Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Akdeniz Üniversitesi / Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü / Akdeniz Ortaçağ Araştırmaları Anabilim Dalı

Selçukluların Anadolu ve Doğu Akdeniz siyaseti (1018-1243)

The Anatolian and Eastern Mediterranean politics of the Seljuks (1018-1243)

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 579778 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Türk tarihi genel olarak tek bir bölgede değil, muhtelif coğrafyalarda şekillenmiş, bu coğrafyalar ise geniş bir alanı kaplamıştır. Ancak ana vatanlarından bu kadar çeşitli ve geniş bölgelere yayılmış ve hüküm sürmüş olan Türklerin, Anadolu ve Doğu Akdeniz coğrafyasına gelmeleri ile yüzyıllar boyu sürecek bir mücadelenin başlangıcını oluşturmuştur. Zira Anadolu'da günümüze kadar süregelen yaklaşık bin yıllık bir tarihin temelleri burada atılmıştır. İslam öncesi Türk tarihinde yaşanan gelişmeler, ihtiyaçlar ve istekler, Türklerin İslamiyet'e geçişinden sonraki dönemlerinin rotasını çizmiş, sunduğu olanaklar bakımından Anadolu ise onların sürekli ilgi gösterdikleri bir coğrafya olmuştur. Büyük Selçuklular döneminde başlayan Anadolu üzerine akın hareketleri, Anadolu Selçukluları ile oldukça süratlenmiş, Moğolların etkinleşmeye başlaması ile ise doruk noktasına ulaşmıştır. Doğu Akdeniz coğrafyası Türkler için çok yabancı oldukları bir bölge olmasına rağmen, Türkmenlerin adaptasyonu süratli bir şekilde gerçekleşmiş, çevresel faktörlerden elde ettikleri bilgileri de planlı bir şekilde uygulayarak denizlerdeki tecrübesizliklerini giderebilmişlerdir. Özellikle Bizans ile temasa geçmelerinden sonra bu bilgi transferi hızla artmış, sayıları kimi zaman azalan kimi zaman da çoğalan yetenekli Türk denizciler tarihteki yerlerini almışlardır. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında mümkün olduğunca planlı bir şekilde batıdaki uç bölgelere yerleştirilen Türkmenler, Ege ve Akdeniz kıyı şehirlerine sürekli akınlar yapmak suretiyle bu bölgeleri zamanla kontrol altına almayı başarmışlardır. Ancak tüm bu gelişmeler 1243'te yaşanan Kösedağ Savaşı'na kadar sürebilmiş, sonrasında ise Anadolu'da bozulan siyasi birlik, Osmanlıların gelişine kadar tam anlamıyla sağlanamamıştır.

Summary:

Turkish history has been shaped not only in a single region but in various geographies, and these geographies covered a large area. However, it has been the beginning of a centuries-long struggle for the Turks, who have spread and spread in such a wide range of regions from their homeland, to the geography of Anatolia and the Eastern Mediterranean because the foundations of a history of about a thousand years in Anatolia have been laid here. The developments, needs and wishes experienced in the pre-Islamic Turkish history have drawn the course of the periods after the transition of the Turks to Islam, and in terms of the possibilities offered, Anatolia has been a geography in which they constantly show interest. The movements of Anatolia started in the period of the Great Seljuks, with the Anatolian Seljuks, and the peak of the Mongolians. Although the Eastern Mediterranean geography was a very foreign region for the Turks, the adaptation of the Turkmens took place in a rapid manner and they were able to eliminate their inexperience by applying the information they obtained from environmental factors in a planned manner. Especially after they came in contact with Byzantium, this information transfer increased rapidly, and sometimes the number of talented Turkish sailors, who decreased and sometimes increased, took their places in history. Turkmens, who were settled in the western regions as planned as possible in the time of the Anatolian Seljuk State, managed to control these regions by means of continuous raids to the Aegean and Mediterranean coastal cities. However, all these developments continued until the war in Kösedağ in 1243, and then the political unity that had deteriorated in Anatolia could not be fully achieved until the arrival of the Ottomans.