Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Ankara Üniversitesi / Tıp Fakültesi / Kardiyoloji Anabilim Dalı

Akut miyokart infarktüsünde D-dimerin erken prognoz üzerine etkisi

The Effect of D dimer on early prognosis in acute myocart infarction

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 118210 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

35 ÖZET Bu çalışmada plazma D-dimer düzeyinin AMİ'de hastane içi morbidite ve mortalite ile olan ilişkisini ve AMİ'de D-dimerin yükselmesine etki eden faktörleri saptamaya çalıştık. Çalışmamıza AMİ geçiren 80 hasta alındı. Bu hastalar arasında plazma D-dimer düzeyi normal (46 hasta, %57,5) ve yüksek (34 hasta %42,5) olan hastalar karşılaştırıldı. Hastaların, yaş ortalaması 61,16 (±10,63) ve 57 (%71,3)'si erkekti. Plazma D-dimer düzeyi normal ve yüksek olan hastalar arasında yaş ve cinsiyet farkı bulunmadı. Klasik major kardiyovasküler risk faktörlerinden HT, DM, sigara kullanımı ve aile öyküsü gruplar arasında farklı değildi. Ancak hiperlipidemi, D-dimer düzeyi normal olan grupta anlamlı olarak (p=0,0172) daha yüksek bulundu. Bu durumun hiperlipidemik hastalarda fibrinolitik aktivitenin azalmış olmasına bağlı olduğu düşünüldü. EKG'de ST segment yüksekliği ve AMİ'in lokalizasyonu ile plazma D-dimer düzeyi arasında ilişki bulunmadı. Kardiyak miyoknekroz markerlerinden CK-MB, plazma D-dimer düzeyi yüksek olan grupta anlamlı (p=0,0434) olarak daha yüksek bulundu. Ancak CK-MB her iki grupta da normal değerlerin üzerinde olduğu için CK-MB'in plazma D-dimer düzeyinin yükselmesine etkisinin olup olmadığı anlaşılamadı. Ancak plazma D-dimer düzeyi yüksek olan grupta CK-MB düzeyinin anlamlı olarak daha yüksek olması bu grupta AMİ'un daha şiddetli ve infarkt hacminin daha geniş olması ile ilişkili olabilir. Bu grupta morbiditenin anlamlı olarak yüksek olması bu görüşü desteklemektedir. Benzer şekilde plazma homosistein düzeyi de plazma D-dimer düzeyi yüksek olan grupta daha yüksek bulundu. Ancak her iki grupta plazma homosistein düzeyi hastaların çoğunda normal değerlerinin üzerinde olduğu için plazma D-dimer düzeyinin yükselmesine etkisinin olup olmadığı anlaşılamadı. Akut faz reaktanlarından CRP ve fibrinojen, D-dimer düzeyi yüksek olan grupta anlamlı olarak daha yüksek bulundu (sırasıyla p=0,0071, p=0,0187). Fibrinojenin plazma D-dimer düzeyinin yükselmesinde etkili olduğu bulundu. -36 LV trombüsü ve anevrizması ile plazma D-dimer düzeyi arasında ilişki bulunamazken, LA çapı büyük olanlarda, plazma D-dimer düzeyinin anlamlı olarak (p=0,035) daha yüksek olduğu bulundu. Bu durum D-dimer düzeyi yüksek olanlarda LV disfonksiyonunun daha fazla olmasıyla açıklanabilir. KAG'de trombotik görünüm ve KAH'ın yaygınlığı ile D-dimer arasında ilişki bulunmadı. D-dimer düzeyi ile mortalite arasında ilişki gözlenmezken plazma D-dimer düzeyinin morbiditeyle ilişkili (p=0.018) olduğu bulundu. D-dimer düzeyi yüksek olan grupta morbidite daha yüksek bulundu. Lojistik regresyon analizinde fibrinojen, normolipidemi ve morbiditenin plazma D-dimer düzeyinin yükselmesinde belirleyici olduğu bulundu. AMl'de, plazma D-dimer düzeyinin yüksek olması aktif ve devam eden koronertrombüsün varlığını gösterebilir ve bu hastalarda AMİ daha şiddetli ve komplike seyredebilir. Bundan dolayı bu grup hastalarda antitrombotik ve antiagregan tedavi daha yoğun olarak verilmelidir. Komplikasyon gelişme riski bu grup hastalarda daha yüksek olduğu için hastalar daha yakın takip edilmelidir. </td></tr> <tr class="renkbas"><td colspan="4" height="7"></td> </tr> <tr class="renkp" ><td colspan="4" id="td1">

Summary: