Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Marmara Üniversitesi / Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü / Türk Tarihi Anabilim Dalı / Cumhuriyet Tarihi Bilim Dalı

Fatin Rüştü Zorlu'nun hayatı ve siyasi faaliyetleri

Life and political activities of Fatin Rustu Zorlu

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 249585 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

1910 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Zorlu orta ve yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra 1932 yılında meslek memuru olarak girdiği Hariciye Vekâleti bütün hayatını kapsar. Cumhuriyetin ilk dışişleri bakanlarından Tevfik Rüştü Aras'ın kızı Emel hanımla evlenirBirincilikle meslek memuru olarak girdiği Dışişleri Bakanlığında yurtiçi ve yurtdışında çeşitli görevlerde bulundu. Atatürk'ün önemle üzerinde durduğu Hatay meselesinin çözümüyle ilgili uluslararası toplantıya katılan heyette yer alır. Bütün dünyayı çok yakından ilgilendiren ve etkileyen 2. Dünya Savaşı sırasında savaşın en sıcak yaşandığı bölgelerde önemli görevler yapar.1950 yıllında Fatin Rüştü Zorlu'nun ileride kaderini değiştirecek önemli bir gelişme olur. 1946 yılında çok partili parlamenter hayata geçişten dört yıl sonra yapılan seçimlerde Demokrat Parti iktidara gelir. 1954 yılında dönemin Başbakanı Adnan Menderes'in davetiyle Büyükelçilik görevinden ayrılarak Demokrat Parti'den siyasete girdi. Çanakkale'den milletvekili seçildi ve 1954 seçimleri sonucunda Adnan Menderes tarafından kurulan kabinede devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak görev alır. Çok hızlı bir şekilde siyasete atılan Zorlu yabancı olduğu bu ortama ve parti içi siyasetin çekişmelerine zaman zaman uyum sağlamada zorlanır.Meslek memuru olarak göreve başladığı Dışişleri Bakanlığının 1957 yılında en tepesine oturur. Bakanlığı döneminde aktif bir dış politika izleyerek 1876'da fiilen, 1923'te ise hukuken terk ettiğimiz Kıbrıs adasının tekrar kazanılması için büyük bir gayret gösterir. Zürich ve Londra Anlaşmalarının mimarı olarak Türk devletinin Kıbrıs Türk halkının ve yeni kurulacak olan Kıbrıs devletinin üç garantör devletinden biri olmasını sağlar. Ayrıca bakanlığı döneminde ekonomi bakanı gibi çalışarak birçok uluslararası kredinin temin edilmesinde önemli rol oynar. CHP İktidarı döneminde başlayan batı eksenli dış politika anlayışını DP İktidarının da benimseyerek devam ettirmesi ve hızla geliştirmesi Türk kamuoyunun yanı sıra özelikle bağlantısız ve bağımsızlığını yeni kazanan ülkeler tarafından Türkiye'nin emperyalizme destek vermesi olarak algılanarak hükümetin dış politika anlayışının eleştirilmesine neden olur. Zorlu bakanlığı döneminde uluslararası birçok konferansa katıldı bunlar içinde hiç muhakkak ki Londra Konferansı ve Bandung Konferansı unutulmayacak olanlarındandı. Ortak Pazar'a (AB) giriş konusunda ilk çalışmalar ve müracaat bakanlığı döneminde kendi girişimleri sonucunda olacaktır.Yerli ve yabancı basın tarafından özellikle 1957?1960 arasında büyük ilgiyle izlenir. Zorlu kamuoyunun karşısına genelde Türkiye için kredi bulan başbakan Adnan Menderes'in çok yakın mesai arkadaşı olarak çıktı. Dışişlerinde bakanlığı döneminde yapmış olduğu çalışmaların yanı sıra özel hayatıyla da ilgili olarak Türk kamuoyunun büyük ilgisini çeker.1957 yılından sonra iç politikada olumsuz toplumsal, siyasi ve ekonomik gelişmelerin hısla siyasi tansiyonu yükseltmesiyle birlikte dış politikadaki gelişmelerin de etkisiyle ülke 27 Mayıs İhtilali'ne doğru sürüklenir.27 Mayıs 1960 askeri darbesi sonucunda tutuklanan Demokrat Parti mensuplarıyla birlikte Harp Okulu'ndan askeri bir uçakla bir gece yarısı Ankara'dan İstanbul'a getirilen Fatin Rüştü Zorlu buradan Fenerbahçe vapuruyla Yassıada'ya götürülür. Yaklaşık 1.5 yıl süren yargılamalar boyunca hem tutuklu bulundukları yassıada da hem de yargılamalar sırasında Zorlu'nun da içinde bulunduğu DP'li sanıklar insanlık dışı muamelelere maruz kalacaklardır.Zorlu duruşmalar esnasında kendisine yöneltilen iddialara karşı kendisini korkusuzca savunması arkadaşları arasında onu bir kahraman yaparken mahkeme heyetinin de zor anlar yaşamasına neden olur. Duruşmalar esnasında kabine arkadaşlarının haksız iddialarıyla karşılaşır.Yassıada duruşmaları devam ederken basında Zorlu'yla ilgili özellikle yolsuzluklar ve haksız kazançlardan dolayı doğru olmayan abartılmış birçok haber yayınlandı. Bunun yanında devlet radyosundan da Yassıada duruşmalarıyla ilgili haberler tek taraflı olarak verilir.Yassıada yargılamaları sonucunda Yüksek Adalet Divanı Zorlu'nun da içinde bulunduğu 15 sanığa idam kararı verir.MBK' nin onayıyla Fatin Rüştü Zorlu'nun idam kararının infazı İmralı' da 16 Eylül 1961 günü sabaha karşı Maliye Bakanı Hasan Polatkan'dan sonra hazin bir şekilde gerçekleşir.

Summary:

Born in Istanbul in 1910; Zorlu as a civil servant entered into the foreign ministry in 1932 and remained there untill the end of his life. In his later years, Zorlu married Ms Emel, the daughter of Tevfik Rüştü Aras who was one of the first foreign ministers of the republic.Zorlu had entered into the ministry of foreign affairs as a civil servant and served locally and abroad in different duties. He was a member of the committe that negotiated issues such as Hatay which was a top priority of Ataturk. During the second world war he worked in critical duties within regions that were close to the war.In the year 1950 an important development tookplace which changed his future for good. In 1946, after 4 years of multi-party democracy, the Democratic Party was elected. With the invitation of the president Adnan Menderes, in 1954 Zorlu left the Embassy embarked on his political career. He became a member of parliament from Çanakkale and as a result of the 1954 elections, he served as the deputy of the prime minister and a minister of the state in the cabinet that was formed by Adnan Menderes. Zorlu who had entered had hastilly entered domestic politics, faced difficulties adapting to internal party conflicts and political affairs.In 1957, starting as a civil servant, Zorlu became the foreign minister. During his tenure, Zorlu implemented an active foreign policy and made great efforts in regaining Cyprus which was effectively lost as in 1876 and legally relinquished in 1923. As a result of the Zurich and London agreements; he managed to make the Turkish republic one of the 3 garantors to the Turkish Cypriots of the newly estabilished state of Cyprus.During his tenure, he also worked as a de facto minister of economy and played an important role in securing international credits. The western oriented foreign policy that was established by CHP and continued with DP was criticised as yielding to imperialism by the Turkish media. Zorlu participated in many international conferences and among these the London and Bandung conferences were unforgettable. His efforts led to Turkey's application to the EU.During the years 1957?60, locally and globally, Zorlu was followed by the press with interest. The general public opinion saw Zorlu as a close friend of prime minister Adnan Menderes and a minister that obtained international credits. Besides his work; the Turkish public opinion was also intrigued by Zorlu?s private life. With the effect of foreign policy on internal politics, during 1957, due to internall turmoils of social, economic and political affairs, the country slid towards the military coup May 27. On the 27th of May 1960, as a result of the military coup, the members of DP were arrested and Fatin Rustu Zorlu was transported with a military plane from Ankara?s military academy at midnight to Istanbul where he was sent to the Island of Yasıada along with other DP officials.During the trial, which lasted for 1.5 years, along with the other accused members of DP, Fatin Rüştü Zorlu was subjected to inhumane treatment. Zorlu's fearless defence against the allegations made him a hero amongst his friends and put pressure on the judges. During the trial, Zorlu faced unfair allegations from his cabinet (ministry) friends. In the course of his trial many inaccurate news stories pertaining to corruption and ill-gotten gains were published. Besides these injustices, the government radio broadcast of the Yasıada trial was biased. As a result of the trial; the High Court of Justice, along with FATİN Zorlu Rüştü, convicted 15 members to death. Sadly, following the finance minister Hasan Polatkan?s execution, with MBK?s approval, Fatin Rustu Zorlu was executed in İmralı in the morning of September 16, 1961.