Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Teknik Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Siyaset Çalışmaları Anabilim Dalı / Siyaset Çalışmaları Bilim Dalı

The critique of political hypocrisy: A conceptual analysis

Siyasal ikiyüzlülüğün eleştirisi: Bir kavram analizi

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 436992 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

This thesis aims to define the status and function of hypocrisy in the realm of democratic politics, and try to find an answer to the question; "Are there any circumstances in which political hypocrisy can be justified in a democracy?" The argument of the thesis is that the structural opposition between the ones in favour of hypocrisy and the strict anti-hypocrites is an inevitable starting point in evaluating the moral status of political hypocrisy, yet both perspectives have their problems as they are apt to be taken to extremes, and create a vicious circle of denouncing each other. However, taking democracy in the minimal sense as the self-government of the people, and transparency, accountability and trust as its essential features, it is not difficult to infer that hypocrisy, by its properties, is inmical to democratic polity. Thus any attempt to justify it appealing to reasons like the nature of politics, adversarial political competition or noble intentions are excuses, rather than justifications. In this sense, if an instance of political hypocrisy is to be accepted as benign or justifiable, it needs to be put in certain restrictions, evaluated carefully, and be able to be checked by informed citizens and other institutions; it can only be an exception, and the exception proves the rule. In order to accomplish this goal, after examples to show the importance of the issue at hand are given, firstly "hypocrisy" as an elusive concept is analyzed conceptually in order to assert its distinctive properties, in terms of descriptive and normative thinking. Secondly, as hypocrisy implies a moral category, its moral status is evaluated from the perspectives of different ethical theories to understand why hypocrisy is seen to be morally culpable and what, if anything, is inherent in it that brings the negativity it carries upon itself. Thirdly, the relationship between hypocrisy and politics as a set of actions is examined and the definition of political hypocrisy is introduced alongside with the arguments of both its advocates and opponents. Finally, an assesment of these two camps is done about their problematic aspects, and the implications of political hypocrisy on a democracy is discussed, concluding with remarks on the institutions that may serve as possible checks for political hypocrisy.

Summary:

Bu çalışma ikiyüzlülüğün demokratik siyaset alanındaki rolünü ve işlevini tanımlamayı amaçlar ve "bir demokraside siyasal ikiyüzlülüğün meşru görülebileceği durumlar var mıdır?" sorusuna bir cevap bulmaya çalışır. Tezin argümanı, ikiyüzlülük yanlıları ile katı bir şekilde buna karşı çıkanlar arasındaki yapısal zıtlaşmanın, ikiyüzlülüğün ahlaki statüsünü değerlendirmek açısından kaçınılmaz bir başlangıç noktası teşkil etmesine karşın, iki tarafın da aşırı yönlere çekilmeye ve birbirlerini tamamen reddederek bir kısır döngüye dönüşmeye yatkınlıkları nedeniyle sorunlu olduklarıdır. Ancak, demokrasiyi asgari düzeyde halkın kendi kendini yönetmesi, şeffaflık, hesap verebilirlik ve güveni onun asli özellikleri olarak ele aldığımızda, ikiyüzlülüğün tabiatı itibariyle demokratik siyasete zararlı olduğu sonucuna varmak zor değildir. Dolayısıyla, siyasetin doğası, mücadeleci siyasal yarış ya da soylu niyetlere vurgu yapmak suretiyle ikiyüzlülüğü meşru göstermeye çalışan her yaklaşım haklı sebeplerden ziyade bahaneler sunmaktadır. Bu bağlamda, eğer bir siyasal ikiyüzlülük vakası iyicil ya da meşru olarak kabul edilecekse, bunun sınırlarının net bir biçimde belirlenmesi, dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi ve bilgilendirilmiş vatandaşlar ve başka kurumlar aracılığıyla kontrol edilebilir olması gerekmektedir; çünkü bu durum yalnızca bir istisna olabilir ve istisnalar kaideyi bozmaz. Bu hedefe ulaşmak adına, öncelikle konunun öneminin gösterilmesi açısından örnekler verildikten sonra, ilk olarak tarif edilmesi zor bir kavram olan ikiyüzlülük, kendine has özelliklerinin açıklanması adına tanımlayıcı düşünüş yoluyla kavram analizine tabi tutulmuştur. İkinci olarak, ikiyüzlülük ahlaki bir değer ima ettiğinden, kavramın neden ahlaki olarak kusurlu görüldüğünü ve taşıdığı negatif anlamın kavramın kendisine içkin hangi özelliğinden kaynaklandığını anlamak adına, ahlaki statüsü farklı etik teorilerinin perspektiflerinden değerlendirilmiştir. Üçüncü olarak, ikiyüzlülük ve bir eylem türü olarak siyaset arasındaki ilişki incelenmiş ve siyasal ikiyüzlülük kavramı onu savunanların ve karşı çıkanların argümanları ile birlikte tanıtılmıştır. Son olarak, bu iki grubun argümanlarının sorunlu yönlerinin bir değerlendirmesi yapılmış, siyasal ikiyüzlülüğün demokrasi için ne ima ettiği tartışılmış ve siyasal ikiyüzlülüğü kontrol altında tutabilecek olası kurumlar hakkında yorumlarla çalışma sonlandırılmıştır.