Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Üniversitesi / Adli Tıp Enstitüsü / Sosyal Bilimler Anabilim Dalı

Törelerin etkisiyle işlenen adam öldürme suçları ve bu suçlarla ilgili Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemelerinin 1990 - 2000 yılları arasında verdikleri kararların incelenmesi

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 132587 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Töreler, insanların toplum içerisindeki davranışlarını düzenleyen, uzun yıllar boyunca kuşaktan kuşağa aktarılan ve kendilerine özgü yaptırımları olan geleneklerdir. Ülkemizin belli bir kesiminde, töresel normlarla şekillendirilmiş olan yaşam tarzı günümüzde de hala benimsenip sürdürülmektedir. Bu yaşam tarzında töreler, özellikle sosyal ve cinsel özgürlükleri başta olmak üzere, kadınların bir çok kişisel hak ve özgürlüklerine kısıtlama getirmektedir. Yeni kuşaklar, bir yandan çağdaş yaşam tarzını yakalamak için çaba gösterirken, diğer yandan da kendilerine devredilmek istenilen töresel yaşam tarzına karşıda mücadele etmek zorunda kalmaktadırlar. Bu iki yaşam tarzı arasındaki çelişkileri 'kuşaklar arası çatışma' şeklinde karşısında bulan yöre insanı, adeta bir sosyal bunalım içerisinde bulunmaktadır. Kadın, kişisel hak ve özgürlüğünü bir başkasına bağlı olmaksızın serbestçe kullanmak istediğinde, törelere karşı gelmekle suçlanmakta ve yine törelerin belirlediği yaptırımlarla cezalandırılmaktadır. Törelerin etkisiyle işlenen adam öldürme suçları da böyle bir yaptırımın sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Törelerin etkisiyle işlenen adam öldürme suçlarının mağdurunu, daha çok genç kadınlar, failini de, öldürülen bu kadının akrabaları arasındaki erkekler oluşturmaktadır. Suçun işleniş gerekçesini, "mağdurun davranışları nedeniyle ailenin çevreye rezil olduğu" anlayışı oluşturmaktadır. Törelerin etkisiyle işlenen adam öldürme suçlarının işlendiğini haber almak, haber alınsa bile, failini tespit etmek ve suçu aydınlatmak, yöre halkının 'işlenen suçu onaylama' biçimindeki anlayışı nedeniyle oldukça güçtür. Bu tür suçlarla ilgili 65yürütülen soruşturmalarda, fail aleyhine delil bulmak, özellikle de suçun işlenmesinde azmettirici sıfatı bulunan aile meclisi üyelerinin suçla bağlantılarını tespit etmek adete imkansızdır. Mahkemeler, törelerin etkisiyle işlenen suçlarla ilgili açılan davalarda, çoğunlukla sanıklar hakkında, mahkumiyetlerini gerektirecek yeterlilikte delil bulamadıklarından 'beraat' kararı vermektedirler. Mahkemeler bu suçlardan dolayı sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verse bile, bu cezayı, Türk Ceza Kanununun 51. maddesinde düzenlenen "haksız tahrik" hükümleri gereğince indirmektedir. Mahkemelerin bu şekildeki uygulamaları temyiz merciince de kabul görmekte ve uygulama istikrar kazanmış bulunmaktadır. Törelerin etkisiyle işlenen adam öldürme suçlarıyla ilgili yapılacak mücadelede, yöre halkının bilinçlendirilmesi, konuyla ilgili soruşturma yapan kamu görevlilerinin yeterli bilgi ve teçhizatla donatılması ve mahkemelerin verdikleri cezadan haksız tahrik hükümleri gereğince indirim yaparak 'sanığı ödüllendirme' biçimindeki uygulamalarından vazgeçmesi gerekmektedir. 66

Summary:

Traditions is a custom that arrange behaviour of human, transmitted down from one generation to other for a long period of history and have its own a peculiarities and sanctions. Many forms of life posses the characteristics of tradition have still been continued shaping the social behaviour of people. Individual rights and freedoms social and sexual were being restricted by traditions. New generations on the one hand have been trying to reach modern life style, on the other they felt that it was necessary to resist against the traditional life style, which they have inherited from older generations. Peoples of South Eastern Regions of Turkey have always been bear witnesses of this contradicted between old and modern life style comes out as a conflict between two generations, found their selves as being socially depressed. When a woman wanted to use her individual freedoms and rights without being dependent to others has unfortunately faces to traditions, accused of being against the values of society and they are punished in accordance with the rules determined by traditions. Commitment of crimes of slaughtering human that we have been witnessed is the result of misinterpretations of the rules of traditions. Victims of these crimes are generally young ladies and perpetrators are generally among the men who are from relatives of the victims. The reasons for commitment of crimes are made up of being disgraced of family due to the behaviour of victims, which was not concord with customs of society. Due to the interpretations and in a way of perceiving the crimes of people lives in the regions, hearing from the crimes that was committed, finding the perpetrator and 67determine the nature of crime, are necessitate very endeavouring process. In this type of crime, finding the proof against suspect and his/her ties up with the others has tribal or family propinquity that might have encouraged committing crimes were almost impossible. Court of Crime is, therefore, left no choice but taking the decisions of acquittal. Even if the court of crime gives severe sentences to perpetrators with convictions for killing others, this punishment is reduced in accordance with the Criminal Code 51th of Turk which arranges the unjust instigation. Ratifications of this type of implications by the court of appeal cause this type of implications becoming steadily stabilized. Result of the research indicates that success of the fight against aforesaid commitment of crime were depend on making the people of regions conscious of the damages of this kind of crimes to a victims family in particular and society in general. Further more, provisions of modern equipments and tools to that civil servant who questioning the incident and preventions of abating the rate of punishment shaped by criminal code of 51 which were turned into rewarding perpetreators. 68