Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Psikoloji Anabilim Dalı / Klinik Psikoloji Bilim Dalı

An interpretative phenomenological analysis of anticipatory grief: Getting stuck between the problems of the present and the future

Yorumlayıcı fenomonolojik analiz ile öncül yasın incelenmesi: Bugünün ve yarının problemleri arasında mahsur kalmak

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 567746 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Theories of grief primarily focus on post-loss experiences. However, contrary to widespread belief, a similar intensity of grief can be initiated by the expectation of a loss as much as the loss itself. The term anticipatory grief has been used to describe this phenomenon. Anticipatory grief involves cognitive, affective, social, and cultural reactions to the expected death, and ways of coping with these reactions. The primary purpose of this thesis was to investigate the anticipatory grief experiences of adult children whose parents were diagnosed with a terminal illness. The focus of the study is on gaining an in-depth understanding of these individuals' experiences. Hence, a qualitative research strategy was preferred in order to understand both the subjective experiences and culture-specific dynamics related to anticipatory grief. Purposive sampling resulted in five female, young adult children of terminally-ill cancer patients. Semi-structured interviews were conducted with each of the five participants, and these interviews were analyzed through Interpretative Phenomenological Analysis. According to the results of analysis, seven themes were formed, namely 'death as the loss of the relationship', 'focusing on the present rather than thinking about the post-lost period', 'sacrificing self for the sake of the health of parent', 'symptoms as signs of repressed emotion', 'search for meaning out of the impending death', 'growth out of suffering', and 'need for support from others'. The results of the current study were discussed in the light of the associated literature, and clinical implications driven from these results were stated.

Summary:

'Yas' kuramları özellikle kayıp sonrası deneyimlere odaklanmaktadır. Ancak, yaygın inancın tersine, aynı yoğunluktaki bir yas deneyimi kaybın kendisi kadar kayıp beklentisi ile de yaşanabilir. Öncül yas terimi, bu olguyu tanımlamak için kullanılmaktadır. Öncül yas deneyimi, sevilen birinin ön görülen kaybına ilişkin bilişsel, duygusal, sosyokültürel tepkileri ve bu tepkilerle baş etmek için kullanılan stratejileri içermektedir. Bu tezin ana amacı, ebeveynlerine ölümcül bir hastalık teşhisi konan genç yetişkinlerin öncül yas deneyimlerini incelemektir. Bu tez, istatiksel genellemeler yapmaktan ziyade bu kişilerin deneyimlerini derinlemesine anlamayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, bu kişilerin öznel deneyimlerini ve bu deneyimin barındırdığı kültüre özgü dinamikleri anlamak için nitel bir araştırma stratejisi tercih edilmiştir. Amaca yönelik yapılan örneklem sonucunda belirlenen çalışma katılımcıları ebeveynlerine kanser teşhisi konulmuş beş genç yetişkin kadından oluşmaktadır. Bu katılımcıların her biri ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş ve bu görüşmeler Yorumlayıcı Fenomenolojik Analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, 'ilişkinin kaybı olarak ölüm', 'kayıp sonrası dönem hakkında düşünmek yerine şimdiye odaklanmak', 'ebeveynin sağlığı uğruna kendini feda etmek', 'bastırılmış duyguların belirtileri olarak semptomlar', 'yaklaşan ölümde anlam arayışı', 'büyüme', ve 'sosyal destek ihtiyacı' olmak üzere yedi tema oluşturulmuştur. Bu çalışmanın sonuçları, ilgili alanyazın ışığında tartışılmış ve mevcut bulgular doğrultusunda klinik müdahaleye dair yapılan çıkarımlar belirtilmiştir.