Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Felsefe Anabilim Dalı

An analysis of self-love and sympathy with special reference to ernard de Mandeville and Adam Smith

Bernard de Mandeville ve Adam Smith'e göndermelerle ben-sevgisi ve duygudaşlık incelemesi

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 481528 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Self-love and sympathy as two antagonistic views regarding human nature occupied an important place in eighteenth century philosophical milieu. First view, inherited from Thomas Hobbes was defended passionately by Bernard de Mandeville. In The Fable of the Bees Mandeville depicts main dynamics of civil society by anatomizing human nature, moral motivations of individuals and the structure of politics. His notoriety among eighteenth century moralists was due to his famous motto "private vices public benefits" and his assertion of selfishness as the basic motive of human nature. Adam Smith, contrary to Mandeville's moral egoism, defends sympathy as a ground of moral judgments and draw attention to altruistic characteristic of human nature in The Theory of Moral Sentiments (1759). Although Smith propounds a completely different theory that of Mandeville in his earlier work it seems very surprising that he mentions self-love as a basic motive of human beings in The Wealth of Nations (1776). In this study, the role of self-love on Smith's moral theory and economic system and possible effects of Mandeville's doctrines will be discussed. On the basis of differences between Mandeville's and Smith's theories of morals and Smith's stance against moral egoism this study aims to show that Smith's system cannot be considered as a reconstruction of Mandeville's social theory and system of morals. This study also demonstrates that when Smith's works are examined thoroughly it will follow that Smith succeeds in overcoming Mandeville's moral egoism by reconciling sympathy with self-love.

Summary:

İnsan doğası hakkında iki karşıt görüş olan ben-sevgisi ve duygudaşlık onsekizinci yüzyıl felsefe çevrelerinde önemli bir yer teşkil etmiştir. Thomas Hobbes'dan miras kalan birinci görüş Bernard de Mandeville tarafından hararetle savunulmuştur. Arıların Masalı'nda Mandeville, insan doğası, bireylerin ahlaki motivasyonu ve siyasetin yapısını açımlayarak toplumun ana dinamiklerini tasvir eder. Mandeville'in "kişisel erdemsizlikler kamusal faydalar" olarak bilinen ünlü düsturu, bencil insan doğası iddiası onsekizinci yüzyıl ahlak felsefecileri arasındaki kötü şöhretinin nedenidir. Adam Smith, Mandeville'in ahlaki egoizminin tersine, duygudaşlığı ahlaki yargıların temeline koyar ve Ahlaki Duygular Kuramı'nda (1759) insan doğasının özgeci karakterine dikkat çeker. Fakat Smith'in önceki eserinde tamamen Mandeville'den farklı bir kuram ortaya koymasına rağmen sonraki eseri Ulusların Zenginliği'nde (1776) insanoğlunun ana dürtüsünün ben-sevgisi olduğunu iddia etmesi oldukça şaşırtıcıdır. Bu çalışmada, Smith'in ahlak kuramı ve ekonomik sisteminde ben-sevgisinin rolü ve olası Mandeville etkileri tartışılacaktır. Mandeville ve Smith'in ahlak kuramları arasındaki farklılıklar ve Smith'in ahlaki egoizme karşı duruşundan yola çıkarak bu çalışma Smith'in sisteminin Mandeville'in sosyal kuramı ve ahlak sisteminin yeniden inşası olamayacağını göstermeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma ayrıca eserleri etraflıca incelendiğinde Smith'in duygudaşlık ve ben-sevgisini uzlaştırarak Mandeville'in ahlaki egoizminin üstesinden geldiğini göstermektedir.