Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Bilişim Anabilim Dalı / Mimari Tasarımda Bilişim Bilim Dalı

Phenomenology of architecture: A study on architectural experience and design

Mimarlık fenomenolojisi: Mimarlık deneyimi ve tasarımı üzerine bir çalışma

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 550366 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

This study is a discussion on the experience of the architecture in order to have a critique look on today's understanding of architecture that is depending on the visuality The architecture is fast forwarding in the way of becoming an industry of visuality The building renders and photographs frequently used as a representational tool are having less and less connection with the simple daily experience of architecture that human involves all the time The representations depending on these images draw further away from the experience of architecture, while the perception of architecture is also affected in the process The visually oriented culture of today imposes an understanding that the visuals tell the main story A similar understanding is also reflecting on architecture while creating a perception of an architecture depending on the visual qualities These visuals are defining the architecture as an image to be looked at Through these images the architecture is shown starting from the first sketches of the concept design and ending with the day it is built when the first photographs are captured On the contrary, after this process, architecture continues to exist and more importantly becomes an important part of human life The perception of architecture should depend on human experience and life around More than a picture, architecture is a living element throughout human life The home one grows up, the school one attends every day, the museums one finds their history, the exhibitions, the libraries, the theatres, the offices, the stations… The cities emerging from these all are containing one and everyone's life, while this is all shaped around the architecture While the architecture is shaping the cities and the life of humans, architects are no exception The experience of architecture merging into everyday life is becoming a part of the architects, and possibly their designs on the later process Within this context, this study looks at the experience of architecture as a critique of today's visually oriented understanding The aim of the study is to observe the experience of architecture, and its possible relation to the design of architecture through this critical approach Within this aim, the qualities involved in the experience of architecture, and their possible effects on the design process will be questioned Around these questions, phenomenology becomes a significant concern Phenomenology as the study of the phenomenon through experience has been looking for similar kind of questions for many years starting from Husserl Phenomenology of architecture has been discussed later starting from the 1950s Schulz, Rasmussen, Pallasmaa, Zumthor and many others worked on this field As the first stage, the phenomenology and architectural phenomenology studies will be brought by a literature review Then as the second stage, a workshop study has been planned to observe the qualities involved in the experience of architecture and these qualities' effect on the design process Within the participation of Istanbul Technical University architecture design students, a two-stage workshop has been carried out The students experience Taşkışla architecture faculty building of Istanbul Technical University and prepared experience maps on the first stage Through the second stage, they are asked to design an architectural experience depending on their experience from the first stage They create some representational works of their design Finally, they wrote experience journals reflecting on both of these stages ...

Özetin tamamını okumak için tez.yok.gov.tr adresine gidin.

Summary:

Bu çalışma, günümüz görselliğe dayalı mimarlık algısına bir eleştiri olarak mimarlıkta deneyim üzerine bir tartışmadır Mimarlık görsel bir endüstri olma yönünde hızla ilerliyor Bir sunum aracı olarak sıkça kullanılan, bina görsellerinin ve fotoğraflarının insanların her gün karşılaştıkları ve deneyimledikleri mimarlıkla ilgisi giderek azalıyor Görsellere dayanan bu sunum tekniği gerçek mimarlık deneyiminden uzaklaşırken, aynı zamanda mimarlık algısını da etkiliyor Günümüz görsel odaklı kültürü, görünenin gerçek kabul edildiği, görünmeyenin ise yok sayıldığı bir algıyı empoze etmektedir Benzer bir eğilim de mimarlığın sunum ve algılanışında hızla ilerliyor Görsellerin temsil ettiği bu mimarlık, bakılacak bir resim algısı oluşturuyor Konsept tasarım aşamasındaki çizimlerden başlayıp, binanın inşa edildiği günde çekilen fotoğraflarına kadarki süreci sunan bu görseller, aynı binanın sonraki yaşayışına ve insanla karşılaşmasına dair bir söz söylemiyor Oysa mimari bu ilk gün çekilen fotoğraftan sonra da uzunca bir süre varolmakta, daha da önemlisi insanların hayatına dahil olmaktadır Mimarlık algısı bu deneyime ve yaşayışa dayanmalıdır Mimarlık bu bahsi geçen uzun varoluş sürecinde, insan hayatının önemli bir parçası olarak yaşamaktadır Doğup büyülen evler, her gün gidilen okullar, tarihin deneyimlendiği müzeler, sergiler, kütüphaneler, tiyatrolar, ofisler, istasyonlar… Tüm bunları içinde barındıran kentler, bireyin ve de her bir bireyin hayatını kapsarken, mimarlık etrafında şekillenmektedir Bu süreçte mimarlık kentleri ve insanların hayatlarını şekillendirirken, mimarlar da bir istisna oluşturmaz Günlük yaşamın içine dahil olan mimarlık deneyimi, mimarların ve daha sonrasında tasarlanan mimarinin de bir parçası olarak düşünülebilir Bu kapsamda, çalışma mimari deneyimi, görsel odaklı anlayışın bir kritiği olarak ele almaktadır Çalışmanın amacı bu kritik bakış açısı ile, mimarlık deneyimini ve bu deneyimin mimari tasarım süreci üzerindeki olası etkilerini gözlemleyebilmektir Bu iki ana başlık altında, mimari deneyimin hangi nitelikleri içerdiği ve eğer mimari deneyim tasarım sürecinde etkiliyse bu etkide hangi niteliklerinin rol aldığı soruları araştırılacaktır Bu kapsam ve amaç çerçevesinde, fenomenoloji büyük önem kazanmaktadır Benzer sorular fenomenoloji kapsamında süregelen çalışmalara uzun süredir konu olmuştur Fenomenlerin (görüngülerin) deneyimi üzerine kurulan fenomenoloji, bu deneyimleri anlamlandırma çalışmasıdır Temelleri Husserl tarafından atılan ancak, geçmişi bilinç felesefesi çerçevesinde Descartes'in: "Düşünüyorum öyleyse varım" fikrine kadar dayanan uzunca yıllardır tartışılan bir düşünce sistemidir Mimarlık fenomenolojisi de mimarinin bir fenomen olarak alındığı, ve mimarlık deneyiminin tartışıldığı bir alan olarak 1950'lerden itibaren karşımıza çıkmaktadır Bu alanda Schulz, Rasmussen, Pallasmaa ve Zumthor gibi pek çok isim çalışmalar üretmiştir Bu çalışma kapsamında fenomenoloji ve mimarlık fenomenolojisi üzerinde bir literatür taraması yapılacaktır Literatürdeki teroiler ve mimarlık deneyiminin bileşenleri birer birer tartışılacak ve analiz edilecektir Çalışmanın ikinci kısmındaysa mimarinin deneyimi üzerine bir deneysel çalışma planlanmıştır İstanbul Teknik Üniversitesi mimarlık öğrencilerinin gönüllülük esasına dayalı katılımında iki aşama halinde düzenlenen bu çalışmada, süregelen bu tartışmaların gerçek hayattaki mimarlık deneyimine yansımaları, varsa bu deneyimin tasarım sürecine etkileri gözlenmek istenmiştir Diğer bir deyişle bu iki aşama başta sorulan iki araştırma sorusuna paralel olarak planlanmıştır İlk aşama mimarlık deneyimine odaklanırken, ikinci aşama bu deneyimin tasarım üzerine etkilerine odaklanmıştır Öğrencilerden birinci aşamada İstanbul Teknik Üniversitesi Taşkışla binasını deneyimlemeleri istenmiştir Sonrasında deneyimlerini aktaran bir deneyim haritası oluşturmaları istenmiştir İkinci aşamadaysa, ilk aşamadaki deneyim haritalarından yola çıkarak kendilerinin mimari bir deneyim oluşturmaları istenmiştir Sonrasındaysa tasarımlarını anlatan bir çalışma hazırlamaları istenmiştir Her iki aşamada da katılımcılara çok fazla sınır konulmamış, öğrencilerin olabildiğince özgür bir şekilde çalışmaları hedeflenmiştir Bunun yanında iki hafta süren çalışma tamamlandıktan sonra, her bir katılımcı bu iki aşamayı da kapsayan bir deneyim güncesi hazırlamıştır Deneyim günceleri, katılımcılar tarafından hazırlanan tüm çalışmaların belgelenip analiz edilmesinde birinci tekil şahıs bakış açısından bakan bir yol gösterici olması adına planlanmıştır Bu çalışmanın sonuçları üzerinde değerlendirme yaparken bilimsel araştırma yöntemi olarak gömülü teori yöntemi seçilmiştir ...

For full summary, please go to tez.yok.gov.tr.