Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Mersin Üniversitesi / Tıp Fakültesi / Radyoloji Anabilim Dalı

Meme kanserinde dinamik manyetik rezonans görüntüleme bulguları ile histopatolojik prognostik faktörler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Evaluation of relationship between magnetic resonance imaging findings and histopathologic prognostic factors in breast cancer

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 508266 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Çalışmamızın amacı invaziv meme kanserlerinin dinamik manyetik rezonans görüntülemedeki (MRG) morfolojik ve kinetik özellikleri ile klasik histopatolojik ve moleküler prognostik faktörler ve moleküler alt gruplar arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Çalışmamızda, Ocak 2013-Ocak 2018 tarihleri arasında, cerrahi olarak invaziv meme kanseri tanısı alan 90 olguya ait 93 meme tümörünün MRG bulguları retrospektif değerlendirilmiş ve bulgular prognostik faktörler ile karşılaştırılmıştır. Tümörlerin dinamik meme MRG'deki karakterizasyonu 2013 "Meme Görüntüleme Raporlama ve Veri Sistemi" (Breast Imaging Reporting and Data System - BIRADS) MRG terminolojisine göre yapılmıştır. Tümörün patolojik çapı, aksiller lenf nodu ve lenfovasküler invazyon durumu ve histolojik grade klasik histopatolojik; östrojen ve progesteron reseptör durumu, cerb-B2 ve ki-67 düzeyleri ise moleküler prognostik faktörler olarak değerlendirilmiştir. Tümörler ayrıca tedavide önem arz eden dört ana moleküler alt gruba göre de sınıflandırılmış, tümörlerin histopatolojik tipleri kaydedilmiştir. İstatistiksel analizde Ki Kare ve Shapiro-Wilk testi, Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı ve One-Way ANOVA kullanılmıştır. 93 lezyonun 77'sinde kitlesel, 16'sında kitlesel olmayan kontrastlanma izlenmiştir. En sık izlenen moleküler alt grup luminal A, histopatolojik tip invaziv duktal karsinom olarak saptanmıştır. Kitlesel olmayan lezyonların kitlesel lezyonlara göre daha sık 50 mm'den büyük oldukları saptanmış, ki-67'nin kitlesel lezyonlarda sıklıkla pozitif, kitlesel olmayan lezyonlarda ise sıklıkla negatif olduğu izlenmiştir. Triple negatif tümörlerin MRG'de daha büyük boyutlarda izlendiği, HER2'den zengin tümörlerin patolojik olarak daha büyük boyutlara ulaştığı tespit edilmiştir. Multifokal lezyonların sıklıkla cerb-B2 pozitif, unifokal lezyonların ise sıklıkla cerb-B2 negatif olduğu saptanmıştır. Triple negatif tümörler en sık metaplastik karsinom olarak izlenmiş, metaplastik ve medüller karsinomların en sık triple negatif grubunda olduğu saptanmıştır. Lezyonun bazı özelliklerinin (kitlesel olup olmaması, morfolojik özellikleri) alt grup ayırımının yapılmasında güvenilir kriterler olmadığı gözlenmiştir. İnvaziv meme kanserlerinin karakterizasyonu ve sınıflandırılmasında dinamik meme MRG yararlı bilgiler sunmakta, cerrahiye ve klinisyene yol göstermektedir.

Summary:

The aim of our study is to evaluate the morphologic and kinetic features of invasive breast cancers in magnetic resonance imaging (MRI) and to relate them with classic histopathologic and molecular prognostic factors and molecular subtypes. In this study, between January 2013 and January 2018 the MRI findings of 93 surgically confirmed invasive breast cancers of 90 women were reviewed retrospectively and compared with the prognostic factors. Characterization of tumors in dynamic breast MRI was performed according to 2013 BIRADS (Breast Imaging Reporting and Data System) MRG terminology. Pathological tumor diameter, axillary lymph node status and histological grade were evaluated as classical prognostic factors and estrogen and progesterone reseptor status, cerb-B2 and ki-67 were evaluated as molecular prognostic factors. Tumors were classified into four molecular subtypes, which had importance in treatment, and their histopathological typeswere recorded. For statistical analysis, Chi-Square and Shapiro-Wilk tests, Pearson coefficient correlation moment and One-Way ANOVA were used. Of the 93 lesions, 77 were mass lesions, 16 were non-mass enhancement. The most common molecular subtype was luminal A and histopathologic type was invasive ductal carcinoma. Non-mass lesions were larger than 50 mm compared with mass lesions and ki-67 positivity is common in mass lesions, whereas negativity of ki-67 is common in non-mass lesions. It was noted that triple negative tumours had larger dimensions in MRI, whereas HER2-enriched tumors had larger pathological tumor diameters. Multifocal lesions were more frequently cerb-B2 positive, unifocal lesions were more frequently cerb-B2 negative. The most common triple negative tumor was metaplastic carcinoma. Metaplastic and medullary carcinomas were significantly associated with triple negative subtype. Imaging features, like mass or nonmass lesion or the morphological properties, are not reliable in differentiating the subgroups of breast cancer. Dynamic breast MRI provides useful information in the characterization and classification of invasive breast cancers and also in the selection of the most appropriate surgical technique and medical treatment.