Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü

İki yönlü tekrarlı yüklemeler altındaki betonarme kenar kolon-kiriş birleşimlerinde çelik tel takviyeli betonun kullanıldığı etkili bölgenin araştırılması

An Experimental study on the effective zone of the steel fiber reinforced concrete used in exterior beam-column connections subjected to bi-directional reversals cyclie loadings

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 101268 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

İKİ YÖNLÜ TEKRARLI YÜKLEMELER ALTINDAKİ BETONARME KENAR KOLON-KİRİŞ BİRLEŞİMLERİNDE KULLANILAN ÇELİK TEL TAKVİYELİ BETONUN ETKİLİ BÖLGESİNİN ARAŞTHOLMASI ÖZET Kocaeli ve Düzce 1999 gibi şiddetli depremlere maruz kalan ve taşıyıcı sistemi betonarme çerçevelerden oluşan binalar, sünek davranış gösterecek şekilde projelendirilmelidir. Sünek davranış, bir elemamn veya yapınm deprem esnasında ortaya çıkan enerjinin oldukça büyük bir kısmını, mukavemetinden önemli ölçüde kayba uğramadan, elastik sınırın ötesinde elastik olmayan davranışla büyük genlikli, dönüşümlü deformasyonlarla yutma kabiliyetidir. Deprem gibi iki yönlü tersinir tekrarlı yüklemelere maruz kalan betonarme çerçeveli sistemlerde, genellikle kolon- kiriş birleşim bölgelerinde büyük zorlanmalar oluşmaktadır. Bundan dolayı, betonarme çerçeveli yapıların sünek davranışı, kolon-kiriş birleşim bölgelerinin sünek davranışına bağlıdır. Kolon-kiriş birleşim bölgelerinin deprem gibi iki yönlü tersinir tekrarlı yüklemeler altında sünek davranabilmesi için bu bölgelere çok sık enine donatılar yerleştirilmesi gerekmektedir. Bu amaçla diğer ülkelerin deprem yönetmeliğine benzer olarak, 1998 yılında yürürlüğe giren deprem yönetmeliğimiz, kolon-kiriş birleşim bölgelerinde enine donatı aralıklarının sıklaştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Bununla birlikte kolon-kiriş birleşimini oluşturan kolon ve kirişin bu bölgelerde taşıyacağı eğilme momentlerinin büyük olmasından dolayı her iki elemamn kolon-kiriş birleşim bölgelerinde bulunması gerekli boyuna donatılan da çok yoğun olmaktadır. Birleşim bölgelerinde boyuna ve enine donatıların çok yoğun olmasından kaynaklanan nedenlerle bu bölgelerdeki betonun iyi yerleştirilmesinde ve enine donatıların projedeki detaylara uygun olarak sık konulmasında işçilik açısından önemli zorluklar ortaya çıkmaktadır. Bu zorluklardan dolayı iyi kontrol edilemeyen yapıların kolon-kiriş birleşim bölgeleri yönetmeliklere ve projeye uygun olarak özenle inşa edilememektedir. Günümüze kadar birçok araştırmacı, bu bölgelerdeki işçilik hatalarını ve zorluklarım en aza indirgeyecek ve sünek birleşim davranışını sağlayacak donatı detayları üzerinde çalışmalar yapmıştır. Bu amaçla yapılmış çalışmalardan biri de, kolon-kiriş birleşim bölgelerinde sık enine donatıların yerine çelik tel takviyeli beton kullanılmasıdır. Bu konuda yapılan çalışmaların pek çoğunda, kolon-kiriş birleşim bölgelerinde deprem yönetmeliğinin önerdiği, sık enine donatı aralıkları yerine sık olmayan aralıklarla enine donatı ile kolon-kiriş birleşim bölgelerinin belli bölümünde çelik tel takviyeli beton kullanılmıştır. Bu araştırmaların deney parametreleri, genellikle beton kanşımmdaki çelik telin miktarı, yükleme şekli, enine ve boyuna donatı miktarları olarak ele alınmıştır. Bu araştırmalardan, kolon-kiriş birleşim bölgelerinde sargı donatısı olarak kullanılan ilave enine donatının yerine çelik tel takviyeli betonun kullanılabileceği, enine donatı aralıkları sık olmayan ve çelik tel takviyeli beton kullanılan kolon-kiriş birleşimlerinin, normal betonlu ve deprem yönetmeliğinin önerdiği sık enine donatılara sahip olan kolon-kiriş birleşimlerinden daha sünek davrandığı, daha büyük xiiyük taşıma kapasitelerine ve enerji yutma kapasitelerine sahip olduğu sonuçlan bulunmuştur. Ancak deprem etkileri gibi iki yönlü tersinir tekrarlı yüklere maruz betonarme çerçevelerden oluşan bir yapımn kolon-kiriş birleşim bölgelerinde oluşan iç kuvvetlerin birbiri ile olan etkileşiminin karmaşık olması ve buna ilaveten beton karışımı içindeki çelik tellerin üç farklı yöne rastgele dağılmış olması gibi nedenlerden dolayı literatürde henüz basit bir hesap modeli sunulamamıştır. Bu çalışmanın amacı; ara kat kenar kolon-kiriş birleşimlerinde kirişin üç farklı bölgesinde çelik tel takviyeli beton kullanılarak, bu bölgeler arasında çelik tel takviyeli betonun etkili olabildiği minimum bir bölgenin elde edilmesidir. Bunun için deprem yönetmeliğinin önerdiği normal betonlu ve süneklik seviyesi yüksek çok katlı betonarme yapının ara kat kenar kolon-kiriş birleşim numunesi baz numune olarak ele alınıp, bu numunenin davranışına en yakın özelliklere sahip olan ve kirişin üç farklı bölgesinde çelik tel takviyeli beton kullanılan kenar kolon-kiriş birleşim numunesinin elde edilmesidir. Bu çalışmanın kapsamında, kenar kolon-kiriş birleşimlerinin sünek davranışını sağlayan ve sargı donatılan olarak bilinen ilave enine donatılan bulunmayan ve kirişin üç ayn bölgesine çelik tel takviyeli beton kullanılan sekiz adet numune üretilmiştir. Çelik tel takviyeli beton kullanılan numunelere ilaveten normal beton kanşımı kullanılan iki adet kenar kolon-kiriş birleşim numunesi de üretilmiştir. Normal beton kullanılan numunelerden birisi "Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik (A.B.Y.Y.H.Y.)" koşullanna uygun olarak hazırlanmış sünek kenar kolon-kiriş birleşim numunesidir. Normal beton kullanılan diğer numune ise, kolon ile kirişin birleşim bölgesinde(düğüm noktasında) hiçbir enine donatı bulunmamasına karşılık kolon ile kiriş sanlma bölgelerinde yönetmeliğin önerdiği miktarda sık enine donatılan bulunan ve yapılarda deprem yönetmeliği koşullanna en yakın uygulama olarak karşılaşılan bir numunedir. Deney numunelerinde, kanşımı aşağıda verilen BS 20 kalitesinde hazır beton ve BÇ IQa kalitesinde betonarme demirleri kullanılmıştır. Laboratuarda yapılan silindir basınç deneylerinde, normal beton basınç dayanımı, 25 Mpa ~ 33 Mpa arasında bulunmuştur. Çelik çubuk çekme deneylerinde, kullanılan betonarme demirlerinin akma dayanımı 520 Mpa olarak elde edilmiştir. Çelik tel takviyeli beton kullanılan betonlarda, hazır olarak gelen normal beton kanşıma hacminin %1 'i oranında, boy/çap oram 60mm/0.8mm ve akma dayanımı 1 100 Mpa olan uçlan kıvnlmış çelik teller kullanılmıştır. Bu şekilde hazırlanmış olan çelik tel takviyeli betonların silindir basınç dayanımı 22 Mpa ~ 32 Mpa arasında olmuştur. Normal beton kanşımı, Bu çalışmada deney parametreleri, her numunede, normal beton kanşımlan, boyuna donatı miktarlan ve donatı özellikleri aynı olmuştur. Aynca çelik tel takviyeli beton kullanılan numunelerde, beton kanşıma ilave edilen çelik tellerin miktan, fiziksel ve mekaniksel özellikleri değiştirilmemiştir. Çelik tel takviyeli beton (Ç.T.T.B.) kullanılan kenar kolon-kiriş birleşim numuneleri, iki farklı tipte sekiz adet olarak X111hazırlanmıştır. Bu numunelerden beş tanesinde, kolon ile kirişin birleşim bölgesinde sadece bir adet enine donatı yerleştirilmiş, diğer üç numunenin birleşim bölgesine(düğüm noktasına) enine donatı yerleştirilmemiştir. Çelik tel takviyeli beton, tüm numunelerde, kolon ile kirişin birleşim bölgesinde ve kolonda, kolon genişliğinin iki katı kadar bir bölgede kullanılırken, kirişte, 2hkmş, hkiriş, hkinş/2 olmak üzere üç ayrı bölgede kullanılmıştır. Kenar kolon-kiriş birleşim numuneleri, deplasman kontrollü olarak kiriş ucundan etkiyen iki yönlü tersinir tekrarlı yükler ile kolon ekseninden etkiyen sabit eksenel basınç yükü altında deneye tabi tutulmuştur. Kiriş ucundan etkiyen iki yönlü tekrarlı yükler, kalıcı kiriş uç yer değiştirmesi oluşana kadar bir çevrim, daha sonra her bir yükleme adımında üç çevrim yapılmıştır. Deney numunelerinin yükleme adımları genel olarak aşağıdaki grafikte gösterilmiştir. 1(0 Yükleme tekrarı Bu deneylerden herbir numune için, kiriş uç kuvveti (kN)-kiriş uç yer değiştirmesi (mm), kolon-kiriş birleşim bölgesi arakesitindeki eğilme momenti (kNm)-dönme (rad), kiriş plastik mafsal bölgesi orta kesitindeki eğilme momenti (kNm)- eğrilik(rad/mm) arasındaki değişimi gösteren histeresis çevrimleri elde edilmiştir. Her bir yükleme adımında numunelerin yutmuş olduğu enerji miktarı, kiriş uç kuweti(kN)-kiriş uç yer değiştirmesi(mm) eğrilerinin altında kalan alan değeri olarak hesaplanmış ve kiriş uç yer değiştirmesi ile değişimini gösteren eğriler elde edilmiştir. Her bir yükleme adımında hesap edilen bu değerler toplanarak numunenin yutmuş olduğu toplam enerji miktarı bulunmuştur. İki yönlü tersinir tekrarlı yüklemeler altında tüm numunelerin yutmuş oldukları toplam enerji miktarları aşağıdaki,grafikte gösterilmiştir. i! o 25000 20000 15000 10000 Şekil-2: Deney Numuneleri Tarafindan Yutulan Toplam Enerji Miktarları XIVBununla birlikte herbir yükleme adımında, kiriş plastik mafsal bölgesi orta kesitine etkiyen eğilme momenti hesaplanmış, aynı kesitin uzama ve kısalması ölçülmüş ve ölçülen bu değerlerden kesitin eğriliği elde edilmiştir. Daha sonra herbir yükleme adımında, kiriş plastik mafsal bölgesi orta kesitinin eğilme rij itliği hesaplanmış ve bu eğilme rij itliğinin kiriş uç yerdeğiştirmesi ile değişimini gösteren eğri elde edilmiştir. Ayrıca herbir yükleme adımında, kenar kolon-kiriş birleşim numunesinin viskoz sönüm oranlarını hesaplanmış ve bu viskoz sönüm oranlarının kiriş uç yer değiştirmesi ile değişimini gösteren eğriler elde edilmiştir. Bu işlemler tüm numuneler için ayrı ayrı yapılmış ve elde edilen bu grafikler yardımıyla numuneler arasında gerekli karşılaştırmalar ve değerlendirmeler yapılarak, aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir.. Çatlağın oluştuğu kesitte çatlağı dik yönde kesen çelik tellerin bulunması çatlak genişliğinin büyümesine engel olabilmektedir.. Çelik tel takviyeli beton kullanılan kolon-kiriş birleşimlerinde, kolon ile kirişin birleşim bölgesinde(düğüm noktasında) Ç.T.T.B. ile bir adet enine donatı kullanılması, bu bölgelerde X şeklinde kayma çatlakları oluşumunu engelleyememiştir. Ancak düğüm noktasındaki Ç.T.T.B. ve bir adet enine donatı bulunması X kayma çatlağının kılcal boyutlarda kalmasını ve yüklemenin ileri aşamalarında oluşmasını sağlamıştır.. Kirişte, kolon-kiriş birleşim bölgesi arakesitinden itibaren kiriş kesiti yüksekliğinin yansı kadar bir bölgede çelik tel takviyeli beton, kullanılan onuncu numunenin davranışına göre, Ç.T.T.B. kirişte, kolon yüzünden itibaren kiriş kesiti yükseklik değerinin yarısından daha büyük bir bölgede kullanılmasının uygun olduğu kanısına varılmıştır.. Çelik tel takviyeli beton kullanılan altıncı ve sekizinci kenar kolon-kiriş birleşim numunelerinin deprem yönetmeliğinin önerdiği detaylara uygun olarak hazırlanmış birinci numuneden daha büyük yük taşıma kapasitelerine, moment taşıma kapasitelerine, enerji yutma kapasitelerine sahip olduğu görülmüştür.. Normal beton kullanılan birinci ve dördüncü numuneler karşılaştırılınca, kolon ile kirişin birleşim bölgesinde(düğüm noktasında) kolon enine donatılarının devam ettirilmesinin kolon-kiriş birleşimlerinin sünek davranış göstermesinde çok etkili olduğu görülmüştür.. Numunelerin plastik davranışla yutmuş oldukları enerji miktarlarına göre, çelik tel takviyeli beton kullanılan kolon-kiriş birleşimleri daha sünek davranış göstermiştir.. Çelik tel takviyeli beton karışımlarının kalıba kolay ve iyi yerleştirilmesi için mutlaka süper akışkanlaştıncı kullanılmalıdır.. Birçok araştırmada olduğu gibi, bu çalışmada da Ç.T.T.B. kullanılan betonarme taşıyıcı sistem elemanlarının dayanım ve davranışlarında önemli ölçüde iyileşmelerin olduğu görülmüştür. Ancak bugüne kadar yol, endüstriyel zeminler ve uçak iniş pisti inşaatında yaygın olarak kullanılan Ç.T.T.B.'nun davranışına ait deney sonuçlarıyla elde edilen bilgiler arttıkça ve ampirik ifadelerden arındırılmış basit hesap modelleri geliştirildikçe, kolon, kiriş ve döşeme plakları gibi betonarme taşıyıcı sistem elemanlarında da yaygın bir şekilde kullanılmasının mümkün olacağı kanısına varılmıştır. XVCO CD (g £d <5 *> w s * S O. «2 ı* a :=S *0 n E _ Sili J *? 0) IS IS cS is w» ?£ A (0 0 - 1| I Sİ İ d) - m 16 © c T IX E 0 c Ez 3 ?-«M li (X OK""" ii î*2 S. s â o 5 "E eo O >J CM O >J o CO m (O CO o >i o eo m ?<* co oo eo ö CD O) o o> o> co o o> co CM o o o o <J> m o co a a co CM O >i O o CO o>

Summary:

AN EXPERIMENTAL STUDY ON THE EFFECTIVE ZONE OF THE STEEL FIBER REINFORCED CONCRETE USED IN EXTERIOR BEAM-COLUMN CONNECTIONS SUBJECTED TO BI-DKECTIONAL REVERSALS CYCLIC LOADINGS SUMMARY Reinforced concrete frame structures subjected to strong earthquakes such as Kocaeli and Düzce 1999 have to be designed according to the requirements of earthquake codes as high ductility level structures. Ductility can be described as an ability of reinforced concrete cross sections, elements and structures to absorb large energy released during to earthquake without loosing the strength in inelastic behaviour under large amplitudes and reversible deformations. Generally, beam-column connection zones of the reinforced concrete frame systems subjected to bi-directional reversals cyclic loads such as earthquake are subjected to large stresses. Consequently, the ductility of reinforced concrete structures depends heavily on the ductility of beam-column connection zones. For adequate ductility of beam-column joints subjected to bi-directional reversals cyclic loading such as earthquake, the joints have closely spaced hoops (lateral reinforcements). On the other hand, cross- sections of beams and columns close to the joints are subjected to large bending moments and large longitudinal reinforcements of beams and columns pass through these joints. The lateral reinforcements and concrete can be placed with difficulty by workers, because the longitudinal and lateral reinforcements passing through into beam-column joints are very congestive and intersect each others. Because of these difficulties, the beam-column joints of the reinforced concrete structures can not be controlled easily by experienced civil engineers and it can not be suitable built with care according to the design drawings. Numerous researches have attempted to reduce workmanship faults and difficulties by simplifying the reinforcement lay-out in joints. In several investigations the use of steel fiber reinforced concrete is proposed instead of closely spaced lateral reinforcements in beam-column joints. In many of these investigations steel fiber reinforced concrete is used in certain part of the joint beside of the normal spaced lateral reinforcements instead of the closely spaced lateral reinforcements. The experimental parameters of these experimental studies have been type of loading, amount of steel fiber in concrete mix, loading method, amount of lateral and longitudinal reinforcements. The beam-column joint specimens having normally spaced lateral reinforcements at interval and the steel fiber reinforced concrete into the certainly part of the joint displayed higher capacity of shear forces and flexural moments, dissipated more energy and showed more ductile behaviour than the conventional ductile beam-column joints of plain concrete. Unfortunately, simple design models have not been yet presented at the literature about the design of the columns, beams, plate and beam-column joints used the steel fiber reinforced concrete. The reason is that interactions of the internal forces at the xviibeam-column joints of the reinforced concrete frame structures subjected to bi directional reversal cyclic loads such as earthquake are much complex and addition to this state, steel fibers in concrete mix are randomly dispersed three directions of the element. The aim of present research is to find a minimum zone where the steel fiber reinforced concrete is placed at the beam-column joints for an adequate ductile behaviour. For the purpose, all of the specimens are compared from the point of view of the capacity of carrying load and moment, energy dissipation, rigidity, cracks, damping ratio. The present research includes, eight specimens where the steel fiber reinforced concrete İn the different three parts of the beam, beam-column joint core, a 2bcoiunm part of the column and the normal spaced lateral reinforcements by disregarding the requirements related to the ductile beam-column joint of The Earthquake Code is used, produced. However, two specimens are produced by using plain concrete completely. One of them is the specimen where plain concrete and closely spaced lateral reinforcements are used as proposed by The Earthquake Code for the ductile beam-column joints for comparison purposes. Other specimen where plain concrete and closely spaced lateral reinforcements at all of the joint were used except the beam-column joint core (node) where no lateral reinforcements are present as it was in the fourth specimen. In practise it is very often the case where the beam-column joint zones are similar to the fourth specimen. All of the specimens are in full scale. The quality of concrete and reinforcement used in the test specimens was C 25 and S 520. The laboratory test results of the materials revealed that cylinder compression strength of the plain and the steel fiber reinforced concrete showed a variation in between 26 MPa to 33 MPa, and from 22 MPa to 26 MPa, respectively. However, the yield of the lateral and longitudinal reinforcement was found to be 520 MPa. The mix design for plain concrete was as follows: Cement Coarse aggregate Fine aggregate Water Normal plasticizer 340 kg 906 kg (max. 16 mm.) 349 kg. 197 kg 0.5 % ( super plasticizer at the end of two specimen is used) The steel fibers which were put into the concrete at 1% by volume of concrete (78 kg/m3) mix were 60mm-long x 0.8 mm-diameter collated hooked-end Dramix fibers which has a yield strength of 1 100 MPa. Due to the large number of the test parameters, the study is restricted to the following parameters for all of the specimen used the steel fiber reinforced concrete;. Steel fiber reinforced concrete was placed to the beam-column joint core and to the part of the column with a distance of 2b0oiumn from the beam-column connection intersection,. Steel fiber reinforced concrete was placed to three different part of the beam of a width of 2hbeam, hbeam, hbeam/2 from the beam-column connection intersection, xviii. Five specimen had only one lateral reinforcement at the centre of the beam- column joint core,. Three specimen had no lateral reinforcement at the beam-column joint core, Some experimental specimens were indicated in Figure- 1. 2bb 4- / Beam-column joint core The first specimen used plain concrete 2hb Beam-column joint core -i---* / Beam-column Ij joint core SFRC \ 2hb The third specimen used SFRC The fourth specimen used plain concrete Figure- 1: The view of some experimental specimens The sixth specimen used SFRC The exterior beam-column joint specimens were tested under the displacement controlled and the bi-directional reversals cyclic loads acting from the end of the beam. In additional to these cyclic loads, the constant axial load was applied to the column. Bi-directional reversals cyclic loads are applied at the end of the beam until the first residual displacement occur. After that stage, bi-directional reversals cyclic loads at the end of the beam are applied for three cycles at the each loading step up to the failure of the joint. The loading steps of the test specimens and loads on the specimens are showed in Figure-2. j^ Axial load I Cyclic loads Number of Cyclic Loads Figure-2: The cyclic loading path and applied loads The beam tip load versus the beam tip displacement, the moment of beam at the column face versus the rotation of the axis of beam at the column face and the flexure moment at the middle section of the beam which corresponds for plastic XIXhinge zone versus the curvature of this section are plotted for each specimen which display hysteretic loops. Furthermore, the energy dissipation capacity of each specimen are obtained by computing the area of the variation between the beam tip load and the beam tip displacement curve as the cumulative external work. This energy dissipation capacity of each specimen was given in Figure-3. 25000 20000 15000 e 10000 5000 Figure-3: The dissipation energy capacity In additional to the cumulative energy dissipation of each specimen, the energy dissipated in each cycle was evaluated and the dissipated energy versus displacement curve is plotted for all specimen separately. By using the beam tip load versus beam tip displacement hysteresis loops, the viscous damping ratios of the specimens in each cycle were computed and the viscous damping ratios of the specimens versus beam tip displacement curve are plotted separately. On the other hand, at the each loading stage, the flexure moment at the middle section of the beam which corresponds to the plastic hinge zone and the curvature of this section by measuring the elongation and shortening were calculated, and then the flexure rigidity at the this section of the beam was found in each cycle for all specimen separately. Furthermore, the flexure rigidity at the middle section of the beam plastic hinge zone versus beam tip displacement (mm) curve was obtained. The conclusions obtained by comparing the experimental tests can be stated as follows:. If steel fiber crosses through a crack by forming a bridge, between sides of the crack, width of the crack does not increase.. By using the steel fiber reinforced concrete together with one stirrup in the beam- column connection core, the formation of the X shear crack at this zone could not be prevented, however, it was ensured that X shear crack remain very fine at the advanced stage of the loading.. The behaviour of the tenth specimen where the steel fiber reinforced concrete in the part of hbeam/2 at the beam is used shows clearly that, the use of the steel fiber reinforced concrete in larger part of the beam than the part of hbeam/2 at the beam yields very positive overall behaviour.. The sixth and eighth specimen where the steel fiber reinforced concrete is used into the part of the 2bcoiumn in the column, the beam-column connection core and the part of 2hbeam of the beam displays higher capacity of shear force and flexural XXmoments, dissipate energy and more ductile behaviour than conventional ductile beam-column joints where is used plain concrete and detailed according to earthquake code. When the first specimen having the plain concrete is compared with the fourth specimen having the plain concrete, the importance of the closely placed column stirrups in the beam-column connection core is observed better for the ductile beam-column connections. In relation with the amount of the energy dissipation of the specimens by the plastic behaviour, it was observed that the specimens having the steel fiber reinforced concrete show more ductile than the specimen having the plain concrete. The super plasticizer must be used in the mix for the workability of the steel fiber reinforced concrete. It is observed at this research that the strength and behaviour of the structural elements having the steel fiber reinforced concrete improved. However, the prior researches dealing width the steel fiber reinforced concrete has used at the construction of roads, industrial floor and pavements. Depending on the results of the present investigation it is believed that the steel fiber reinforced concrete can be extensively used in the structural elements such as column, beam, plate and beam-column joint. However, these types of applications require that the simple calculation method should be evaluated instead of empirical statement. XXII <» s a, 6 CO I a I Cm O CO.c I § o 1.s e».S (U 8 & CO O fi "8.8 ill i "S- i eS.2& *Eüi Eg«g İli 3 O.S- EÇ«ı 3 0 W O S J 3. "o 4 i i W S 3 O « E § o N c 3 0 O illi İP! 0>.İ o a (0 O) «M E5 s.S Sj E E 2 (0 Q. S a O. CO o s o cm oo CO co co o o> co o o CM co 5 co co co o o m m co iri co co co co co o co d co o o Oî o> co o a> co CM o co s o co o o o> o o> co o> o S co o o iri co s co co co iri m m.«t co co co co S O) m o co co CM in CM CM co CM co s CM CM CO CM i o sp o o CM o İP O O CM O &P u o CO »p o !P (0 5,- 8 o c I co 0 c o (0 a> (0 8 (0 co CM CO tfî CD CO O