Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Mimarlık Anabilim Dalı

Discursive formations in Turkish residential architecture

Türk konut mimarlığında söylemsel oluşumlar Ankara, 1948 - 1962

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 93269 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

"Man as a form of possible knowledge" conceiving his presence is limited within Hoe praxis, in the discursive practice it is enveloped with, and by the self-construction he practices as a subject, offers us new ways of knowing. Through these fields, man undertakes practices and undergoes processes he tries to signify, reflecting them through the spheres of life, production and language. In the field which is named housing problem, where the essential need of man as shelter is produced, it is easy to find all practices operating in a hierarchy of priorities. To understand an era in which housing problem itself was reduced to a single statement of discourse, but, on the other hand, the demand far exceeded the supply; Ankara, the capital of Turkish Republic, has been chosen for the case study: it was developed as a sample city, to reflect the significance of the political, cultural and economical attempts in modernization. The urban development administration quite specific to Ankara as a model; the first urban plan being acquired for the Capital; the housing cooperatives in function to facilitate involvement of "the equal, liberated, modern citizen" in housing production; are only some of the specificities as ends of this deliberate choice. The temporal delineations 1948 - 1962 come from the intentions, to cover the worldwide deployment of post war housing discourses; to include the influence of modernization and democratization as discourses in the national political arena; to observe the evolution of the early Republican discourses; as well as the wish to range the housing production as started before 1950 and produced during 1950s and planned during 1950s and finished in early 1960s. The study has focused on six zones and two sub zones of housing developed between 1950 and 1960, including 24 cases in total. Through the Plan Archive of the Municipality of Metropolitan Ankara, the documents regarding construction period of these housing menvironments have been maintained; written correspondence and decisions regarding the acquisition of site plans and house units; lists concerning cooperative members and initial dwellers; construction details; graphic documents constituting site plans, unit plans and other drawings have been classified. On the other hand, geologic, topographic, historic, demographic features were taken as constraints; as well as urban growth; transformation in public cultural activities; population increase due to villagers moving in from the rural and emigrants / refugees as Turkish minorities from neighbour countries: the background thus created gave way - was supported by transformation in practice and discursive practice. The administrative, city planning and architectural education fields, intended to respond changing demands, re-producing their approach in universal space, tried to generate a basis by constructing new schemata to cope with new demand and new supply. Michel Foucault's methodologic approach in archaeology ofknowledge and discourse on language adopted to construct a conceptual framework, it is found that Ankara, sharing the same political, societal, economic and cultural space as background with other Turkish cities, has been a model for them through good and bad samples. Of the 24 housing zones configuring the urban growth of Ankara between 1948 - 1962, 20 have been found to be developed through cooperatives, which involved democratic participation of their equal members; almost all developed by schemata, where land use, site layout, service locations are features of the neighbourhood unit, the neighbourhood unit and house types, facilitating and delimiting construction of the identity of the individual-citizen at the boundaries of the parcel, apartment block, floor and flat, and the like, making the discursive practice of modernization and democratization, available. Foucault's imphcationsthat^ower relations are primordial in language, to be deciphered through discursive practice, has been found valid for the disciplines of architecture and planning. In the background as space, universal schemata created ruptures in the validity of local schemata, via discursive practice in the fields of architectural education and housing industry, under the longing for the modern, the new, the democratic, far more ambitious than the practiced levels of modernization, renaissance and democratization. The documentation of the discursive practice has already accomplished a basis necessitated for what Foucault calls "history of architecture as history oftechne.* Keywords: housing problem, Ankara, discursive practice, the statement, positions, schemata, (relations of) power, modernization, democratization.

Summary:

İnsan hakkındaki bilgimiz, onun içinde bulunduğu toplumsal pratik, sarıldığı söylemsel oluşumların pratiği ve her ikisi ışığında özne olarak gerçekleştirdiği, kendi kendisini kurma pratikleri, çerçevesinde anlaşılabilir ve derinleştirilebilir. İçice geçmiş olan bu alanlarda yaşadığı süreç ile yaşamı anlamlandıran insan, yaşam, üretim ve dil etkinlikleri ile bu anlamı yansıtır. Konut sorunu olarak adlandırılan alanda, însamn asal gereksinimi olan barmma arayışı sırasında, tüm bu pratiklerin ve anlamsal önem sırasının yansımalarını bulmamız doğaldır. Konut sorununun neredeyse bir söyleme dönüştürüldüğü, ancak gereksinimin de sunumun çok önüne geçtiği bir dönemin ömeklendirilmesi için Türkiye'nin başkenti Ankara'nın seçilmesinin bir nedeni, onun 1920'den beri örnek bir başkent olarak gehştirilmesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin politik, kültürel ve ekonomik atılımlarla modernleşme simgesi olarak ele alınması ile ilintüidir. İmar yönetiminin özgüllüğü, kentin planlı gelişimi, konut kooperatiflerinin "eşit, özgür, modern yurttaşın katılımım sağlayacak" örnek sivil örgütler olarak işlevlendirilmesi, Ankara'ya biçilmiş bu rolün bazı özgün sonuçlandır. 1948 -1962 tarihleri ise, bu dönemin, bütün dünyada savaş sonrası konut söylemlerinin gehştirildiği, Türk siyasal ve toplumsal hareketi açısından canlı bir "modernleşme ve demokratikleşme" tartışmasının yaşandığı, erken Cumhuriyet dönemi söylemlerinin bir evrim içine girdiği yıllan barındırması, incelenen konut yapımının başlangıcı ve bitimini de kapsayabilmesi açısından anlamhdır. Ankara'nın 1950 - 1960 arasında geliştiği gözlemlenen altı bölge ve iki alt bölgede 24 ömek üzerinde çalışılmış, bu örneklerde konut yapısı / yapılarının kurulma dönemlerine ilişkin bütünbelgelere Ankara Büyûkşehir Belediyesi İmar Müdürlüğü arşivlerinden ulaşılmış; bütün örneklerde, yerleşim planı ve konut planlan elde etme süreçleri ve bu süreçlerdeki karar mekanizması, kooperatif üyeleri ve ilk kullanıcı listeleri, yapıma ilişkin bilgiler ile yerleşim planlan, konutun /konutların üretimine ilişkin mimari planlar ve diğer çizimler belgelenmiştir. Öte yandan, dönemin Ankara'sının jeolojik, topografîk, tarihsel, demografik özelliklerinin belirlediği kısıtlar ile, dönem içinde bir kent olarak büyümesi, kültürel yaşantısının evrimi, iç göç ve göçmen / muhacir biçiminde artan nüfusu karşısında doğan yeni gereksinimler ve hangi söylemler ve pratikler içinde kendisini bunlara karşı yenilediği bir arkaplan olarak gehştirilmiştir. Bu arkaplana ayak uydurmaya çalışan diğer pratikler, kent yönetimi ve planlaması ve mimarlık eğitimleri alanlan ile konut üretimi alanında, evrensel etkilerin de ışığında, kendilerini yeniden üretmeye çalışmışlar ve bu çerçevede, şema olarak paylaşılabilen sunumlara denk düşen bir gereksinim doğmasının zeminini hazırlamışlardır. Michel Foucault'nun bilginin arkeolojisi ve dil üzerine söylem yaklaşımı ışığında geliştirilen kavramsal çalışma sonucunda, Ankara'nın geliştirdiği olumlu-olumsuz şemalar yoluyla, aslında zaten aynı toplumsal, siyasal, kültürel ve ekonomik mekanı, yani mekansal arkaplanı paylaşan diğer kentlerimize ömek olmayı sürdürdüğü bulunmuştur. 1948 - 1962 yıllan arasmda, Ankara'nın kentsel gelişimine de katkıda bulunan 24 konut yerleşimi ve yapısmın 20'sinin demokratik katılımı sağlayan kooperatifler eliyle üretilmesinin; kooperatif üyelerinin konut çevresi ve kentsel mekan şekillenmesine eşit konumlarıyla katkıda bulunmalarıma; kısmi "parselasyon ve inşaat tarzı planlan" ile gelişen bölgelerin bir topluluk olarak tasarlanmasına ilişkin işlev, yerleştirim, hizmetler kategorilerinde mahalle, komşuluk birimi gibi şemalara bağlı gelişmenin; komşuluk birimlerinin ve konut şemalarının /?orrse/, apartman, kat ya da daire sınırlarında birey-yurttaşın kimliğini eşit biçimde kurmayı olanaklı kumasının, ve benzerlerinin; modernleşme ve demokratikleşme söylemlerini nasıl kullandıklan ve yemden ürettikleri görülmüştür: Foucault'nun, sözün, dil dolayımryla iktidar ilişkilerini söylemsel pratik içinde yansıttığı önermesi, mimarlık ve planlama alam için doğrulanmıştır. Evrensel şemalarva. yerel şemaları adım adım kırması ile yaratılan arkaplanda, eğitim ve konut endüstrisi alanında gelişen ve geliştiren söylemlerin de etkisi ve moderne, yeniye, demokratik olana duyulan özlemin modernleşen, yenilenen ve demokratikleşen yaşama aşkm gelen büyüklüğü ve derinleşen söylemi ile kentsel mekanın büyük çapta dönüştüğü saptanmıştır. Söylem çözümlemesine olanak veren malzeme, Foucault'nun mimarlık tarihi için bir olanak gördüğü tekne tarihi için de bir ön birikim yaratmıştır. Anahtar Sözcükler: konut sorunu, Ankara, söylemsel pratik, söz, konumlar, şemalar, iktidar (ilişkileri), modernleşme, demokratikleşme.