Tez Arşivi

Hakkımızda

Tez aramanızı kolaylaştıracak arama motoru. Yazar, danışman, başlık ve özete göre tezleri arayabilirsiniz.


İstanbul Teknik Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü / Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı / Şehir Planlama Bilim Dalı

Urban protests against neoliberal urban policies: The case of Istanbul

Neoliberal kent politikalarına karşı kentsel protestolar: İstanbul örneği

Teze Git (tez.yok.gov.tr)

Bu tezin tam metni bu sitede bulunmamaktadır. Teze erişmek için tıklayın. Eğer tez bulunamazsa, YÖK Tez Merkezi tarama bölümünde 381849 tez numarasıyla arayabilirsiniz.

Özet:

In Turkey, neoliberal policies that have been adopted since 1980 have largely transformed urban areas through market-oriented policies Both local and national policies have played significant roles in changing urban patterns, social and political structures, and class relations in urban areas by highlighting the exchange value of space These shifts have also led to the mobilisation of urban-based opposition to the enacted neoliberal urban policies The main purpose of the study at hand is to analyse historically urban-based oppositional mobilisations within the context of both socio-economic-political processes and enacted urban policies in order to present a causal relationship between social-economic-political processes and urban movements in Istanbul ...

Özetin tamamını okumak için tez.yok.gov.tr adresine gidin.

Summary:

Türkiye'de 1980'lerden itibaren benimsenen neoliberal politikalar kentlerin sermaye odaklı dönüşümünü de beraberinde getirmiştir Tezin çalışma alanını oluşturan İstanbul ise bu süreçten en fazla etkilenen kent olarak öne çıkmaktadır Gerek uluslararası gerekse de ulusal ve yerel politikalar bu süreçte kentsel dokuyu, kentin toplumsal ve politik yapısını ve kent mekânındaki sınıf ilişkilerini mekânın değişim değerini öne çıkararak dönüşmesinde önemli rol oynarken, bu durum, aynı zamanda yürütülen neoliberal kentsel politikalara karşı yerelde mücadele deneyimlerini de beraberinde getirmiştir Çalışmanın temel amacı; kentsel hareketlerin tarihsel olarak toplumsal, ekonomik, politik süreçler ve benimsenen kentsel politikalar bağlamında nedensel ilişki kurularak değerlendirilmesidir Bu amaç kapsamında çalışmanın temel sorusu kentsel mücadele deneyimlerinin farklı dönemlerdeki sosyo-ekonomik ve politik süreçler ve kentsel politikalar ile birlikte taleplerinin, örgütsel yapılarının ve repertuarlarının nasıl değiştiğini ortaya koymaktır Türkiye'de neoliberal politikalar açısında önemli bir başlangıç niteliği taşıyan 1980 yılı, çalışmanın da önemli bir kırılma noktasını oluşturmaktadır Kentsel politikaların ve kentsel mücadelelerin neoliberal dönem öncesi ve sonrası süreç içerisinde nasıl dönüştüğünü izleyebilmek amacıyla, çalışma 1950'lerden itibaren bir tarihsel dönemlemeyi izlemektedir Toplumsal, ekonomik ve politik süreçleri, kent politikalarını, yasal araçları, politikacılar ve medya tarafından özellikle gecekondu alanları için geliştirilen söylemleri ve tüm bunların kent mekânı üzerindeki etkilerini, kentsel alanda ortaya çıkan muhalif hareketler ile birlikte değerlendirebilmek amacıyla, 1950-2010 yılları arasında yazılı basın, parti programları, seçim vaatleri vb yararlanarak niteliksel bir analiz yürütülmüştür Bu analiz ile neoliberal dönemde kentsel hareketlerin özellikle 1990'lardan itibaren artış gösterdiği görülmüştür Bu nedenle çalışmanın son bölümünde 1990-2010 arası dönem için iki farklı günlük gazete veri analizi yöntemiyle sistematik olarak taranmış ve 21 yılı kapsayan bu süreç için ayrıca niceliksel bir analiz yürütülmüştür Çalışmanın 1950-1980 yıllarını kapsayan ilk döneminde kentsel muhalefet deneyimlerinin kendi içerisinde de üç farklı şekilde ayrışma gösterdiği gözlemlenmiştir Köyden kente göçün ilk yoğunlaştığı dönemi oluşturan 1950'lerde göç karşısında dönemin politikalarının yetersizliği, göç edenlerin kentlerde kendi imkanlarıyla yerleşmelerini de beraberinde getirmiş ve bu durum günümüze kadar hem yaşayanlar hem de kentler açısından süreklilik içermeyen politikalar, dışlayıcı söylem ve uygulamalarla birlikte, gecekondu yerleşimlerini gerek hükümetler gerekse de yerel yönetimler açısından dönemin koşullarına uygun olarak bazen oy bazen rant sağlama aracı haline getirmiştir Yine bu dönemde kentin dönüşümü ise dönemin sosyo-ekonomik ve politik yapısına uygun olarak kendini en çok büyük bulvarların açılması ve otomobil temelli ulaşım stratejilerinin geliştirilmesi şeklinde göstermektedir Bu dönemde gerek gecekondu yerleşimleri gerekse de tarihi dokuyu parçalayarak projelendirilen büyük bulvarlar birkaç gazete makalesi ve küçük ölçekli protestolar dışında kentsel muhalefet gündemi oluşturmamıştır Planlı dönem olarak literatürde yer bulan 1960'lar ise gecekondu sakinlerinin kentte kalıcılıklarını sağladıkları ve buna bağlı olarak özellikle mahalle güzelleştirme dernekleri altında örgütlendikleri ve kentsel hizmetlere yönelik taleplerini dile getirmeye başladıkları ilk dönem olarak karşımıza çıkmaktadır 1970'lere gelindiğinde ise; artan işçi sınıfı hareketleri, işçi sınıfının konut alanı olan gecekondu alanlarında, çalışma açısından özel bir önemi olan, ilk politik kentsel hareketlerin doğmasına neden olmuştur 1970'lerde işçi sınıfının mücadeleleri sonucu elde ettiği siyasal kazanımlar ile birlikte sosyalist solun bu dönemde gecekondu mahallelerinde örgütlü bir şekilde planlama ve konutların dağıtımındaki rolü ve yıkıcı devlet politikalarına karşı mücadeleleri bu mahalleleri konut hakkı mücadelelerinde önemli bir yere taşımaktadır 1970'lerin siyasal kazanımları 1980 askeri darbesiyle birlikte çözülürken, darbenin ardında bıraktığı miras sadece toplumsal hareketleri baskılamak olmamış, aynı zamanda ekonomik yapıda neoliberal yapılanmayı 24 Ocak kararlarını hayata geçirerek getirmiştir 1970'lerde gelişmiş kapitalist ülkelerde küresel kriz ortamında terk edilen ithal ikame modelin yerini alan neoliberal politikaların, Türkiye'de 1980'lerden itibaren hakim politika olarak ortaya çıktığı gözlenmektedir Neoliberal politikalar aynı zamanda kent mekânının da büyük bir dönüşüm içerisine girmesini beraberinde getirmiştir Bu yeni birikim modelinin, yapılı çevrenin dönüşümünü ve yeniden şekillenmesini getirdiği kadar, kentlerin toplumsal, siyasal yapısında ve sınıf ilişkilerinde de büyük değişimler getirdiği gözlenmektedir 1980 darbesiyle birlikte gücünü kaybeden siyasal hareketlerin de zayıflığında bu dönemde neoliberal politikalar büyük bir direnişle karşılaşmadan hızlı bir şekilde yürütülebilmiştir Neoliberal politikaların kent mekanında yapılanması özellikle yarışan kentler ve küresel kent kavramlarıyla şekillenmektedir Sermayenin kent mekanında hegemonyası bu söylemlerle meşrulaştırılırken bu dönemde yatırımların ise sanayi yerine, ulaşım, altyapı gibi kentsel hizmetlere ve inşaat sektörüne kaydığı gözlemlenmektedir Birçok kentte olduğu gibi İstanbul'da da bu politikalar sanayinin desantralizasyonu ve hizmet sektörünün payının kent içerisinde artmasıyla yer edinmiştir Bu dönemin diğer bir öznelliğini ise birbiri ardına yasallaşan imar afları oluşturmaktadır Gecekondu alanlarına yönelik bu politikalar, bu alanlar ile bir tür patronaj ilişkisi kurulmasına ve gecekonduların apartmanlaşmasına neden olmuştur Aynı zamanda bunlara bağlı olarak imar aflarının bir diğer sonucu, ilk dönemlerde kullanım değeri ile öne çıkan gecekondunun anlamını değiştirerek yerini yaşayanları mülkiyet ilişkileri içerisine çeken değişim değerine bırakması olmuştur Ancak, özellikle belirtmek gerekir ki, bu ilişkiler tüm gecekondu alanları için aynı şekilde geçerli olmamıştır Kurulan bu patronaj ilişkileri gecekondu alanlarında kendi içerisinde de bir ayrışmayı meydana getirmiştir Özellikle 1990'larda Doğu ve Güneydoğu'da yaşanan köy boşaltmalarıyla zorunlu göç içerisinde yer alan gruplar bu sürecin en dezavantajlı kesimini oluşturmuştur 1980'lerin toplumsal ve siyasal atmosferi içerisinde kentsel muhalif hareketleri de oldukça sınırlı olarak ve genellikle profesyoneller, eğitimli küçük burjuva veya yeni yeni gündeme gelen STK'lar ile medya, basın açıklamaları, hukuki süreçler veya küçük çaplı protestolar ile ortaya çıkmıştır 1970'lerden farklı olarak bu muhalefet deneyimlerinin politik bir söylemden özellikle kaçınmaları ise dönemin toplumsal ve siyasal yapısına uygun olarak şekillenmiştir 1990'larda ise, özellikle vurgu yapılan söylemlerin 'yönetişim', 'yerelleşme', 'globalleşme' olarak karşımıza çıktığı görülmektedir Yönetişim söylemlerine paralel olarak, özellikle 1996'da İstanbul'da gerçekleşen Habitat II Konferansı'ndan sonra STK'ların güç kazandığı gözlemlenmektedir STK'ların politik alandan uzak yapısı bu dönemde birçok insanın kentsel konular ile ilgili bir araya gelmesinde özellikle önemli bir rol oynamıştır Dönemin gazetelerinde konferansın önemi vurgulanırken konferans ardından oluşan derneklerin, inisiyatiflerin yine o dönemin kent üzerine yayın yapan dergilerinde oldukça yer bulduğu gözlenmiştir Bu dönemdeki birçok derneğin ve inisiyatifin özellikle 'mahallelik', 'İstanbulluluk' bilinci üzerine vurgu yaptığı ve mahallelerini ve şehri korumayı amaçladıkları görülmektedir Genellikle orta sınıflar tarafından oluşturulan bu dernekler ve inisiyatifler, 3 Köprü veya Gökkafes gibi kentin tamamını ilgilendiren konularda muhalif hareketleri organize etmeleriyle birlikte, kimi durumlarda 'kendi' mahallelerini koruma amaçlarının eşitlikçi ve ilerici sonuçlar doğurmadığı ve mahallenin soylulaşmasıyla sonuçlandığı görülmektedir Gecekondu alanlarına yönelik özellikle orta sınıf ve profesyonellerin dışlayıcı ve elitist tutumları ise bu dönemde dikkat çekicidir 1990'ların istikrarsız koalisyon ve azınlık hükümetleri, 2002'de AKP'nin yüksek bir oy oranı ile seçilmesiyle son bulmuştur Hükümete geldiğinde 1998'de başlayan ikinci yapısal reformlar ve 2001 ekonomik krizi ardından imzalanan 18 stand-by anlaşması AKP'nin 'güçlü hükümet' vurgusu ile birlikte, 1990'lardaki ekonomik durgunluk ve istikrarsız politik yapı ile nispeten yavaşlayan neoliberal politikaları hızlı bir şekilde hayata geçirmiştir AKP döneminde güçlenen neoliberal politikalar, özellikle kentsel alanda bugüne kadarki en büyük dönüşümü de beraberinde getirmiştir Kentsel dönüşüm projeleri AKP döneminde neoliberal politikaların en önemli aracı haline gelirken işsizlik, uyuşturucu veya afet riski gibi tüm toplumsal, mekânsal ve ekonomik problemlerin çözümü olarak sunulmuştur Projelerin ilk olarak hedeflediği alanların ise gecekondu alanları ve kent merkezindeki eski tarihsel alanlar gibi düşük gelirli grupların yaşadığı rantı yüksek olan bölgeler olduğu görülmektedir Bu politikalara uygun olarak güçlendirilen yasal araçlar ile neredeyse tüm kentsel alanın dönüşüm alanı olarak ilan edilebilmesine olanak verilmesiyle birlikte, dönemin gecekondu temsilleri ise benimsenen politikalara uygun olarak daha dışlayıcı bir şekilde kurulmuştur 2000'lerdeki neoliberal politikaların kentsel alana taarruzu aynı zamanda farklı toplumsal ve politik grupların kentsel muhalefette yer almalarına da neden olmuştur ...

For full summary, please go to tez.yok.gov.tr.