Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Karadeniz Teknik Üniversitesi / Tıp Fakültesi / Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı

Septorinoplasti operasyonlarında proseal LMA ve entübasyon tüpünün karşılaştırılması

Comparison of proseal LMA and endotrakeal tube in septorhinoplasty operations

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 503362 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Çalışmamız Karadeniz Teknik Üniversitesi Etik Komitesi onayı alındıktan sonra aydınlatılmış hasta onayı alınarak Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ameliyathanesinde elektif septorinoplasti cerrahisi geçirecek olan hastalarda yapıldı. Amacımız septorinoplasti ameliyatı olan hastalarda havayolu güvenliğini sağlamada Proseal Laringeal Maske (PLMA) ve Entübasyon Tüpü (ETT) kullanarak; bu iki havayolu aracının etkinlik ve güvenilirliklerini, uygulama sırasında oluşan hemodinamik farklılıklarını, postoperatif dönemde görülecek komplikasyonları karşılaştırmaktı. Prospektif, randomize ve çift kör planlanan çalışmamızda elektif septorinoplasti ameliyatı yapılacak, 18-35 yaş arası, ASA I-II düzeyinde 60 hasta rastgele 2 gruba ayrıldı; Grup 1 (n=30)'de ETT ve Grup 2 (n=30)'de PLMA kullanıldı. Hastalar ameliyathane masasına alındıktan sonra kalp atım hızı (KAH), periferik oksijen saturasyonu (SpO2), sistolik kan basıncı (SKB), diyastolik kan basıncı (DKB) ve ortalama kan basıncı (OKB) monitorizasyonu yapıldı. Preoperatif, indüksiyon sonrası 1.dakika, havayolu yerleştirildikten sonraki ilk 5 dk 1 dakika aralıklar ile ve 10.dk , ekstübasyon öncesi, ekstübasyon sonrası ilk 5 dk 1 dk aralıklar ile ve 10.dk kaydedildi. Her iki grubada standart anestezi uygulandı. Havayolu yerleştirildikten sonra mekanik ventilatöre alınarak 1.,2.,3.,4.,5.,10.dk ile ekstübasyon öncesindeki inspiryum tidal volümü (VTinsp) ve ekspiryum tidal volümü (VTeksp), hava yolu tepe basıncı (Ppeak) ve ortalama hava yolu basıncı (Pmean), ETCO2 ve sPO2 değerleri kaydedildi. Hastalar postoperatif 10 dk., 2., 8. ve 24.saatte bulantı kusma, boğaz ağrısı, ses kısıklığı ve yutma güçlüğü açısından değerlendirildi. Hastaların demografik verileri benzerdi. Hemodinamik değişiklikler açısından değerlendirildiğinde Grup 2'de KAH; indüksiyon sonrası 1.dk'da, havayolu yerleştirildikten sonraki 1.dk, 2.dk, 3.dk, 4.dk, 5.dk, 10.dk 'da ve ekstübasyon sonrası 3.dk'da Grup 1'e göre daha düşük saptandı(p<0,05). SKB; Grup 2'de havayolu yerleştirildikten sonraki 1.dk'da Grup 1'e göre daha düşük saptandı(p<0,05). DKB; Grup 2'de havayolu yerleştirildikten sonraki 2.dk ve ekstübasyon sonrası 5.dakikada Grup 1'e göre anlamlı olarak daha düşük olduğu saptandı (p<0,05). SpO2, Ppeak ve Pmean değerleri gruplar arasında benzerdi. Yerleştirme kolaylığı açısından her iki grupta sonuçlar benzer bulundu (p>0,05). Çalışmamızda hastalar boğaz ağrısı, bulantı kusma ve ses kısıklığı açısından karşılaştırıldığında gruplar arasında benzer sonuçlar olduğu görüldü. Yutma güçlüğü açısından karşılaştırıldığında ise postoperatif 10.dk ve 2.saatte ETT grubunda istatistiksel olarak daha yüksek olduğu saptandı. ETT grubunda cerrahi memnuniyet %100 çok iyi olarak değerlendirilirken PLMA grubunda; %30 hastada çok iyi, %56.7 hastada iyi, %13.3 hastada kötü olarak değerlendirilmiştir. Bu hastaların cerrahisinde sorun yaşanmamıştır. PLMA kullanımı ile daha az hemodinamik değişikliklerin olduğunu, daha az havayolu komplikasyonu görüldüğünü, havayolu kaçaklarının ventilasyonu güçleştirmediğini ve esnek ve kıvrılabilir olması sayesinde cerrahi sahada işleme engel olmadığını tespit ettik. Ancak postoperatif komplikasyonlar açısından elde ettiğimiz sonuçlar her iki grupta da benzerdi. Kısa süreli cerrahilerde cerrahi sahayada engel olmadan ve kas gevşetici kullanımına gerek kalmadan PLMA kullanımının ETT kullanımına alternatif olabileceğini düşünüyoruz.

Summary:

Our study was conducted in patients who underwent elective septorinoplasty surgery in the Plastic and Reconstructive Surgery Operation Room after the Ethics Committee Approval of Karadeniz Technical University and informed patient approvals. Our aim was to compare the efficacy and safety of these two airway approaches, hemodynamic differences during the procedure, and postoperative complications using Proseal Laryngeal Mask (PLMA) and Intubation Tube/endotracheal tube (ETT) to establish airway safety in patients with septorhinoplasty. In this prospective, randomized and double-blind study, sixty ASA I-II patients elective septorinoplasty was performed aged 18-35 years were randomly assigned to 2 groups; ETT in group 1 (n = 30) and PLMA in group 2 (n = 30) were used. After the patients were taken to the operating room table, heart rate (HR), peripheral oxygen saturation (SpO2), systolic blood pressure (SBP), diastolic blood pressure (DBP) and mean blood pressure (MBP) were monitored. Recordings were performed preoperatively on first minute after induction, one minute intervals during 5 minutes and tenth minute after airway insertion, before extubation, one minute intervals during 5 minutes and tenth minute after extubation and tenth minute. Both groups were performed standard anesthesia. After insertion of the airway, the inspiratory tidal volume (VTinsp) and expiratory tidal volume (VTexp), airway peak pressure (Ppeak) and mean airway pressure (Pmean), ETCO2 and sPO2 values prior to extubation at 1st, 2nd, 3rd, 4th, 5th and 10th minute were recorded by taking the mechanical ventilator. Patients were assessed for nausea vomiting, sore throat, voice anxiety and swallowing difficulty postoperatively at 10th minute, 2nd, 8th, and 24th hour. The demographic data of the patients were similar. When evaluated in terms of hemodynamic changes; HR in Group 2; in the first minute after induction, in the first, second, third, fourth, fifth, and tenth minute after the airway deployment, and in third minute after extubation was found to be lower than Group 1 (p <0.05). In the first minute after the airway was placed in Group 2, SBP was lower than Group 1 (p <0.05). In group 2, DBP was detected to be significantly lower than Group 1 (p <0,05) in 2nd minute after airway insertion and 5th minute after extubation. SpO2, Ppeak and Pmean values were similar among the groups. In terms of ease of airway placement, the results were similar in both groups (p> 0.05). In our study; sore throat, nausea and vomiting findings were similar between the two groups. The strength of swallowing was found as statistically higher in ETT group at postoperative 10th minute and 2nd hour. In the ETT group, surgical satisfaction was evaluated as 100% very good; in the PLMA group 30% of patients were very good, 56,7% of patients were good, and 13,3% of patients were bad. There was no problem in surgery of these patients. We found that less hemodynamic changes and less airway complications are seen, airway leaks are not made ventilation difficult, and the flexibility of airway is not prevented any process in the field of surgery with PLMA use. However, the results obtained in terms of postoperative complications were similar in both groups. We think that the use of PLMA may be an alternative to the use of ETT in short-term surgeries without preventing any surgical area and using muscle-relaxant.