Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Üniversitesi / Cerrahpaşa Tıp Fakültesi / İç Hastalıkları Anabilim Dalı

Ankilozan spondiliti olan inflamatuvar bağırsak hastalarımızın klinik ve demografik özellikleri

Demographic features and long-term follow up outcome comparisons between patients with solo inflammatory bowel disease vs. inflammatory bowel disease and concomitant ankylosing spondylitis

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 455846 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Amaç: Bu çalışmada sadece İBH'sı ve eşlik eden AS'si olan İBH hastalarının klinik ve demografik özelliklerini belirlemek amaçlanmıştır. Hastalar ve Yöntem: Bu çalışma Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Gastroenteroloji Bilim Dalı, İBH polikliniğinde takip edilen 935 ÜK ve 705 CH arasından AS'si olan 76 hasta (49 CH ve 27 ÜK) ve bu hastaların dosya numara sıralamasında bir önce ve bir sonrasında bulunan ve sadece İBH'sı olan 152 (98 CH ve 54ÜK) hasta incelemeye hastalıklı kontrol grubu olarak alınarak retrospektif olarak yürütülmüştür. Toplam 228 hastadan 28'nin rezeksiyonu klinik takibimize girmeden önce olduğu için hesaplamalara katılmamıştır. İncelenen 200 dosyadan hastaların klinik ve demografik özellikleri belirlenerek İBH ve İBH+AS grupları arasında karşılaştırma yapılmıştır. Primer sonlanım noktası olarak medikal tedaviye cevapsızlık göstergesi olan cerrahi rezeksiyon varlığı belirlenmiştir. İBH tanı yaşı, AS tanı yaşı, cins, hastalık takip süresi, sigara kullanımı, ailede İBH öyküsü, hastalık tutulum yeri, davranış paterni, internal ve perianal fistül varlığı, rezeksiyon yaşı not edilmiştir. Ayrıca takip altındayken kullanılan ilaçlar ve süreleri not edilmiştir. İndetermine kolitler, NSAİİ veya biyolojik ajan kullanımına bağlı İBH benzeri bulguları olan AS olguları çalışmaya alınmamıştır. Bulgular: CH'da AS sıklığı %7, ÜK'da ise %2.9 saptandı (p=0.000). 71 İBH+AS hastasından 48'i (68%) önce İBH, 10'u (14%) önce AS ve geri kalan 13'ü (18%) ise eş zamanlı tanı almıştı. Her iki grupta yaş ortalaması, tanı yaşı ve rezeksiyon yaşı benzer saptandı. İBH takip süresi (43.42 vs. 27.86 ay; p=0.01), biyolojik ajan (32% vs. 7%; p=0.000) ve steroid kullanan hasta oranı( 44% vs 28% , p=0.042) İBH+AS'si olan grupta anlamlı daha büyük saptandı. Her iki grupta rezeksiyon oranı %8'di (p=NS). Her iki gruba yönelik ayrı ayrı yapılan regresyon analizinde sadece CH davranış paterni rezeksiyonu etkileyen tek bağımsız parametre olarak saptanmıştır [İBH+AS grubunda (R2=0.154) (p=0.04), İBH grubunda ise (R2=0.185) (p=0.026)]. Sonuç: Bu çalışmada İBH hastalarının %4.9'unda eşlik eden AS saptanmış olup CH'da bu oran ÜK'e göre iki kat fazladır. İBH+AS birlikteliği klinik gidişatı değiştirmemekte ve rezeksiyon sıklığını arttırmamaktadır. İki grupta da rezeksiyonu etkileyen tek bağımsız indikatörün CH davranış biçimi olduğu belirlenmiştir.

Summary:

BACKGROUND: Aim of the study was to compare demographic features and the long term patient outcomes between inflammatory bowel disease (IBD) patients with and without ankylosing spondylitis (AS). METHODS: An IBD clinic is run by our team since 1999 currently with 705 CD, 935 UC patients under the same registry. These patients' files retrospectively were evaluated and 76 patients with IBD+AS [49 with Crohn's disease (CD)?27 with ulcerative colitis (UC)] were identified and then each IBD+AS patient randomly was matched with the next two adjacent solo IBD patient with the same diagnosis so having 152 IBD (98 CD?54 UC) patients as the diseased control group. As they were resected before entering our follow-up, 28 of these patients were excluded. Besides comparing demographic features, the primary endpoint was to compare the rate of intestinal resections between both groups. Age at IBD and/or AS onset, age (if there is any) at resection, the mean follow up time, number of flares needing steroids, medications including the type, dosage and duration, presence of family history, sex, disease location, and behavior, presence of perianal fistulae, smoking status were noted. Patients with indeterminate colitis or AS patients developing intestinal inflammation under NSAID or biologic treatment were excluded. RESULTS: AS significantly was more common in patients with CD (7%) than in patients with UC (2.9%)(p=0.000). Among 71 patients with IBD+AS, 48(68%) first presented with IBD, 10 (14%) with AS, and the remaining 13(18%) had both diagnosis at the same time. The mean age, age at diagnosis or at resection did not disclose any significant difference between both groups. Neither location nor behavior of IBD nor rate of perianal fistulae were different. The mean follow up time was significantly longer in patients with IBD+AS (27.86 vs 43.42 mo.; p=0.01), and the use of biologics, steroids significantly were more common among patients with IBD+AS [(32% vs. 7% for biologics; p=0.000); (44% vs.28% for steroids, p=0.042)]. 10 out of 129 (8%) IBD and 6 out of 71 (8%) IBD+AS patients underwent an intestinal resection (total colectomy for UC, resection for CD) during our follow up (p=NS). According to seperate analysis of both groups the only independent predictor of intestinal resection was behavior of the disease [in IBD+AS group (R2=0.154) (p=0.04), in solo IBD group (R2=0.185) (p=0.026)]. CONCLUSIONS: The present study shows that up to 4.9% of IBD patients may have AS although it is twice more common in CD compared to UC patients. Patients with IBD+AS do not have a worse disease outcome than solo IBD patients. When both groups seperately are analyzed the only independent predictor for resection is the behavior of CD.