Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Ankara Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Alman Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı

Alman eğitim romanında avangard dönüşümler

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 127814 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Bu tez çalışmasında, Alman edebiyatına özgü bir edebi tür olan eğitim romanında (Aim. Bildungsroman) görülen köklü değişimin nasıl gerçekleştiği konusu, "Demian" (1919), "Teneke Trampet" (1959), "Adım Gantenbein Olsun" (1964) ve "Koku" (1985) adlı romanlardan yola çıkılarak araştırılmıştır. Eğitim romanı türü, bir kişinin yaşamı boyunca geçtiği çeşitli aşamalar sonrasında kendi kimliğini bulması konusuna odaklanmıştır. Eğitim romanı türünün prototipini Johann Wolfgang von Goethe, "Wilhelm Meister'in Çıraklık Yılları" (1795/96) adlı romanıyla ortaya koymuştur. Roman tipik eğitim romanı özelliklerini bünyesinde barındırdığından eğitim romanı geleneğinin de belirleyicisi olmuştur. Buna göre, roman kahramanının olgunlaşma ve gelişme süreci, Klasik çağın dünya ve gerçeklik anlayışına koşut doğrultuda gerçekleşmektedir. Farklı edebi akımlar içerisinde oluşan eğitim romanları, o akımın benimsemiş olduğu dünya görüşünün belirlediği bir kişilik oluşum sürecini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla Klasik dönemden sonraki eğitim romanlarında yansıtılan kişilik bulma sürecini, yine söz konusu yapıtın kaleme alındığı edebi akımın değişen dünya ve gerçeklik anlayışı belirlemiştir. Bu bağlamda, bir akım içerisinde dünyayı ve gerçeği kavramaya yönelik bakış açısının değişmesiyle, kişilik gelişim sürecinin niteliği de bununla doğru orantılı olarak değişmektedir. Eğitim romanı türü geleneğinden köklü kopmalar özellikle 20. yüzyıl içerisinde görülür, çünkü bu yüzyıl, iki Dünya Savaşı'nın damgasını vurduğu ve Batı dünyasında büyük sarsıntıların yaşandığı bir zaman kesitini kapsamaktadır. Dolayısıyla temelinde büyük idealleri barındıran eğitim romanı türü de bu yüzyıl içerisinde bir kriz dönemine girmiş ve bu dönemi gösterdiği avangard nitelikli değişimler doğrultusunda geçirmiştir. İnsanın eğitilebilirliğine yönelik inancın temelden sarsıldığım gördüğümüz 20. yüzyılda, dış dünya ve çağ koşullarına ilişkin takınılan eleştirel tutum kendisini bu türde göstermektedir. Buna göre Hermann Hesse "Demian"la dış dünyayı ikinci planda bırakarak iç dünya gelişimine odaklanan bir eğitim romanı kaleme almıştır. Yazar roman kahramanının gelişim yolcuğunu, insanın bilinçaltında yaşatma yolunu seçmiştir. Bu 294durumda onun yaşamında dengeyi bulmasının önkoşulunu, geleneksel eğitim romanında olduğundan farklı olarak, dış dünyayı devre dışı bırakarak iç dünya gelişimi olarak belirlemiş olur. Soyut nitelikli bir kişilik gelişimi sürecinin temel alınmış olması, türün gelişimi açısından değerlendirildiğinde, bu türün 20. yüzyıl başında avangard bir dönüşüm yaşadığım ortaya koymaktadır. 20. yüzyılın ortalarmdaysa klasik değerlere ve ideallere olan inanç iyiden iyiye sönükleşmeyi sürdürür ve bunun bir sonucu olarak eğitim romanının parodisinin yapıldığı karşıt-eğitim romanı anlayışı yaygınlık kazanır. Günter Grass 'm "Teneke Trampet" adlı yapıtında ortaya koyduğu yaklaşım da, eğitim romanı şemasının altüst edildiği ve grotesk tonun ön plana geçtiği bir yaklaşımdır. Yazar çarpıklıklarla dolu, grotesk bir dünyanın romanının ana kişisini de her bakımdan sıradışı ve olumsuz kişilik özellikleriyle donatmıştır. Oskar'ın yaşamında içinde yaşadığı toplumsal koşullarda gelişimi doğrudan reddettiğini ve her koşulda gelişmesinin mümkün olmadığım gören okur, bu kez kendisi bir bilinçlenme süreci yaşamış olur: Bu karşıt- eğitim romanında yapılan çağ eleştirisinden çıkartılması gereken sonuç, eski değerlere ve ideallere yeniden kavuşulması için gerekli tutumun ortaya konması gerektiğidir. Böylelikle eğitim romanı türü, geçirdiği değişim sürecinde yeni bir aşamayı daha ortaya koymuş olur. Türün 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra çizdiği değişim grafiğinde, modern yaşamın bir diğer olgusunun ön plana geçtiği görülür. Buna göre, eğitim romanı geleneğindeki kesin çizgiler ve değerler yok olmuştur, çünkü yaşamdaki mutlak gerçeklik anlayışı da yerini göreceliğin egemen olduğu yeni bir gerçeklik anlayışına bırakmıştır: Refah toplumunun insanının kişilik gelişim süreci, eğitim romanı geleneğinde olduğu gibi somut temeller üzerine oturmaz, o kesin çizgiler taşımaktan uzaktır. "Adım Gantenbein Olsun " dış dünya deneyiminin anlamsız kılındığı modern eğitim romanı yapısıyla bize tür geleneğinden ne denli uzaklaşıldığım göstermektedir. Bu romanda bireyin yaşamöyküsü bir olasılık olarak ele alınır, çünkü olasılıkların insan yaşamım yansıtmada geleneksel bağlamda kullanılan yansıtmacı yaklaşımdan daha etkili olduğu görüşü benimsenmiştir. Modern eğitim romanında görülen bu anti-mimetik yaklaşım, postmodern eğitim romanlarında daha da belirginlik kazanır. Yaşamda mutlak gerçeklik anlayışından 295uzaklaşıp, bu doğrultuda gerçekleşen anlam arayışlarına son verilmesiyle birlikte, her şeyin birlikte varolduğu çoğulcu bakış açısı odaktaki yerini almıştır. Gerçeğin görece olduğu ilkesinin benimsenmesiyle, eğitim romanı türünün temelinde yatan dünya ve sanat görüşünün doğrudan sorgulandığını ve sorunsallaştınldığım görürüz. Süskind bu metninde, eğitim romanı türü geleneğine ilişkin ironik ve parodik bir tutum sergilerken, bu türe özgü içerik ve biçim öğelerini de bilinçli olarak çarpıtmıştır. Karşımıza çıkan bu grotesk çarpıtma, avangard yapıtlarda geleneksel gerçekçi eğitim romanı anlayışına son verildiğini göstermektedir. Bu durumda geleneksel eğitim romanının yerini bütün içerik ve biçim özelliklerinin oyunsu bir biçimde kurgulandığı çoğulcu bir yapımn oluşturulması amacıyla kullanan postmodern eğitim romanı almıştır. Ortaya çıkan bu tablo, bize Bildungsroman türünün sonunun gelmediğini, ancak türün bir transformasyon yaşadığım göstermektedir. Eğitim romanı türü, bütün 20. yüzyıl boyunca köklü bir değişim geçirmiştir ve bu köklü değişim, çeşitli avangard edebiyat özelliklerini bünyesinde barındıran bir dönüşüm süreci niteliğindedir.

Summary:

In this thesis study, how the radical change occurred in Bildungsroman, a peculiar property of German literature, is studied through novels such as "Demian ", "Die Blechtrommel", "Mein Name sei Gantenbein" and "Das Parfüm". The focus of Bildungsroman as a type is an individual's life long processes leading to his or her forming of an identity. The prototype of Bildungsroman was put forward by Johann Wolfgang von Goethe in his work titled "Wilhelm Meisters Lehrjahre". Since this novel included a typical set of qualities that can be found in an Bildungsroman, it also set an example to the type as well. Therefore, the process of stepping into maturity goes parallel to the worldview and understanding of reality of the Classical Age. Developing in a variety of literary movements, Bildungsromane bring forward processes of educational formation that is peculiar to the worldview of that specific movement. Likewise, the processes of maturity described in Bildungsromane after the Classical Age had been shaped by the changing worldview and understanding of reality of this particular movement. In that manner, there is direct correlation between the change in perspectives of conceptualizing the world and reality within a movement and the quality of an individual's developmental processes. The greatest break away from the tradition of Bildungsromane are seen especially in the 20th Century simply because these years coincided with the World War II and the period which shook the Western World tremendously. Due to these occurrences, even though it carried great ideals within its fundamentals, faced with a crisis within this century and experienced it with changes that are avant-garde in nature. Not only we have observed the groundbreaking loss of trust in individuals' educability in the 20th Century, we have also witnessed the critical stance against the external world and the qualities of the age itself all of which are visible in this type. In light of these, Hermann Hesses "Demian " has penned an Bildungsroman which focuses on the internal development by leaving out the external. The writer has chosen to depict the development of the individual within the subconscious of the humankind. In such a situation, it is made perquisite that the only way to find balance 297in life is, unlike that of the traditional Bildungsroman, to leave out the external world for the sake of the development of the internal world. Because it prioritizes an individual development that is abstract in nature, when it is evaluated in terms of the development of the type, it is visible that the type has experienced an avant-garde change in the 20th Century. In the middle of the 20th Century, belief in classical values and ideals continue to dim the result of which is the spread of the anti-Bildungsroman in which the parody of Bildungsroman is existent. Gunter Grass' view in "Die Blechtrommel" is one that turns the scheme of Bildungsroman upside down and one that pulls the grotesque tone to the foreground. The writer has ornamented the hero who lives in a distorted and grotesque world with marginal and negative personality traits. The reader who sees that Oskar rejects the development sought in his societal life and because it is obvious that development is impossible at all, starts to go through a process of self conscientization. The result that has to be found in this specific critique of the age is that it is necessary to identify the attitude for obtaining the old values and ideals again. Therefore, Bildungsroman as a type puts forward a new phase in its developmental process. In its course of development, especially in the second half of the 20 Century, another concept of the modern world starts appearing. In such a change, rigid contours and values are nonexistent because absolute reality left its place to a new understanding of reality that is led by relativity. The character development of the individual living in a welfare society, unlike the way it is in the tradition of Bildungsroman, is neither established on concrete foundations nor it carries rigid contours. "Mein Name sei Gantenbein" shows us this detachment with its modern Bildungsroman structure which makes the external worldview a meaningless counterpart of such a tradition. In this novel, an individual's life story is picked up as a possibility because it is accepted that possibilities are more effective than traditional mimetic view. This anti-mimetic view in modern Bildungsromane, becomes more visible in postmodern Bildungsromane. Instead of relying on absolute reality but by putting an end to searching for meaning in life, the focus is on multiplicity in which everything fe!*£ 298is put together. By accepting the relativity of reality, we start seeing the questioning and problematization of world and artistic views that are apparent in Bildungsroman. Süskind, in this text "Das Parfüm ", lays an ironic and parody based view by twisting the content and forms that are peculiar to this tradition. This grotesque twist shows us the end of the traditional view in avant-garde works. In such a situation, the place of traditional Bildungsroman is left to postmodern Bildungsroman in which multiplicity is sought through fictionalizing all forms and content of the traditional one. This appearance shows that Bildungroman as a type is not in its end but has been going through a transformation. Bildungsroman as a type, has gone through a radical change all through the 20th Century and this radical change signals a development which includes a variety of literary qualities that are avant-garde in nature.