Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Felsefe Anabilim Dalı

An inquiry on justice: Bases, bearers and principles

Adaletin temelleri, taşıyıcıları ve ilkeleri üzerine bir araştırma

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 300673 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

One of the prevalent notions in the late twentieth century?s political philosophy, justice lies at the heart of ethics, politics and jurisprudence. In this study, while I insist on the dominion of politics and the economic mode of production over morality and law, I consider the ethical realm to be also very important in justifying political movements and transformations. Defining the concept of justice plays a role more or less in the realization of justice on the Earth. I try to reveal the bases of justice in the second chapter. My attitude can be defined as foundationalism and realism molded with historical materialism. Subsequently, I attempt to deal with the bearers of justice; i.e., individuals, institutions, or structures. The contemporary political theories on justice pay attention to the notion of the individual and the faculty of rationality. Although I admit the role of individuals in ensuring justice, social structures are the main bearers of justice. In the fourth chapter, I cover the main principles or pillars of justice, namely, equality, freedom, and rights. Equality can be classified as legal, political, social, economic and moral. I claim that economic equality is the principal one among others since economic inequality usually generates other inequalities. Economic equality can be satisfied through just production in which alienation and exploitation do not take place. Absence of exploitation is also required for realization of freedoms and human rights. Thus, I propose the principle of absence of exploitation as a primary justice principle, which is necessary but not sufficient to eradicate injustices in the world.

Summary:

Yirminci yüzyılın sonlarındaki siyaset felsefesinin yaygın kavramlarından birisi olan adalet kavramı, etik, siyaset ve hukuk alanlarının kalbinde yatmaktadır. Ben, bu çalışmada, siyasetin ve ekonomik üretim biçimlerinin, ahlak ve yasa üzerindeki hakimiyeti konusunda ısrarcı olsam da, siyasi hareketleri ve dönüşümleri temellendirmede ahlak alanının önemini teslim ediyorum. Bu doğrultuda, adalet kavramını tanımlamanın, fiili anlamda adaletin bu dünyada tesis edilebilmesinde öyle ya da böyle bir rolü olduğunu düşünüyorum. Çalışmanın ikinci bölümünde, adaletin temellerini serimlemeye çalışıyorum. Yaklaşımım, tarihsel maddecilikle dolayımlanmış temelcilik ve gerçekçilik olarak adlandırılabilir. Ardından üçüncü bölümde, adaletin taşıyıcıları, sorununu ele alıyorum. Çağdaş adalet kuramları, genellikle, birey kavramını ve bireyin rasyonel yetilerini varsayarlar. Ancak, bu anlamıyla bir tür birey ve rasyonellik düşüncesi belli bir siyasi yönelimin sonucudur. Ben, her ne kadar, bireylerin adaletin sağlanmasındaki rollerini kabul etsem de, esas olarak toplumsal yapıları, adaletin temel taşıyıcıları olarak görüyorum. Dördüncü bölümde, adaletin ana ilkeleri veya ana dayanakları olarak tanımlayabileceğimiz, eşitlik, özgürlük ve haklar kavramlarını inceliyorum. Eşitlik, yasal, politik, sosyal, ekonomik ve ahlaki olarak sınıflandırılabilir. Ekonomik eşitlik, diğerleri arasında başat bir öneme sahiptir çünkü diğer türlerden eşitsizliklerin kaynağında da ekonomik eşitsizlik yatmaktadır. Yabancılaşmanın ve sömürünün olmadığı, adil bir üretim süreci, ekonomik eşitliği sağlayabilir. Özgürlük ve hakların gerçekleşmesi için de sömürünün ortadan kalkması gerekmektedir. Bu nedenle, sömürülmeme ilkesinin, adaletin temel ilkesi olarak benimsemesi gerektiğini iddia ediyorum. Sömürülmeme ilkesi, diğer adaletsizliklerin ortadan kalması için bir adım olarak düşünülmelidir. Diğer adaletsizliklerin ortadan kalkması için zorunlu ama yeterli değildir.