Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Üniversitesi / Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü

Türk basınında Sadabad Paktı

Sadabad Pact in Turkish press

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 64029 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

ÖZET 2 Ekim 1935'te Türkiye, İran ve Irak ortak bir savunma anlaşması imzaladılar. Daha sonra Afganistan'ın da bu anlaşmaya katılmasıyla "Sadabad Paktı" tamamlandı. İtalya'nın 1936 yılında Habeşistan'ı işgal etmesi üzerine, Ortadoğu'da nispeten dengeli olan barış havası derinden etkilendi. Bu işgal,Türkiye ve Ortadoğu ülkeleri için büyük bir tehlike yaratıyordu. Bu ülkelerin kendi topraklanın ve özellikle petrol kaynaklarını benzeri saldırılardan korumak amacıyla yeni tedbirler alması gerekliydi. Sadabad Paktı bu yöndeki tedbirlerden biridir. Anlaşma, katılan ülkeler (Türkiye, İran,Irak ve Afganistan) arasında 8 Temmuz 1937'de imzalandı. Bu anlaşmaya göre ; taraflar aralarındaki dostluk ilişkilerini devam ettirmeyi, Milletler Cemiyeti ve Briand-Kellogg Paktı 'na bağlı kalmayı, birbirlerinin içişlerine karışmamayı, ortak sınıra uymayı ve korumayı, ortak çıkarlarını ilgilendiren konularda birbirleri ile fikir alışverişinde bulunmayı, birbirlerine karşı kuvvet kullanmamayı, birbirlerine saldırmamayı ve diğer ülkelere saldırı amacını güden herhangi bir politik teşkilata girmemeyi kabul etmişlerdir. Türkiye, "Balkan Anlaşması" ile Balkanlardan gelebilecek muhtemel riskleri azaltırken aynı zamanda "Sadabad Paktı" ile de komşularından doğu sınırlarına yapılabilecek muhtemel saldırıları önlemiştir. Bu anlaşmalar,Türkiye'nin komşuları hakkında olmuşuz düşünceler taşımadığını da göstermiştir. Bu tezin amacı, Sadabad Paktı'nın Türk basını tarafından algılanma şeklini ortaya koymaktır. Türk basınının anlaşmayı yakından takip ettiği ve yabancı basından bazı yorumları da vererek değerlendirdiği kolaylıkla görülebilir. Sadabad Paktı'ndan hemen önce ve sonra bazı değerlendirme ve tenkitlere rastlamaktayız. Milli ve uluslararası basın organlarının bu ülkelerin barışçıl çabalarına özel bir önem verdiklerini gözlemek mümkündür. Aynı zamanda Ortadoğu'ya nüfuz etmek isteyen bazı batılıülkelerin Sadabad Paktı'nı kendi açılarından ve menfaatleri için değerlendirdiğini de gömlekteyiz. Örneğin İngiltere bu anlaşmayı desteklerken Almanya İtalya ve SSCB desteklemekten kaçınmıştır. Bölgede barış ve huzur ortamı yaratmayı amaçlayan Sadabad Paktı o zaman diliminde amacına ulaşmıştır. Halen yürürlükte olmasına rağmen, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra gelişen olaylar nedeniyle unutulmuştur. Bu, başka ülkelerin etkisi olmaksızın Ortadoğu ülkelerinin kendi aralarında yaptıkları görüşmeler sonucu ulaştıkları ilk -ve belki de son- anlaşmadır.Bu pakt, bölgede bir dereceye kadar bütünlük sağlamış ve bölge ülkelerinin seslerinin güçlü ülkelerce duyulmasını temin etmiştir. Ancak paktın gücü ve savunma yeteneği sınırlıydı. Modem Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk, Türkiye'nin esas politikasının "Yurtta Barış,Dünyada Barış" olduğunu ilan etmiştir. Bu esas politika gereğince Türkiye'nin ne sadece batılı ülkelerin ne de sadece Arap ülkelerinin yanında yer almaması, barışın yanında yer alması gerekir.

Summary:

ABSTRACT Turkey, Iran and Iraq had been signed a common defense treaty in 02 October 1935. Later on Afhganistan has joined the treaty and thus "Sadabad Pact" has been completed. The relatively stable atmosphere of peace troughout the Middle East has been heavily destroyed when Italy occupied Ethiopia in 193 6. This occupation created a great feeling of danger for Turkey and Middle East countries. It was necessary to take some precautions for those countries against similar type of ambitions aiming to protect their land and especially oil resources. Sadabad Pact was one of the results of that kind of efforts.Agreement among the participant countries ( Turkey, Iran, Iraq and Afhganistan) had being signed on 08 July 1937. According to this agreement, countries have approved ; to continue friendly relations, to rely on League of Nations and Briand - Kellogg pact, to escape from intervening in each others interior matters, to respect and protect their common borders, to consult over the matter of common interests for their benefits, to prevent using any kind of force or not to attack each other and never join a political organization aiming to attack other parties. While Turkey was traying to diminish the possible risks coming from Balkans by " Balkan Act" at the same time prevented any probable attack to its eastern borders from neighboring countries by "Sadabad Pact". These pacts have also indicated the fact that Turkey didn't have any negative ambitions to her neighboring countries. The main work of this thesis is to identify the perceptions of the Sadabad Pact by Turkish press. It can clearly be seen that Turkish press had followed the agreement very closely and evaluated it by giving some comments of foreign press. There were some evaluations and criticism just before and after the Sadabad Pact. It was possible to observe that national and international press gave special importance to this peaceful effort of those countries. It is also possible to emphasize that some of the western countries which intend to influence the Middle East had evaluated the Sadabad Pact from their perspectives and benefits.For example United Kingdom supported the pact while Germany, Italy and USSR were abstaining from supporting this agreement.Sadabad Pact which aimed to create peace and presence within the Middle East, had reached its aims during the period. Although it is still valid, the pact had being forgetten by the parties due to the events developed after the Second World War. This was first agreement - and may be the last- with Middle East countries have reached an agreement after consulting each other without any influence from other countries.To some extend, the pact had created unity in the area and made their voices heard by powerful countries. But the strength and defense ability of the pact were very limited. Atatürk, the founder of the modem Turkish Republic has announced that the main policy for Turkey is " Peace at home and peace in the world". According to this main policy, Turkey must take side of neither only western nor only Arabic countries but, peace.