuvant treatment such as adjuvant chest wall and axiallary radiotherapy. 30