Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Ege Üniversitesi / Sağlık Bilimleri Enstitüsü / Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı / Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Bilim Dalı

Cinsel saldırı ve cinsel istismar iddiası ile başvuran çocukların jinekolojik muayeneleri sırasında kaygılarını gidermede adli hemşirenin rolü

The role of forensi?c nurse i?n overcomi?ng the anxi?eti?es of the chi?ldren duri?ng the gynecologi?c exami?nati?on who were clai?med to have been sexually assaulted and abused

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 326360 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Çocukluk döneminde cinsel istismara uğramak, hiçbir çocuğun başa çıkabileceği bir durum değildir. Çocukların cinsel istismarı sadece istismar anı nedeni ile değil istismarın özellikleri, istismar sonrası adli tahkikat süreci, adli ve tıbbi değerlendirme süreci ile de travmatize ve kaygı yaratıcı bir süreçtir. Cinsel istismara uğradığı öğrenilen ya da kuşkulanılan çocuğun en kısa sürede istismarı uygulayan kişi veya kişilerden uzaklaştırılıp, güvenliği sağlanarak istismarın durdurulması ve adli sürecin başlatılması gerekmektedir. Çocuğun cinsel istismarı bildirildiğinde savcı ya da hâkim emri ile çocuktan Cinsel Saldırı Muayenesi (CSM) olması istenir. CSM mağdurların maruz kaldığı fiziksel ve/veya psikolojik travmalar ve bu travmaların etkileri nedeniyle uzmanlık ve deneyim gerektiren bir incelemedir.Bu araştırma, adli bilimler ve pediatri hemşireliği alanlarında eğitim almış bir adli hemşirenin, cinsel istismara veya cinsel saldırıya uğradığı iddiasıyla 9-18 yaşları arasındaki çocukların Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'ndeki muayeneleri sırasında yaşadıkları kaygıyı ve bu kaygıyı azaltmada adli hemşirenin rolünü belirlemek amacı ile yarı deneysel, kesitsel ve tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırma, etik kurul onayı ve kurum tarafından yazılı çalışma izni alındıktan sonra 23.08.2010 06.09.2011 tarihleri arasında Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı Şube Müdürlüğü'nde CSM'sinin yapıldığı saatler olan 08:30-17:30 saatleri arasında yapılmıştır. Araştırmada örneklem sayısını belirlemek için yapılan güç analizi sonucuna göre araştırmanın sınırlılıklarına uyan 100 çocuk çalışma grubunu, 50 çocuk da kontrol grubunu oluşturmuştur.Araştırma verileri çocuklardan Kişisel Bilgi Toplama Formu, İstismar Bilgi Formu, Çocuk Bilgi Formu, Çocuklar İçin Durumluk ve Sürekli Kaygı Envanteri ve Araştırmacı Değerlendirme Formu kullanılarak, yüz yüze görüşme yöntemi ve gözlem yapılarak toplanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, bilgisayar ortamında Statistical Package for Social Science (SPSS) 15.0 istatistik paket programı kullanılarak Shapiro-Wilk testi, Ki-kare testi, Wilcoxon Signed Ranks Testi ve Mann-Whitney U Testi ile değerlendirilmiştir.Araştırma kapsamına alınan çalışma grubundaki (n=100) çocukların %84'ünün kız, %61'inin 15-18 yaş arasında olduğu, %38'inin ilköğretim veya lise öğrenimleri sırasında okulu bıraktığı, %60'ının evde her iki ebeveyn ile beraber yaşadığı, %33'ünün daha önce cinsel istismara maruz kaldığı, daha önce cinsel istismara maruz kalan çocukların %87.9'unun başka kişi tarafından istismar edildiği, %95.2'si ise gebe olmadığı saptanmıştır. Araştırma kapsamına alınan kontrol grubundaki (n=50) çocukların %88'inin kız, %66'sının 15-18 yaş arasında, %38'i ise ilköğretim veya lise öğrenimleri sırasında okulu bırakmış olduğu, çocukların %48'inin aileden birisi ile beraber, %32'sinin daha önce cinsel istismara maruz kalmış olduğu, daha önce cinsel istismara maruz kalan çocukların tamamını başka kişinin istismar ettiği, %65.9'unun gebe olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca araştırmada kızların, daha önce cinsel istismara uğradığını iddia eden çocukların, hymen intakt olmayan kızların, livata bulgusu olmayan çocukların, daha önce CSM olan çocukların CSM nedeni ile daha çok kaygı yaşadıkları ve cinsel istismara uğradığı iddiası ile Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'nde adli hemşire ile muayene olan çocukların CSM'sinden kaynaklı durumluk anksiyetelerinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azaldığı (p<0.001), cinsel istismara uğradığı iddia edilen çocukların adli hemşireyle etkileşim kurmalarının Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'ndeki CSM öncesi ve sonrasındaki durumluk anksiyete düzeylerini etkilediği cinsel istismara uğradığı iddia edilen çocukların adli hemşireyle etkileşim kurmalarının Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'ndeki CSM öncesi ve sonrasındaki sürekli anksiyete düzeylerini etkilediği saptanmıştır.Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda cinsel istismara uğradığı iddiası ile Adli Tıp Kurumu'nda CSM'si yapılacak çocukların muayeneleri sırasında çocuklara mutlaka bir hemşirenin refakat etmesi, bu hemşirenin adli hemşirelik ve pediatri hemşireliği alanlarında uzmanlaşmış meslek üyelerinden olması, hemşirenin görevli olmadığı CSM'nin yapıldığı Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlükleri'ne ve diğer kurumlara eğitimli uzman hemşirelerin atanması önerilmektedir.

Summary:

Sexual abuse in childhood is such a big problem that no children can cope with it. It is a traumatizing and anxious process not only during the time the child is abused but also post-abuse period, as well as the following judicial and forensic investigation. It is necessary that the child who was abused or suspected to have been abused should be taken away from the abusers, the childs protection should be ensured and legal process should be initiated. On being reported, the child is asked to go through a examination of sexual assault (CSM). The physical and psychological traumas and their effects are investigations requiring specialization.The aim of this research which was carried out by a pediatric nurse specialized in her field and forensic science was to investigate the anxiety the reportedly abused children aged 9-18 experienced and to determine the role of a nurse in reducing the anxiety. The study is cross-sectional, half-empirical and descriptive. The research was carried out, after getting the ethic and legal permission to do so, between 23 August 2010 and 06 September 2011 during which the sexual abuse examination from 08.30 till 17.30 took place at the Forensic Science Institution of Izmir Office the Ministry of Justice. In order to determine the number of individuals participating the research, as a result of the power analysis, under the assumption that the children who were examined during the presence of a nurse were supposed to have 10% less anxiety compared to those who were examined without the presence of a specialist nurse, the number would go down to 41 and when the variation was 20%, with 5% error potential and 80% power, for SS=9 the work group should be 100 and there should be 50 children in control group.The research was made up of children from 9 to 18 who were not mentally retarded, had no psychological disorder and willingly accepted to participate in the study. They didnt have any communication handicap. During the research, methods such as talking to the children face to face, filling out the forms and questionnaire, forms to collect information related to their abuse, state and steady anxiety, researchers evaluating forms were used to gather information. The data obtained from the research were stored and studied with the help of Statistical Package for Social Science (SPSS) 15.0 and Shapiro-Wilk Tests, Ki-kare Tests, Wilcoxon Signed Ranks Tests and Mann-Whitney U Tests.It was obtained from the research that of all the children (n=100) studied, girls make up 84%, 61% of them are aged between 15-18, 38% of them dropped out of their schools during primary education or high school, 60% lived together with both parents, 33% were subjected to sexual abuse before, 87.9% of the abused children were abused by someone else and 95.2% were not pregnant.Among the children in control group (n=50), 88% of them were girls. 66% were aged between 15 and 18. %33 of them left school during the primary or high school. 48% of them lived together with one of the parents. 32% were subjected to sexual abuse before and all the children abused before were abused by someone else. 65.9% were not pregnant.In addition, the girls and the children who claimed to have been sexually abused before, girls who have no hymen intact state, children who show no indication anal intercourse and those who had sexual abuse examination were more anxious because of the sexual assault examination, Children who were brought to the forensic examination office upon the suspect of sexual abuse had lower anxious state This means, when they are examined by forensic nurses which is quite meaningful statistically. It was determined that when children who are reported to have been sexually abused were less steady anxious when they are examined by a forensic nurse.In the light of the findings of the research, it is suggested that children who are reported to have been sexually abused and are taken to the forensic science to be examined, should be accompanied by a forensic nurse who was specialized in pediatric and forensic nursing. Therefore, the institutions carrying out these tasks should be appointed to the institutions dealing with child abuse cases.