Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Akdeniz Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Biyoloji Anabilim Dalı

Antalya ilinde Culex pipiens L. (Diptera:Culicidae) popülasyonlarının sentetik piretroitlere karşı hassasiyet seviyelerinin araştırılması

Investigation of susceptibility levels to synthetic pyrethroids of Culex pipiens L. (Diptera:Culicidae) populations in Antalya

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 503346 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Dünya genelinde 3500'ün üzerinde türü bulunan sivrisineklerin bir kısmı birçok hastalık etmeninin insanlara ve hayvanlara bulaşmasından sorumlu önemli vektörlerdir. Bazı sivrisinek türleri sıtma, sarı humma, deng humması, Batı Nil virüsü enfeksiyonu ve Zika virüs enfeksiyonu gibi hastalıkların etmenlerini bulaştırırlar. Dünya genelinde her yıl bir milyonun üzerinde insan sivrisinek kaynaklı hastalıklardan ölmektedir. Sivrisineklerle mücadelede çeşitli yöntemler kullanılmasına rağmen; kısa sürede hızlı ve etkin sonuç vermelerinden, kolay erişilebilir olmalarından dolayı insektisitlerin uygulanması en fazla tercih edilen yöntem olmayı sürdürmektedir. Ancak insektisitlerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı çevre ve insan sağlığı açısından çeşitli sorunlara yol açmakta ve sivrisineklerin insektisitlere direnç geliştirmesine neden olmaktadır. Direnç gelişimine paralel olarak, sivrisinek popülasyonlarının kontrolü daha da zorlaşmakta ve sivrisinek kaynaklı hastalıkların insidansında artış olabilmektedir. Bu nedenle, tez çalışmasında ülkemizin önemli bir turizm ve tarım merkezi olan Antalya ilinin farklı ilçelerinden toplanan Culex pipiens L. (Diptera: Culicidae) popülasyonlarının, sivrisinek erginlerine karşı yaygın olarak kullanılan sentetik piretroit grubundan bazı insektisitlere hassasiyet seviyelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Sivrisineklerin ergin öncesi evrelerine (yumurta, larva ve pupa) ait örnekler Antalya ilinin Alanya (Çıplaklı ve Süleymanlar), Döşemealtı (Ilıca ve Killik), Kemer (Tekirova), Kumluca (çöplük ve Naranciye) ve Manavgat (Çakış) ilçelerindeki sucul habitatlardan, 2017 yılı Nisan-Ekim ayları arasında toplanmıştır. Testlerde permethrin (%0,75), etofenprox (%0,5), deltamethrin (%0,05) ve lambda-cyhalothrin (%0,05) aktif maddelerinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen diagnostik dozları kullanılmıştır. Hassasiyet testleri sonucunda, permethrin tüm popülasyonlar üzerinde %100 oranında ölüme yol açarak en etkili aktif madde olarak bulunmuşken, deltamethrin tüm popülasyonlar üzerinde %58,78-97,56 aralığında ölüme yol açarak en düşük etkili insektisit olarak bulunmuştur. Test edilen popülasyonların tamamının DSÖ kriterlerine göre permethrine hassas olduğu görülmüşken, deltamethrine hassas herhangi bir popülasyonun olmadığı, sekiz popülasyondan dördünün deltamethrine dirençli diğer dördünün ise olası dirençli olduğu tespit edilmiştir. Test edilen sekiz popülasyon üzerinde etofenprox %91,54-100, lambda-cyhalothrin ise %93,10-100 aralığında ölüme yol açmıştır. Etofenprox ve lambda-cyhalothrinin her birine karşı ikişer örnekleme alanından toplanan popülasyonların olası dirençli, diğer altı popülasyonun ise hassas olduğu belirlenmiştir. Bu çalışmada örnekleme yapılan tüm alanlarda deltamethrine karşı olası direnç veya direnç tespit edilmiş olmasının, bu aktif maddenin tarım ve halk sağlığı alanında zararlılarla mücadelede uzun yıllar boyunca yaygın olarak kullanılmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Ayrıca tarım ve halk sağlığı alanında pestisit uygulamasının yoğunluğu ve örnekleme yapılan habitatlardaki organik ve kimyasal kirlilik düzeyi ile direnç seviyeleri arasında bir uyum olduğu görülmektedir. Sivrisineklerde insektisitlere karşı direnç gelişimini önlemek ve/veya geciktirmek amacıyla; fiziksel, kültürel ve biyolojik mücadele yöntemlerine ağırlık verilerek, kimyasal kullanımının minimum düzeyde tutulduğu entegre mücadele programları uygulanmalıdır. Ayrıca mücadelede kullanılan ürünlere karşı sivrisineklerde direnç gelişip gelişmediği düzenli olarak takip edilmeli ve insektisit direnç haritaları çıkartılmalıdır.

Summary:

Mosquitoes are important vectors that have over 3500 species on the world and some of them are responsible for the transmission of many diseases agents to humans and animals. Some mosquito species transmit agents of diseases, such as malaria, yellow fever, dengue fever, West Nile virus infection, and Zika virus infection. Over one million people die from mosquito-borne diseases every year worldwide. Despite the use of various methods to control mosquitoes; the application of insecticides continue to be the most preferred method because of easy accessibility, fast and effective results in a short time. However, excessive and unconscious use of insecticides lead to various problems in terms of environment and human health and also cause to development of resistance by mosquitoes. Parallel to resistance development, control of mosquito populations are becoming more difficult and it may be an increase in the incidence of mosquito-borne diseases. Therefore, in this study, it was aimed to determine the susceptibility levels of Culex pipiens L. (Diptera: Culicidae) populations collected from different districts of Antalya, an important tourism and agricultural center of Turkey, to some synthetic pyrethroid insecticides which are commonly used against mosquito adults. The immature stages (egg, larva, and pupa) of mosquito were collected from aquatic habitats in Alanya (Çıplaklı and Süleymanlar), Döşemealtı (Ilıca and Killik), Kemer (Tekirova), Kumluca (solid waste storage area and Naranciye) and Manavgat (Çakış) districts of Antalya between April and October of 2017. In the tests, the diagnostic doses of permethrin (0.75%), etofenprox (0.5%), deltamethrin (0.05%) and lambda-cyhalothrin (0.05%) recommended by the World Health Organization were used. As a result of the susceptibility tests, deltamethrin was found as the least effective insecticide and it caused 58.78-97.56% mortalities on mosquitoes while permethrin was found the most effective substance that caused 100% mortality on all populations. According to WHO criteria, while all of the tested populations were found to be susceptible to permethrin, none of the populations susceptible to deltamethrin were found, four of the eight populations were found to be deltamethrin resistant and the other four were possible resistant. Etofenprox and lambda-cyhalothrin led to 91.54-100% and 93.10-100% mortality in the eight tested populations, respectively. Populations collected from two sampling sites for each of etofenprox and lambda-cyhalothrin were determined as possible resistant and the other six populations were susceptible. In this study, it is thought that the possible resistance or resistance to deltamethrin in all the sampling areas is caused by the widespread use of this active substance in agriculture and public health applications for many years. Also, a concordance was seen between resistance levels and the intensity of pesticide application in agriculture and public health, and organic and chemical pollution levels in the sampled habitat. In order to prevent and/or delay to the development of resistance to insecticides in mosquitoes, integrated control programs should be implemented in which chemical use is kept to a minimum, with emphasis on physical, cultural and biological control methods. In addition, whether mosquitoes have resistance or not should be regularly monitored against the products used in combat and insecticide resistance maps should be prepared.