Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Bilişim Anabilim Dalı / Mimari Tasarımda Bilişim Bilim Dalı

An inquiry on flow metaphor in the context of digital creativity

Dijital yaratıcılık bağlamında akış metaforu üzerine bir araştırma

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 513078 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

This thesis investigates a metaphor, flow in terms of interpreting concepts, design and digital creativity. The thresholds of change may be defined more clearly by the representational property of the flows that problematize the undetermined so that dynamic imagery and possibilities can be conceptualized by becoming and transitioning. This study focuses on the qualitative features and conceptual possibilities of forms by breaking down the threshold barrier between virtual and reality, as flows represent the occurrences. Conceptualizations enable dialogue of design, imagination, visualization and perception process with other disciplines. In this context, this thesis is about the representation of flow in computer environment by the means of associating conceptual narratives, creativity and objectivity in design and algorithms. In this work, firstly, concepts and theories on flow are elaborated. Interpretation of flows, ways of thinking, explorations, networks, concepts derived from flow such as complexity, emergence, multiplicity, smooth and striated spaces and discussions on fuzzy boundaries are defined. The natural processes observed in the context of changing physical states such as energy, magnetism and the mass movements of flocks or communities are described by flow behaviours. Energy flows and equilibrium state are identified by defined or unexpected behaviours of the particles with the thermodynamics definitions triggering the creativity and physics in the context of formation and intellectual debates. In the context of design, the variability of form, the interpretations of design according to visual and relational point of view, the changes in spatial scales, flow dynamics, shaping of flow as energy, boundary definitions, permeable boundaries and points of view on the definition of spaces by flow lines are presented. In the third chapter, computability of flow concepts is mentioned in the context of discoveries at the intersection of technology and design. By referring to animated forms and simulating the complexity, the interpretation of the motion perception on a single square in the art with the changes of the motion sequences and visual illusions in algorithmic design are discussed. Theories that computational methods are used to describe observable flows, interpretations of mathematical explanation of flow and methods based on the working principles of simulation programs are expressed. An overview of transformational properties that the algorithmic logic uses in the representation of natural processes is pointed out and examples of the productivity of these variables are given. In parallel with the developments in technology, representations of flow in artworks and evaluations on creative experiences are presented. Interpretation of flow concepts as metaphors and definitions together with flow conditions in the real sense lead to a process in which design possibilities are dynamically processed. Technology in a continuous regulation and repetition also produces its own nature and phenomena in its own developmental process. This phenomenological structure of the digital leads design to new perspectives which may be an intertwined way to bring together virtual and actual in a digital reality. The repertoire of scientific knowledge requires a new repertoire of knowledge production analysis that reconfigures process, experimentation and observation. In the fourth chapter, abstract digital flow experiments are presented with flow concepts to investigate the potential of conceptual and phenomenological properties of the flow. The flow metaphor of the production processes of algorithms and simulations produced in the digital environment were investigated in order to base a behavioural basis on how to visualize a non-mechanical motion in the digital environment during the design processes. The experiments were carried out to analyze algorithmic concepts and abstractions with animated series to investigate the potential of algorithms. Analyzes on motion and transformation depending on time were made to explore the productivity of concepts diversified by the adaptive nature of computation. As a result, the predefined processes of design, interpretation and heuristic attempts do not happen in a completely fixed or structured world. Within the productivity of algorithms, the design process may produce unexpected processes and outcomes. Unlike traditional design, the uncertainty-driven concepts can lead to the creation of new ways of thinking and evaluations in algorithmic design. Algorithmic logic feeds on the discoveries and dialogue with other disciplines within the context of virtualization so that expansion of the realizations towards the unexpected configurational transformations represented by the computing environment can improve the creativity of the designers.

Summary:

Bu tez, kavramları, tasarımı ve dijital yaratıcılığı yorumlamak bağlamında bir metaforu, akışı ele almaktadır. Gerçeklerin değişim eşikleri, akışların henüz belirlenmemişi temsil edebilme özelliğiyle daha net tanımlanabilir ve böylece, dinamik imgelerle imkanlar, olasılıklar, bir durumu terkedip başka bir duruma geçişin ve bu durumun koşullarının tanımı kavramsallaştırılabilir. Akışların oluşları temsil edişi ve dünyadaki her şeyin her an oluş halindeliği bağlamında bu çalışma, bir sonuç ürün üretimine odaklanmaktansa, sanal ile gerçek arasındaki eşik bariyerini yıkmak ile formların nitel özellikleri ve kavramsal olasılıkları üzerine odaklanmaktadır. Kavramsallaştırmalar, tasarımın anlatımı, düşüncesi, görselleştirilmesi ve algılanması süreçlerinde diğer disiplinlerle diyaloğa olanak sağlar. Bu kapsamlarda bu tez, akışın kavramsal anlatımları, yaratıcılık ve nesnel olarak tasarımın ilişkilendirilebilmesi ve algoritmalalarla akışın bilgisayar ortamında temsili üzerinedir. Bu çalışmada ilk olarak, akış üzerine olan kavramlar/yaklaşımlar incelenmiştir. Akışın yorumlanması, akışı irdeleyen düşünce biçimleri, düşünsel bağlamda ilişki ağları, karmaşıklık, belirme, çoğulluk gibi akıştan türeyen kavramlar ile akış halindeki mekan tanımlamaları, yumuşak ve çizgili mekanlar, bulanık sınırlar üzerine söylemler üzerinde durulmuştur. Bu kavramların görsel temsillerinin, kavramsal formlar ve matematiksel tanımlamalar üzerinden açıklanmalarına değinilmiştir. Fiziksel mekanlar ve ağların oluşturduğu mekanlara değinilerek, bilgi akışının bulanıklaştırdığı mekan algısı bahsi geçen kavramlar ve görsel tanımlamalarla ifade edilmiştir. Kavramlara ilişkin ikinci bölümde, akışın gözlemlenebilir bir olgu olarak okunduğu doğal süreçlere yer verilmiş, enerji değişimleri, manyetizim gibi değişken fiziksel durumlar bağlamında akma davranışı gözlemlenebilen doğal süreçler ile sürüler ya da toplulukların kitlesel/bütünsel hareketleri, geniş alanlardaki hareketler üzerine gözlemler ve değerlendirmeler sunulmuştur. Enerji değişimleri ve denge durumu üzerinde durulmuş, akışın matematiksel tanımlamaları, düzensizlik ve karmaşıklık kavramları üzerinden akışlar incelenmiştir. Sistemleri oluşturan parçacıkların tanımlanmış ya da beklenmeyen davranışları, termodinamiğin yaratıcılığı tetikleyen açık sistem tanımlamaları, oluşlar üzerine fizik bilimi bağlamında ve düşünsel tartışmalarına yer verilmiştir. Kavramlar bölümünde son olarak, tasarım bağlamında akış ele alınırken formun değişebilirliği, görsel ve ilişkisel bakış açısına göre tasarımdaki yorumlanmaları, alansal ölçeklerde değişimler, akış dinamikleri, akışın enerji olarak biçimlendirilmesi, sınır tanımlamaları, geçirgen sınırlar ve mekanların akış çizgileriyle tanımlanması üzerine bakış açıları irdelenmiştir. Tasarım akışları ve karmaşıklıkları tarifleme süreçlerinde, bilgi modelleri oluşturma ve çok katmanlı süreçleri yönetme araçlarına artık sahiptir. Mimarinin bitişi temsil eden sınır tanımlamasının aksine, fizikte statik bir alan olmayan, iki bölge arasındaki hareket halinde olan bir alan, bir katman olan ve enerji farklılıklarıyla değişken durumlar sonucu oluşturulan mekan tanımlamaları üzerinde durulmuştur. Gerçekte kalınlıkları olmayan soyut birer çizgi ve ortamda var olan görülmez dahi olsa malzemelerin varlığıyla birebir ilişkili bir arakesit örnekleri üzerinde durularak gerçekte ayırandan çok, ilişkilerin ve farklılıkların oluşturduğu dinamik alan tanımlamaları yapılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde, dijital tasarım süreçlerinde, tasarımın önceden tanımlanamayan süreçlerinin bilgisayar ve tasarımcı arasındaki bir dile bağlı olan ve kurallara dayalı olmak zorunda oluşu ele alınıp detaylandırılmıştır. Teknoloji ve tasarımın kesişimindeki keşifler bağlamında akış kavramının hesaplanabilirliği tartışılmıştır. Bu tartışma, akışların anime edilen formlar, veri değişimleri ve karmaşıklığın simülasyonu bağlamlarında yapılmıştır. Algoritmik tasarımın animasyona elverişli yapısı, hareket etme algısının sanatta tek bir karede denenmesi üzerine yorumlar, çizim dizileri ve görsel yanılsamayla hareket tanımlamaları çalışmaları üzerinden değişme üzerine yorumlamalar yapılmıştır. Karmaşıklığın simülasyonu başlığı altında, hesaplamalı yöntemlerin gözlemlenebilir akışları tanımlamak için ürettiği davranışsal teoriler, akışın matematiksel açıklanması yorumlamaları ve simülasyon programlarının çalışma prensiplerinin temeli olan yöntemler üzerinde durulmuştur. Daha sonra, algoritmaların temel özelliklerine geniş çerçeveden bakan bir bakış açışıyla, yaratıcılığa olanak tanıyan yönleri üzerine yorumlamalar yapılmıştır. Algoritmik mantığın doğal süreçleri temsilinde yorumladığı kuvvetler, raslantısallık ve dönüştürme özelliklerine genel bir bakış açısı sunulmuş, bu değişkenlerin üretkenlikleri üzerine örnekler verilmiştir. Bu bölümde son olarak, öznellik ve nesnellik arasında akışın kavramsallaştırılması bağlamında, teknolojideki gelişmelere paralel olarak, sanat eserlerinde akışı yorumlayan çalışmalar sunulup, yaratıcı deneyimler üzerine değerlendirmeler yapılmıştır. Metafor olarak akış kavramlarının yorumlanması ve reel anlamda akış koşullarıyla birlikte tanımlanması, tasarım olasılıklarını dinamik olarak işlendiği bir süreci doğurur. Bilimsel nesnelerin sürekli olarak bir araya gelme, düzenlenme ve tekrarlanma sürecinde teknik olarak üretip, gerçekleştirmesi bakış açısı bağlamında teknoloji de kendi gelişimi sürecinde kendi doğasını ve fenomenlerini üretir. Dijitalin bu fenomenolojik yapısı, yeni yorumlamalar ve bakış açılarını doğurur. Sanal ve gerçek, dijital gerçekliği bir araya getirmek için iç içe geçmiş durumdadır. Bilimsel bilginin hiç bitmeyen yeniden yapılanma ve düzenlenme süreci, deney ve gözlemi birleştiren yeni bir bilgi üretim analizi repertuarını gerektirmektedir. Bu durum bilimsel olayların tümünün doğadan alınmak zorunda olunmadığı, tekniğin fenomen ürettiği bir dönüşüm sürecinin habercisidir. Yani artık teknoloji kendi doğasını üretmektedir. Dördüncü bölümde, akışın kavramsal ve fenomenolojik özelliklerinin potansiyellerini araştırmak için, akışa ait kavramlar altında soyut dijital akış denemeleri sunulmuştur. İlgili kavramların başlıkları altında, algoritma ve simülasyonlar ile dijital ortamda üretilen iki ve üç boyutlu görüntülerin üretim süreçleriyle akış metaforu, tasarım sürecinde dijital ortamında mekanik olmayan bir hareket anlayışının nasıl üretilebileceğini araştırması suretiyle davranışsal bir temele dayandırılmak için araştırılmıştır. Algoritmik soyutlamalar, animasyonlu seriler, sürecin gelişimini tam olarak koruyabilmek, algoritmaların potansiyelini araştırmak, zamana bağlı olarak hareket ve dönüşüm kavramlarını analiz etmek için model deneyleri gerçekleştirilmiş ve bu hareketlerden türeyebilecek deneysel araştırmalar üzerinde çalışılmıştır. Kavramların üretkenliği ise hesaplamanın uyarlanabilir yapısı ile çeşitlendirilmiştir. Sonuç olarak, tasarım yapma yorumlama ve sezgisel kalkışmalar gibi önceden tanımlanamayan süreçler içerir ve tamamen sabit veya yapılandırılmış bir dünyada gerçekleşmez. Algoritmaların üretkenliği içinde tasarım süreci beklenmedik süreç ve sonuçlar üretebilmektedir. Algoritmik tasarımın sonuçtan ziyade süreç odaklı ve geleneksel tasarım süreçlerinden farklı olarak, kavramların belirsizliği ile beslenen yapısı yeni düşünme ve değerlendirme biçimlerinin yaratılmasına yol açabilir. Bir anlamda, algoritmik mantık tasarım olasılıklarınıın keşiflerini besler. Gerçekleştirme sürecinde sanallaştırma, tasarım anlatısı, düşünme, görselleştirme ve algı bağlamında diğer disiplinlerle diyaloga olanak verebilir. Gerçekleşmeleri hesaplama ortamı tarafından temsil edilen beklenmedik konfigüratif dönüşümlere doğru genişletmek tasarımcıların yorumunu geliştirebilir. Kesin tanımlama ve kısıtlamaları sonlanarak, kavramları genişletmek ve sınırları reddetmek üzerine düşünerek, tasarım tanımlamalar üzerine değil, daha önce adlandırılmamış melezleşmeler üzerine olmalıdır. İlham veren dijital teknikler yoluyla tasarım, belirsizlik, değişkenlik, eksiklik gibi büyüme koşullarını manipüle edebilen yaklaşımlarla düşünülmelidir. Bu bağlamda, sahip olunan yeni algılama ve soyutlama biçimleri, düşünce, hayal gücü ve tasarım fikirlerini zenginleştirme potansiyeline sahip olacaktır. Mimari tasarımın, soyutlama ve metafor yoluyla temsiller üzerinden yeni ürünler üreten doğası düşünüldüğünde, bu tezde yapılmaya çalışılan soyutlamalar tasarım düşüncelerinin evrilebileceği yönü temsil edebilir. Bu çerçevede, doğada, bilimde, sanatta ve düşünsel bağlamda akış kavramları göz önünde bulundurularak üretilen temsillerin dijital üreticilerine yeni işlevler eklenerek, temsil alanının idealize edilmiş yaklaşımlarının özgürleştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma akışları hem tasarım objesi hem de yaratıcılığa katkı sağlayan bir kavram olarak yorumlama yolu ile tasarım düşüncesine katkıda bulunmayı amaçlamış, bu hedefle sanal ve gerçek arasındaki eşik engelini sorgulamaya çalışmıştır.