Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı

Analysing the economic resilience of automotive manufacturing specialized regions in EU and Turkey

Otomotiv endüstrisinde uzmanlaşmış bölgelerin ekonomik dayanıklılık analizi: Avrupa ve Türkiye örneği

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 389268 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Since the globalization and global production chains have dominated the world, crisis have bigger effects on economies. In 70's, 80's, 90's and now in 2000's global financial crisis affect not only countries economies but also global economy. It has become a must for countries and economies to take precautions to stop system failure or to take less damage from big scale impact crisis. In order to lower the possibility of systems malfunctions in economies in case of crisis, countries or regions have to prepare themselves to reduce their vulnerability to external disturbances. Regional resilience, as the term of resilience generated in biology, describes the phenomenon of adapting capacity of a habitat against external effects. In common use it is the ability of a system to leap back or to rebound or to recover after any kind of external and internal disturb shocks and effects. Concerning the regional resilience, a diverse business structure, economy's innovation capacity and generated added value are beneficial. In this thesis, to test the main requirements of regional resilience conducive to building it, automotive manufactory in European Union and Turkey has been analyzed. Not only because of its specialized production process, innovative designs and technology have been created, and the diversified economy it generates within the region, but also it has one of the most important economic sectors by revenue, automotive manufactory has been a key sector for measuring regional resilience. In addition to measure the effect of automotive industry on regional resilience, the automotive manufacturing specialized regions in EU and Turkey have been defined with location quotient technique by the employment numbers of automotive manufacturing (C29, manufacturing of motor vehicles as defined in NACE Rev.2 by Eurostat) in year 2010. Secondly, the economic performance of 20 top automotive manufacturing specialized regions across the global financial crisis in 2008 have been analyzed in years between 2006 and 2010 with shift-share analysis by employment numbers in automotive manufacturing to compare the pre-shock and post-shock positions of the regions. Finally, an evaluation of the economic resilience performance of the automotive specialized regions has been applied to clarify the reasons of the performances of the regions that shift-share analysis could not explain. Eventually, this thesis clarifies the good and the bad performance of the automotive industry specialized regions; and factors behind their performance, which build their regional economic resilience strong or weak against 2008 global financial crisis.

Summary:

Dünya son yarım yüzyıldır izlenen küresel politikalar sebebiyle daha sık krizler yaşanmaktadır. Krizlerin etkileri her geçen gün daha da büyümekte etkilenen insan sayısı da artmaktadır. Sıklaşan küresel doğal ve ekonomik krizlerin önüne geçilebilmesi için gerekli koruyucu önlemlerin alınması bu krizlerden daha az zararla çıkılması için önem teşkil etmektedir. Küreselleşme sürecinde üretim sistemleri süreç boyunca hiç olmadığı kadar birbirine bağlı hale gelmiş, bu doğrultuda 1970'lerden itibaren büyük ekonomik krizlerin yaşanma sıklığında da artış yaşanmıştır. 1970'lerde yaşanan Petrol Krizi, 1980'lerdeki Körfez Krizi, 2000'lerde yaşanan Asya krizi ve son olarak da 2008'de yaşanan Küresel Finansal Krizin etkileri tüm dünyadaki piyasaları etkilemiştir. Yaşanan krizlerde ekonomilerin büyüme rakamları düşmekte, işsizlik rakamları ise artış göstermektedir. Ekonomilerin dış etkenlere verdikleri tepkiler ve mevcut gelişme stratejilerini bozan yakınsama bölgesel eşitlik politikalarını ortadan kaldırmaktadır. Dış etkenlere karşı ekonomilerin mevcut kalkınma stratejilerini korumak ve gelişim politikalarını devam ettirmek için 'dayanıklılıklarını' geliştirmeye çalışırlar. Bu tez kapsamında da dayanıklılık kavramı bölgesel düzeyde ele alınmıştır. NUTS 2 düzeyinde yapılan bu çalışmada Avrupa Birliği'nde ve Türkiye'de otomotiv sektöründe uzmanlaşmış bölgeler belirlenmiş, bu bölgelerin 2008 Küresel Kriz karşısında önceki ve sonraki ikişer yıllık periyotta (2006-2008 ve 2008-2010 yılları arasında) kriz karşısındaki performansları bölgesel ekonomik dayanıklılık literatürü kapsamında incelenmiştir. Bölgesel ekonomik dayanıklılık; bir dış etkenlere açık bir ekonomik sistemin söz konusu etkenlerden doğacak dış şokları zarar görmeden soğurması, şoklardan olumsuz yönde etkilense bile eski pozisyonuna geri gelebilmesi ya da yeni bir gelişme yönü bulabilmesidir. Dayanıklılığı yüksek olan sistemler bu süreçleri dış etkenlere karşı daha kırılgan olan bölgelere göre daha kısa sürede tamamlar. Dış etkenlere karşı daha kırılgan olan bölgelerin ise kriz dönemlerindeki tepki süreleri dayanıklı olan bölgelere karşı daha yavaştır. Yüksek dayanıklı sistemlerin dış etkenlere karşı hata olasılıkları, dış etkenlerden zarar görme oranları ve iyileşme süreleri daha düşüktür. Dayanıklılığı yüksek olan bölgeler karmaşık uyum süreçleri sergilerler. Karmaşık sistemlerinin temel kaynağı olan esneklik bölgede var olan ekonomik yapının sonucunda şekillenir. Yerel sektörlerin yapısal özellikleri, ekonomik akımlara karşı yeniden şekillenme kabiliyetleri ve yenilikçilik ölçekleri sonucunda oluşan sektörel dağılım sistemlere dış etkenler karşısında dayanıklılık kapasitesini arttırır. Sektörel dağılımları yüksek olan ve kriz ortamlarında yeni fırsatlar yaratan bölgelerin yeni teknolojiler üretme ve kendilerine yeni bir gelişme yönü tayin etme kapasiteleri daha yüksektir. Bölgesel dayanıklılık için önemli olan çeşitli sektörlere sahip olma ve bu sektörler arasında geçiş yapma gücü her ne kadar bölgesel dayanıklılığı arttırsa da, tek bir sektörde uzmanlaşmış bölgelerin de yüksek bölgesel dayanıklılığa sahip olduğu gözlemlenmektedir. Çalışmada, ekonomiye en çok katma değer sağlayan ve en yüksek ithalat-ihracat kapasitesini barındıran sektörlerden birisi olan otomotiv sektörünün kriz süresince, bu sektörde uzmanlaşmış bölgelerde, bölgesel dayanıklılık kapsamında bölgelerin gösterdikleri performansları karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Otomotiv sektörü sadece yüksek ihracat rakamları sağlamakla kalmayıp aynı zamanda istihdam, katma değer ve sektörel çeşitlilik de sağlamaktadır. Bu kapsamda, 2008-2010 arasında en fazla üçüncü ciro, imalat sektöründe en yüksek ciroya sahip olan, birçok sektörden girdi alan ve bulunduğu bölgelere yan sektörleri çeken otomotiv sektörü seçilmiştir. 19. yüzyılın sonunda üretilen ilk otomobilden sonra Fordist üretimin benimsenmesi ve artan arz ile herkesin erişebileceği bir pazar yaratan otomotiv sektörü 20. yüzyıl boyunca yeni üretim merkezi arayışını sürdürmüştür. Yarattığı yan sanayi ile sadece otomobil üretiminde değil diğer sektörlerde de istihdam yaratan, geniş kapsamlı bir sanayi olmuştur. Amerika'da icat edilen Fordist sistem önce Avrupa, daha sonra Asya'ya yayılmış, yeni bir market ve daha ucuz iş gücü arayışını aralıksız sürdürmüştür. 1980'ler sonrası düşen sosyalist rejimler ile de üretim merkezleri bu ülkelere kaymıştır. Zaman içinde sürekli değişen otomotiv üretim noktaları arasında Türkiye; 1960'larda ilk adımları atılan, 1980'lerde serbest piyasalara geçiş ile ihracata yönelen, gerek devlet teşvikleri gerek özel yatırımlarla küresel anlamda otomotiv sektörümde önemli bir üretici haline gelmiştir. Devlet Planlama Teşkilatı tarafından üretilen Kalkınma Planlarında zaman içerisinde önem kazanmış, küresel pazarda rekabetçiliğini sürdürebilmesi için çeşitli teşvikler sağlanmıştır. Türkiye ekonomisi hala kırılgan olmakla beraber son on yılın yükselen ekonomilerindendir. Sadece kendi yerel üretici ve yerel üretim ağına ev sahipliği yapmakla kalmamakta, aynı zamanda küresel aktörleri de ağırlamaktadır. 1994 ve 2001 ekonomik krizleri ülke ekonomisinin gelişimine sekte vurmuş olsa da, 2001 yılında Avrupa pazarına giriş ve devlet teşvikleri Türkiye'de gelişmekte olan otomotiv sektörü için bir dönüm noktası teşkil etmektedir. Yaşanan bu krizler sonucunda ülke gayri safi milli hasılasında yaşanan düşüş otomotiv sektörü için geçerli olmadığı gibi, Avrupa pazarında edinmiş olduğu hacim ile Türkiye ekonomisinin ihracattaki lokomotif sektörü haline gelmiştir. 2008 yılında yaşanmış olan Küresel Finans Krizi ile tüketimin azalması küresel üretim zincirlerini direkt etkilemiş, uluslararası piyasalar durgunluk dönemine girmiştir. Türkiye'nin sürdürmüş olduğu ekonomi politikaları, ekonomisine ilişkin göstergeler krizin etkilerini diğer ülkelere göre daha az hissedildiğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda otomotiv sektöründe uzmanlaşmış sektörlerin 2008 krizi sürecinde dayanıklılık performanslarının ölçülmesi için otomotiv sektöründe uzmanlaşmış sektörler belirlenmiştir. Literatürde incelenmiş örneklerde dayanıklılık; bölgelerin tüm ekonomik yapısının incelenmesi şeklinde incelenebileceği gibi uzmanlaştığı sektörün bölge üzerinde yaratmış olduğu etkinin değerlendirilmesi için uzmanlaştığı sektörün verileri üzerinden de değerlendirilebilmektedir. Yerellik katsayısı ve değişim analizi sektörel olarak uzmanlaşmış bölgelerin belirlenmesi ve sektörün bölgedeki durumunu yıllar bazında incelenmesine olanak sağladığı için literatürde bahsi geçmektedir. Bölgelerin uzmanlaşmalarının belirlenmesi için yerleşim katsayıları analizi sektörde yaratılan istihdam üzerinden NUTS 2 düzeyinde hesaplanmıştır. Yerellik katsayısı; bir sektörün bölgedeki baskınlığının, aynı sektörün ülkedeki baskınlığına oranıdır. Yerellik katsayısı; ciro, istihdam, ihracat veya firma sayısı üzerinden hesaplanabilmektedir. Yerellik katsayısı sonucunun bir bölgedeki bir sektör için 1 çıkması söz konusu sektörün baskınlığının ülke genelinde aynı sektördeki baskınlık ile aynı olduğunu ifade etmektedir. Yerellik katsayısı 1'in altında kalan bölgedeki söz konusu sektörün bölge için üretim yaptığını veya aynı sektörde ithalat yaptığını, 1'in üstünde elde edilen yerellik katsayısı ise aynı sektörün o bölgeden diğer bölgelere ihracat yaptığını göstermektedir. Sektör verileri (NACE Rev.2 kodlu Eurostat sınıflamasında "Motorlu kara taşıtı, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork) imalatı" olarak belirtildiği üzere) tez kapsamında incelenmiş olup Avrupa ve Türkiye'de otomotiv sektöründe uzmanlaşmış bölgeler ortaya konmuştur. Yerleşim katsayısı analizi bölgelerin sektörlerde uzmanlaşmalarını belirlemek için kullanılabilecek analiz yöntemleri arasında en elverişlisidir. Yaygın kullanımına ve daha sonra yapılacak analizlere altlık olmasına rağmen sektörlerde üretim, idare ve tasarım birimlerini birbirinden ayıramamaktadır. Birbirlerine rakip ve ortak olan Avrupa ve Türkiye'deki otomotiv sektöründe uzmanlaşmış bölgelerin 2008 krizi öncesi ve sonrası göstergeleri değerlendirilmiş; bölgesel dayanıklılık bağlamında göstermiş oldukları performansları, yerellik katsayısında olduğu gibi sektördeki istihdam verileri üzerinden değişim analizi ile hesaplanmıştır. Temel olarak değişim analizi, var olan minimum gözlem seti ile bölgesel ekonomik hareketlerin, bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarının etkilerini; istihdam, gelir ve çıktı düzeyi gibi bölgesel değişkenlerin hesaplanmasını büyüme kalemlerini dikkate alarak çeşitli bileşenlere ayırmaya olanak sağlayan bir analiz yöntemidir. Dolayısıyla bu teknik, belli bir bölge ve bölgenin dahil olduğu ülkenin ekonomik büyüme farklılıklarına ilişkin nedenleri ortaya çıkarmayı sağlayan önemli bir tekniktir. Değişim analizi yardımıyla araştırılacak olan bölgesel istihdamın kalkınma süreci üzerindeki etkileri temel olarak üç bileşen yardımıyla incelenmektedir. Bunlardan ilki olan "ulusal pay (National Share)" etkisi, ulusal ekonomik trendin yarattığı değişimin payını ifade etmektedir. İkinci faktörü oluşturan "endüstri karması (Industrial Mix)", endüstri bileşeni ya da bölgesel karma etkisi nedeniyle ortaya çıkan değişim payını vurgulamaktadır. Üçüncüsü ve en önemli olan "bölgesel değişim (Regional Shift)" ise, bölgesel avantaj ya da rekabet etkisinden kaynaklanan değişim payını belirtmektedir. Bu bileşen bölgelerin performanslarında bölgesel bileşenlerin ne kadar etkin olduğunu göstermektedir. Değişim analizi otomotiv sektöründe uzmanlaşmış bölgelerin kriz sürecinde performanslarını değerlendirmek adına etkili bir analiz olmasına rağmen performanslarını ve bu performansları göstermelerini sağlayan bileşenlerin nedenselliklerini ortaya koyamamakta ve açıklayamamaktadır. Bu bileşenleri tanımlamak ve otomotiv sektöründe uzmanlaşmış bölgelerin dayanıklılık kavramına ilişkin belirleyiciliklerini ortaya koymak için ilgili literatürde daha önceki çalışmalarda ele alınan dayanıklılığın oluşumunda belirleyici bileşenler, otomotiv sektöründe uzmanlaşmış bölgeler için taranmıştır. Çalışmanın sonucunda bölgelerin kriz süresince performansları, dışsal şoklara karşı dayanıklılıklarını arttırmaya yönelik hazırlıkları ve arka planlarındaki nedensellikleri karşılaştırılmış, farklılıkları ve benzerliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunulmuştur.