Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Erciyes Üniversitesi / Tıp Fakültesi / Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı

Hipertansif hastalarda fastrach laringeal maske aracılığıyla veya standart direk laringoskopi ile yapılan endotrakeal entübasyonun hemodinamik etkilerinin karşılaştırılması

Comparison of hemodynamic effects of intubation via fastrach laryngeal mask airway or standard, direct laryngoscopy in hypertensive patients

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 518573 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Amaç: Başarılı havayolu yönetimi, anestezi uygulamalarında hasta güvenliği için gereken birincil ve en önemli adımdır. Son yıllarda ventilasyon ve entübasyon için kullanılan malzemelerin çeşitliliğinin artmasından dolayı havayolu yönetiminde daha avantajlı duruma gelmiş bulunmaktayız. Bu çalışmada, hipertansif hastalarda laringoskopi ile yapılan entübasyonun ve laringeal maske içinden yapılan entübasyonun hemodinamik yanıt ve postoperatif komplikasyonlar üzerine etkileri araştırıldı. Hastalar ve yöntem: Etik kurul onayı alındıktan sonra elektif cerrahide, endotrakeal entübasyon gerektiren 18 ile 65 yaş arasında, fizik durumu ASA (American Society of Anesthesiologist) II-III olan EVRE 1 ve 2 hipertansiyonu olan 120 hasta rastgele 2 gruba ayrıldı.Tüm hastalara premedikasyon amacıyla 2 mg intravenöz (IV) midazolam verildi. Operasyona başlamadan önce kalp atım hızı (KAH), sistolik arter basıncı (SAB), diastolik arter basıncı (DAB), ortalama arter basıncı (OAB) ve periferik oksijen satürasyonu (SpO2) değerleri kaydedilip bazal değerler olarak belirlendi. Grup L (n=60) endotrakeal entübasyonda direkt laringoskopi kullanılan grup, Grup F (n=60) endotrakeal entübasyonda Fastrach LMA kullanılan grup olarak tanımlandı. Hastalara %100 oksijen ile preoksijenizasyonu takiben anestezi indüksiyonu 2-3 mg/kg propofol ve 1µgr/kg fentanil ile sağlandı. Roküronyum 0,6mg/kg ile kas gevşemesinin ardından Train of Four (TOF) sıfır olunca endotrakeal entübasyon yapıldı. Her iki grupta da endotrakeal entübasyonun kaçıncı denemede ve kaç saniyede yapıldığı kaydedildi.Anestezi idamesinde her iki grupta da % 50 O2 ,%50 N2O ve % 1-3 sevofluran kullanıldı. Hastaların SAB, DAB, OAB ve KAH ve SpO2 bazal değerleri (midazolam premedikasyonundan sonra, anestezi indüksiyonundan sonra (TOF uyarısına yanıt alınamadığı zaman), entübasyon sırasında ve entübasyonu takiben 0.dk, 1.dk, 2.dk, 3.dk, 4.dk,5.dk. larda ölçüldü. Hastalar ekstübasyon sonrası derlenme odasına alındılar. Postoperatif 30.dakikada boğaz ağrısı ve ses kısıklığı sorgulandı. Faringolaringeal morbidite kontrolü için boğaz ağrısı ve ses kısıklığı 4 puanlı skala ile değerlendirildi. Bulgular: Her iki grupta da hastaların demografik özellikleri benzer bulundu. Tiromental ve sternomental mesafe ve maske ile ventilasyon zorlukları benzer bulundu. Entübasyon süresi Grup F'de istastiksel olarak yüksek bulundu.Grup L'de entübasyon sonrası 0.dk'da KAH, DAB, OAB değerlerinde bazale göre yükselme oldu ve yaklaşık 1 dk içinde bazal değerler seviyesine indi. Grup F'de entübasyon sonrası 0.dk'da KAH, SAB, DAB, OAB değerlerinde bazale göre bir düşüş oldu. Postoperatif morbidite her iki grupta benzerdir. Boğaz ağrısı ve ses kısıklığında iki grup arasında anlamlı bir fark görülmedi. Sonuç: Fastrach LMA aracılığıyla yapılan endotrakeal entübasyon hemodinamik yanıtları hafifletmede daha avantajlıdır. Direkt laringoskopi ile endotrakeal entübasyon Fastrach LMA aracılığıyla entübasyona göre daha hızlı bir metoddur. Üst hava yolu morbiditesi bakımından iki grup arasında fark yoktur.

Summary:

Objective: Successful airway management is a major, primary step required for patient safety in anesthesia practice. In recent years, we have become more advantageous in airway management due to increased diversity of equipment used in ventilation and intubation. In this study, hemodynamic response and postoperative complications of intubation via laryngoscopy or through laryngeal mask airway were investigated in hypertensive patients. Patients and method: After approval of Ethics Committee, 120 ASA II-III patients (aged 18-65 years) with stage 1 or 2 hypertension who required endotracheal intubation in an elective surgery were randomly assigned into 2 groups. All patients received IV midazolam (2 mg) for premedication. Before initiation of surgery, heart rate (HR), systolic arterial pressure (SAP), diastolic arterial pressure (DAP), mean arterial pressue (MAP) and peripheral oxygen saturation (SpO2) were recorded as baseline values. Group L (n=60) was defined as using direct laryngoscopy in endotracheal intubation, Group F (n=60) was defined as using Fastrach LMA in endotracheal intubation. Following pre-oxygenation with 100% oxygen anesthesia was induced by using propofol (2-3 mg/kg) and fentanyl (1 µg/kg). After muscle relaxation with rocüronium (0.6 mg/kg), endotracheal intubation was performed when Train of Four (TOF) was null. In both groups, number of attempts and time of intubation (in seconds) were recorded. The anesthesia was maintained by using 50% O2 plus 50% N2O mixture and 1-3% sevoflurane. The HR, SAP, DAP, MAP and SpO2 were recorded at baseline (after premedication by midazolam), after anesthesia induction (when no response was recorded to TOF stimulation, during intubation and on minutes 0, 1, 2, 3, 4 and 5 after intubation. The patients were transferred to recovery room after extubation. On postoperative minute 30, sore throat and hoarseness were questioned. To check pharyngolaryngeal morbidity, sore throat and hoarseness were assessed by 4-points scale. Findings: Demographic characteristics were found to be comparable in both groups. Thyromental and sternomental distance and difficulties in mask ventilation were found to be similar. It was found that time to intubation was significantly higher in the group F. In group L, the HR, DAP and MAP values were increased on minute 0 after intubation when compared to baseline values and returned to baseline values within one minute. In group F, the HR, SAP, DAP and MAP were decreased on minute 0 when compared to baseline. Postoperative morbidity was comparable between groups. No significant difference was found in sore throat and hoarseness between groups. Conclusion: Intubation via LMA is more advantageous in alleviate hemodynamic responses. Intubation via direct laryngoscopy is a more rapid method when compared to intubation via LMA. There was no significant difference in upper respiratory tract morbidity between groups.