Tez Arşivi

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


Ankara Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Anabilim Dalı / Yönetim Bilimleri Bilim Dalı

Türkiye'de Krizler, Kanun Hükmünde Kararnameler ve Devletin Değişim-Dönüşümü

Crises in Turkey, Decree Laws and Change-Transformation of the State

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 610869 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

Kanun hükmünde kararname, bazen yetki kanununa dayanarak (olağan dönemlerde) ve bazen de anayasa gereği böyle bir yetki kanununa ihtiyaç duymaksızın (olağanüstü hallerde), yetki kanununa dayandığı durumlarda bu yetki kanununun amaç, kapsam, ilke, kullanma süresi ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağının belirtilmesi gereken, normlar hiyerarşisinde kanun düzeyinde yer alan, yasama organının ve Anayasa Mahkemesinin denetimine tâbi olan, TBMM komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle ve ivedilikle görüşülmesi gereken, Resmî Gazetede yayımlanan, en üst düzenleyici işleme verilen addır. En üst konumdaki düzenleyici işlem olan KHK mekanizması 1961 Anayasasında 1971 yılında yapılan değişiklikle Türkiye'nin yönetsel ve hukuksal hayatına dahil olmuş ve yaklaşık yarım asır sonra Nisan 2017 Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş için yapılan referandum sonucunda 2018 yılında yürürlükten kaldırılmıştır. KHK'lar yürürlükte olduğu bu yarım asırlık süre içerisinde iktidarların vazgeçilmezleri arasında yer almış yani aşağı-yukarı her iktidar döneminde kullanılmış ve Türkiye'de yaşanan büyük değişim-dönüşümlere aracılık etmişlerdir. Bu yönüyle adeta yasama erkinden yürütme erkine bir tür iktidar devrinin simgesi olmuşlardır. Ancak bu durum günümüz demokrasilerinde içten içe yükselen bir otoriter eğilimin de belirmesine neden olmuştur. Ulusal düzeyde alınacak kararları alma ve uygulanacak politikaları belirleme yetkisi yasama erkinden yürütme erkine geçmesi dolayısıyla kanun yerine KHK'lara çok sık başvurulması, yürütme erkinin aşırı derecede güçlenmesine, siyasal partilerin, milletvekillerinin, toplumun karar ve katılım süreçlerinden dışlanmasına, hukuk devleti ilkelerinden uzaklaşılmasına yani otoriter bir eğilime neden olmuştur. Bu otoriter eğilim kapitalizmin neoliberal evresi içerisinde yani 1970'lerin ikinci yarısından itibaren belirmiş ve takip eden süreçte yükselerek kurumsal bir hal almıştır. Türkiye'de ekonomik, siyasal, toplumsal tüm krizlerin yarattığı imkanlar kullanılarak, krizleri çözmek adına 1970'lerin ikinci yarısından itibaren yeni bir düzen inşa edilmiştir. Bu düzen neoliberal yönelimli bir düzendir. Bu yeni düzende ve devlet anlayışı içerisinde KHK devletin değişim ve dönüşümünde işlevselleştirilmiş önemli bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü inşa edilecek düzen her zaman olağan yolları kabul etmemekte bu nedenle istisnai bir yöntem-araç olan KHK'lara başvurulmaktadır. Bu duruma bağlı olarak yeni düzenin ortaya koyduğu devlet giderek otoriter bir eğilime sahip olmaktadır. Bu kapsamda çalışmada, Türkiye'nin yarım asırlık KHK rejiminin ortaya koyulması amaçlanmış, KHK'lar ile neoliberal politikalar ve onun inşacısı olan otoriter devletçilik arasında doğrudan bir bağ olduğu ileri sürülmüştür. Bu amaç ve iddia doğrultusunda KHK'lar, neoliberal değişim-dönüşüm süreci ile ilişkilendirilerek otoriter devletçilik kuramı üzerinden irdelenmiştir. Sonuç olarak Türkiye açısından KHK'ların, kapitalizmin neoliberal evresinde yaşanan krizler karşısında devleti neoliberal politikaların ihtiyacı doğrultusunda dönüştürmenin bir aracı haline geldiği görülmüştür.

Summary:

Decree law, which is sometimes based on the law of authority (in ordinary periods) and sometimes without the need for such a law (in state of emergencies), is the name given to the highest regulatory procedure that needs to be explained whether more than one decree shall be issued within the aim, extent, principle and use age of the law of authority in situations based on the law of authority, that exist in legal level in the hierarchy of norms, that is amenable to the supervision of the Constitutional Court, that needs to be discussed prominently and urgently at the commissions and general assembly of Grand National Assembly of Turkey and that is published in the Official Gazette. Decree law mechanism that is the highest regulatory procedure was included in the administrative and judicial life of Turkey with the changes made in the 1961 Constitution in 1971 and was abolished almost half a century later in 2018 after the referendum conducted in April 2017 for switching to Presidential system. Decree laws were indispensable for governments during this period which they were in force and pretty much used by each government and they enabled biggest changes-transformations in Turkey. They were the symbols of government periods from the legislative power to executive power with their nature. However, this caused an inwardly rise in the authoritarian tendency in current democracies. Transition of the authority to take decisions on a national level and to determine the policies to be implemented from the legislative power to executive power; thus, using Decree Laws frequently, caused the executive power to gain immense strength, to the exclusion of political parties, members of the parliament and to stray from the principles of a state of law, in other words, to have an authoritarian tendency. This authoritarian tendency first appeared in the second half of 1970 during the neoliberal period of the capitalism and became institutional in the following terms. A new order was created after the second half of 1970 in Turkey to solve crises by using the opportunities as an excuse created by economic, political and social crises. This order has a neoliberal tendency. Decree law in this new order and conception of state appears as an operationalized tool in the change and transformation of the state. Because the order to be built does not always accept the ordinary ways and therefore Decree Laws as exceptional methods-tools are needed. The state is becoming authoritarian in accordance with the new order. In this context, this study aims to reveal the half-a-century Decree Law regime and argues that there is a direct connection between Decree Laws, neoliberal policies and authoritarian states. In accordance with this aim and argument, Decree Laws are examined with the theory of statism by associating them with neoliberal change-transformation process. In conclusion, it is seen that Decree Laws became a tool to transform the state in line with the needs of the neoliberal policies against the crises happened during the neoliberal stage of the capitalism.