Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Erciyes Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Tarih Anabilim Dalı / Yakınçağ Tarihi Bilim Dalı

Osmanlı-Rus-İran hudut boylarında yaşayan Kürt aşiretlerinin bölgesel ilişkilere etkisi (1850-1900)

The influence of Kurdish tribes living in the Ottoman-Russian-İranian borders on the regional relations (1850-1900)

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 480438 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

16. yüzyıldan itibaren Kürtler, Osmanlı-İran münasebetlerinde önemli bir rol oynamıştır. Kürtler, iki devlet arasında yıllarca süren toprak ve güç mücadelesinden kendi menfaatlerine uygun olarak istifade etmeyi çok iyi bilmişlerdir. 19. yüzyılda Kafkaslardaki hakimiyet alanını genişleten Rusya, Osmanlı ve İran devletlerine ait bazı toprakları ve burada yaşayan ahaliyi savaşlar neticesinde yönetimi altına alarak Osmanlı ve İran devletlerine komşu olmuştur. Üç asır boyunca Osmanlı ve İran münasebetlerinde diplomatik sorun teşkil eden Kürtler, bu tarihten sonra Osmanlı, Rusya ve İran münasebetlerinde ve devlet politikalarında önemli aktörlerden biri haline gelmişlerdir. 1890'larda Rusya ve İngiltere'nin destek ve kışkırtmalarıyla ortaya çıkan Ermeni sorunuyla birlikte Kürtler, Avrupa gündemine taşınmıştır. Devletlerin siyasi ve ekonomik çıkarlarının çatıştığı topraklarda meskun olmaları, onları devletlerarası ilişkilerde önemli kılmıştır. 19. yüzyılda Osmanlı, Rus ve İran devletleri arasındaki en önemli meselelerden biri Kürt aşiretlerin hudutta eşkıyalık faaliyetlerinde bulunmasıydı. Kürt aşiret eşkıyası, hemhudut devletler arasındaki meselelerden en iyi şekilde menfaatleri doğrultusunda yararlanmayı bilmişlerdir. Devletlerarasındaki ilişkiler gergin olduğunda veya savaş zamanlarında huduttaki eşkıyalık, yağma ve talan olayları artmıştır. Eşkıya aşiretlerin suç işleseler dahi kaçıp sığınabilecekleri güvenilir bir hamileri vardı. Bu hami, bazen karşı devletin yönetici ve memurları, bazen karşı devletin topraklarındaki akrabaları ve bazen de kendi aşiretleri olabiliyordu. Hudut boyunda eşkıyalığıyla nam salmış belli başlı Kürt aşiretleri vardı. Bunlar, İran topraklarında ikamet eden Celâli, Haydaranlı, Arusanlı, Şikak, Herki, Oramar, Caf, Mukri, Menkur, Sekevend ve Mameş aşiretleri; Osmanlı topraklarında ikamet eden Haydaranlı, Celâli, Şikak, Zilanlı, Caf, Hemavend ve Pişter aşiretleri ve Rusya topraklarında ikamet eden Celâli, Yezidi ve Zilanlı aşiretleriydi. Osmanlı, Rus ve İran devletleri arasında Kürt aşiretlerinden kaynaklanan bir diğer önemli mesele ise, iltica meselesiydi. Hudut boylarında ikamet eden Kürt aşiretleri, tebaası oldukları devletle menfaatleri örtüşmediğinde bazı bahaneler öne sürerek karşı devlete iltica ve dehalet talebinde bulunmaktaydılar. Hudut boylarında Kürtlerden kaynaklanan diğer sorunlar ise, yaylak-kışlak meselesi, arazilerin işgali, ihtilaflı yerler meselesi, Şii-Sünni meselesi ve isyanlardı.

Summary:

Since the 16th century, Kurds played an important role in Ottoman-Iran relations. The Kurds were well aware of the need to reap the gains of the land and power struggle among the two states which lasted for years. In the 19th century, Russia, expanded its dominance in the Caucasus, neighbored the Ottoman and Iranian states, by taking certain lands of Ottoman and Iran countries and people living there under the control. The Kurds, which have been a diplomatic problem in Ottoman and Iranian relations for three centuries, have become one of the important actors in Ottoman, Russian and Iranian relations and in government policies. In the 1890s, with the Armenian problem arising with the support and incitement of Russia and Britain, the Kurds were moved to Europe agenda.The fact that countries inhabiting on the territories where there are political and economic interests conflict has made them important in international relations. One of the most important issues among the Ottoman, Russian and Iranian states in the 19th century was that Kurdish tribes were involved in banditry activities on the border.The Kurdish tribal brigade was able to make the best gains from the isssues of border countries. When relations between countries are strained, and during times of war; cases of tyranny, rape and plunder on the border have increased. Even the bandit tribes committed crimes, they had reliable patrons to tie to when escape.These patrons are sometimes the rulers and officials of the counter-government, sometimes the relatives living that territory and sometimes their own tribes. On the border there were some Kurdish tribes, famous for their bandits. These include Jalali, Haydaranlı, Arusanlı, Şikak, Herki, Oramar, Caf, Mukri, Menkur, Sekevend and Mameş tribes residing in the Iranian lands; Haydaranlı, Jalali, Shikak, Zilanli, Caf, Hemavend and Pister tribes residing in the Ottoman lands and Jalali, Yezidi and Zilanian tribes residing on Russian lands. Another important issue stemming from Kurdish tribes among Ottoman, Russian and Iranian border states was the issue of asylum. The Kurdish tribes residing in the Ottoman-Russian-Iranian borders, were demanding asylum and deportation to the opposing state by putting forward some excuses when their interests were not corresponded by the state they live. Other problems stemming from the Kurds in the border were the issue of mountain posture and shelter place, the occupation of land, the issue of disputed places, the Shiite-Sunni issue and rebellions.