Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Bilişim Anabilim Dalı

An intermodal resonance approach to architectural aesthetics

Mimari estetiğe duyular arası rezonans yaklaşımı

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 353804 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

The thesis aims to propose a comprehensive approach to architectural aesthetics. Apart from the key terms adopted from the field of neuroaesthetics, knowledge from other fields such as neuropsychology, behavioural psychology, evolutionary aesthetics, architectural design theories and philosophy are benefited in order to grasp an interdisciplinary perspective to the controversial issue of architectonic contemplation. Initially, based on the cumulative knowledge, the argument of intermodal resonance is introduced, referring to the aesthetic value of cross-modal stimulation among multiple sense modalities. Structured by three basic concepts; micro-consciousness, empathy and ambiguity, intermodal resonance is regarded as the core of architectonic contemplation. Subsequently, qualitative aspects that elicit intermodal resonance are discussed along with a broad collection of sample projects. First, specific samples of functional and spatial solutions are exemplified as subtle initiators of intermodal resonance. Secondly, articulation of spatial elements is handled in parallel to the resulting cross-modal sensations. Thirdly, environmental elements are considered as nature-based design elements of architectonic space and modifiers of cross-modal stimulation. Finally, environmental adaptation is elucidated as another factor that paves the way for intermodal resonance. Overall, architectural aesthetics is tackled as a matter of sensual impressions rather than the sum of qualitative attractions. A resonant and fragile, that is to say, a sensible and adaptive architectonic approach is favoured as the key to an aesthetic spatial atmosphere, which is capable of triggering intermodal sensations.

Summary:

Tez çalışması mimari estetiğe yönelik kapsamlı bir yaklaşım sunmayı amaçlamaktadır. Nöroestetik alanının terminolojisi içinden seçilen bazı anahtar terimlerin yanı sıra, nöropsikoloji, davranış psikolojisi, evrimsel estetik, mimari tasarım teorileri ve felsefe bilimlerinin bilgisi ışığında, mimari beğeni sorunsalının disiplinler arası bir perspektif çerçevesinde değerlendirilebilmesi hedeflenmektedir. Öncelikle, bahsi geçen disiplinlerin bilgisi temel alınarak, duyular arası rezonansın estetik algıdaki değerinin altı çizilmiştir. Mikro bilinçlilik [micro-consciousness], muğlaklık [ambiguity] ve duygudaşlık [empathy] aracılığıyla açığa çıktığı ifade edilen duyular arası rezonansın, mimari beğeninin özünde yatan temel faktör olduğu ifade edilmiştir. Ardından, mevcut mimari yapılar içerisinden özenle seçilen örnekler aracılığıyla, duyular arası rezonansı oluşturan mimari nitelikler dört ana başlık altında ele alınmıştır. İlk bölümde, mekansal ve işlevsel gereksinimlere getirilen özel çözümlerin duyular arası rezonans oluşumunda rol oynadığı ortaya konulmuştur. İkinci bölümde, mekansal öğelerin birbirlerine eklemleniş biçimleri, yol açtıkları duyusal etkileşimlerin içeriğine paralel olarak irdelenmiştir. Üçüncü bölümde çevresel elementler, mimari mekanın doğal bileşenleri olarak duyular arası rezonans üzerinde oynadıkları rol bazında ele alınmıştır. Son bölümde ise, mimari yapının yakın çevresi ile uyumunun duyular arası rezonansa yol açan bir diğer etmen olduğu ifade edilmiştir. Bütünüyle ele alınacak olursa, mimaride estetik algının, mekanın niteliksel cazibelerinin toplamından ziyade onu algılayan kişide bıraktığı duyumsal izlenimlerin ürünü olduğu vurgulanmıştır. Duyular arası rezonansın önünü açan hassas bir mimari yaklaşımın, diğer bir deyişle, duyumsal ve çevreye uyumlu mekanlar yaratma hedefinin, estetik değeri yüksek bir mekansal atmosfer tasarımının kilit noktası olduğu ortaya konmuştur.